(On iki yaşından küçük çocukların Kur'an öğrenmelerinin yasaklanması üzerine...)
Bırakın şimdi bu yasak için bağırıp çağırmayı... Bırakın dövünüp sızlanmayı!.. Ağlamayı bırakın!..
Bırakın yasağı tartışmayı!...
Allah aşkına, bugüne dek-yasak değilken- ne öğrettiniz çocuklarınıza Kur'an'dan?..
Çocuklar bir yana, siz ne öğrendiniz bu yaşa dek?..
Yoklayın bir gönlünüzü, dimağınızı, kalbinizi, kafanızı; Allah'ın kitabı, bildiklerinizin, kültürünüzün yüzde kaçını teşkil ediyor?..
Bakınız bir fiil ve davranışlarınıza; hayatınıza; Kur'an'ı ne kadar yansıtıyorsunuz?..
Yaratan mı daha çok söz sahibi sizin hayatınızda, yaratılanlar mı?.. İnanç ve düşünce yapınızı Kur'an mı belirliyor, başkaları mı?...
Her gün eşiniz ve çocuklarınızla zamanmızm kaç saatini Kur'an öğrenmeye ayırıyorsunuz?.. Hiç olmazsa evinizi, kimsenin müdahale edemediği evinizi bir Kur'an şehri haline getirebildiniz mi?..
Kur'an'ı tamamen yasaklasalar ne fark eder ki!.. Çünkü siz zaten yasaklamışsınız Onu hayatınızda...
Kur'an'ı, mevlitlerde, ölülerde, "kandil gece!erinde"(?) anlaşılmadan okunmak için, Ramazanlarda hatimler İndirilmek için hatırlıyorsunuz sadece... İnsanlığın hayat anayasası olan Kutlu Kitabını bunun için mi gönderdi Rabb'İmiz?..
"Din" diye bildiğiniz çoğu şeylerin, Allah'ın vahyine ters düşen bidat ve hurafeler olduğunun farkında bile değil çoğunuz...
Asıl siz Onu yasakladınız... Her şeye açtınız kapınızı, ama Kur'an'a kapadınız... Medyumlara, meczuplara, falcılara, sahte hocalara, uydurma menkıbelere müracaat ettiğiniz kadar Kitabınıza müracaat etmediniz...
Nicedir uzaklaştırdınız vahyi hayatınızdan...
Kur'an'la barışık, Kur'an'a dost, hayatını Kur'an'a programlamış kaç Müslüman bulabiliriz dersiniz?...
Size bir şey söyleyeyim mi?.. Eğer siz Kur'an sevdalısı, gerçek Müslümanlar olsaydınız, Kur'an'ı, hayatınızın rehberi bilseydiniz; kimse ayıramazdı sizi Ondan... Hiçbir engel döndüremezdi yolunuzdan...
Ne eder eder, evinizi birer mektep yapar; yine Kur'an'ın bildirdiklerini öğrenir ve öğretirdiniz... (Hani yakın tarihimizde de yasak konduğu için samanlıklarda Kur'an Öğretilmedi mi!..)
Siz isterseniz, baskıcı, ayırımcı, kanunsuz, hukuksuz yasakları da kaldırırsınız... Halkın isteyip de, (Allah'ın izniyle) yapamadığı hiçbir şey yoktur... Yeter ki, lakayt olmayasınız... Haklı davanızda, hakkınızı -meşru bir şekilde- aramayı kendinize dert edinesiniz... Sevda derecesinde sevesiniz Kitabınızı... Aşk, engel tanımaz!
İşe yaramaz, müzelik bir eşya gibi baktınız Kitabınıza... Kur'an'a değil; Mushaf'a saygı duydunuz... Unuttunuz Kur'an'ı... Mushaf'ı, Kur'an sandınız... Kur'an'ı unutup Mushaf'ı kutsallaştfrdınız...
İlgisiz kaldınız Kur'an'a!.. Onu, ruhunuza, kalbinize, kafanıza yazmadınız... Yürekten okumadınız... Kur'an ile ahlaklanmadı-nız... Yaşayan bir Kur'an olamadınız... Teslim (Müslüman) olduğunuzu söylediniz Allah'a, fakat başka şeylere bağlandınız...
Sahip çıkmadığınız İçin alınıyor Kur'an elinizden...
Siz, Kitabınızı terk ettiğiniz için, o da sizi terk ediyor... Ayrılıyor sizden; boynu bükük, küskün ve kırgın olarak...
On İki yaş sınırlaması bir uyarı; belki bir ceza Yaratıcıdan... Bu lâkaytsızhğınız devam ederse... Kur'an öğrenmek bir gün bütün Müslümanlara yasaklanırsa; sakın şaşmayın!...
Fazla önemsemediniz bu yasağı!.. Evinizin bir camı kırılsaydı, televizyonunuz bozulsaydı; daha çok önemserdiniz belki... Okuyacağınız gazete yırtılsaydı, daha çok üzülürdünüz...
Kur'an derslerinin okutulduğu İmam - Hatip okullarının, ilahiyatların tedricen kapatılma trajedisi sahnelenirken de seyrettiniz sadece, hukuki yollardan önemli bir tepki göstermediniz. Üzülmediniz de...
Göbeğini açarak okula giden kızlar, mezun olurken, resmi kurum ve kuruluşlarda bazı bayanlar, göğsünü, bacaklarını açarak çalışırken; Kur'an'ın emrini tutup başlarını örten kızlarımızın boyunlarını büküp gözyaşlarıyla eve dönüşlerine de aldırmadı birçoğunuz... Zavallı çocukları yalnız bıraktınız... Televizyon karşısında çaylarınızı içip kahkahalar attınız... magazin seyrettiniz...
Çalınan alın terleri, satılan namuslar... İnanç ve düşünceye vurulan kelepçeler, Masumların feryatları... yeryüzünün barut kokuları, kan kokulan... ilgilendirmiyor sizi... Sızlatmıyor vicdanınızı... Yine de ilgilenmeyin siz. Bozmayın keyfinizi... Boş verin... Boş verin benim söylediklerime... Aldırmayın... Konuşuyorum işte...
Bakmayın bana...
Keyfinize bakın!.. Üzmeyin kendinizi... Düşünmeyin; okulların, kursların, camilerin kapanışını...
Saz çalmasını öğretin çocuklarınıza... Şarkı, türkü söylesinler... "Ruhun gıdası müzik" değil mi?.. Gıdasız kalmasın ruhları. Pop müziği dinlesinler... Coşsunlar... Tepinsİnler... Umursamasınlar, kafalarına takmasınlar hiçbir şeyi...
Atari salonlarına koşsunlar...
Bale öğrensinler... Dans öğrensinler... Halay çeksinler...
Kızlı - erkekli partiler düzenleyip içip eğlensinler...
Magazin okusunlar, seyretsinler... Kimin, kimi aldattığını, kimle seviştiğini izlesinler...
Zamanlan olursa at yarışlarıyla ilgilensinler... Toto, loto oyna-sınlar...
Bunlar çok daha önemli!..
Ne işiniz var Kur'an'la!.. Öğrenip de ne yapacaksınız!.. Onu öpün, ya kitaplığa hapsedin, ya duvara asm... İlgilenmeyin... Hem fişlenebilirsiniz de... "İrticacı" damgasını yer, aforoz edilebilirsiniz... Ağrıtmayın başınızı... Kendinize acımıyorsanız, çoluk - çocuğunuza acıyın...
Ha, isterseniz; kiliseye, havraya da götürün çocukları... Görsünler... Tanısınlar... Alışsınlar... Küçük yaşta alışsınlar...
İncil, Tevrat Öğretin... Bilsinler... Bunlara yasak da yok... Yasak Kur'an'a...
Bakın ara-sıra da medyumlara, meczuplara, kendilerini Peygamberlerin varisi sanan, insanları Kur'an'dan uzak tutup menkıbelerle oyalayan sahte hocalara gitsinler... Fal baktırsınlar... Sihir, muska yaptırsınlar... Nazarlık taksınlar...
Dilek ve istekleri için yatırlara, türbelere, kabirlere koşsunlar... İyisi mi siz, hiç tanıştırmayın çocuklarınızı Allah'la, Kur'an'la, peygamberle... Rahatınızı düşünüyorsanız, dinleyin beni!... Devam edin böyle...
Cami ve Kur'an kurslarının kapılarında: "Bu Yere 12 Yaşından Küçük Çocuklar Giremez!" yazısını görürseniz; gülün, geçin... Hani bazı, kumarhane, meyhane, pavyon vs. kapılarında da yazıyor ya... Kur'an, onlardan daha da tehlikeli...
Kur'an'ın tamamen yasaklandığını, camilerin İse samanlık ve hapishane yapıldıklarını görürseniz yine aldırmayın... (Bunlar olmadı mı sanki... Tarih, tekerrür etmez sanmayın!)
Ne ki, siz düşünmeyin bunları... Hiçbir şey düşünmeyin! Düşünmek suç! inanmak suç! En büyük suç!.. Her suç affedilebilir... Ama inanç ve düşünce sevdalılarına af yok!..
İnancınızı, aklınızı, fikrinizi "bİF çürük diş" gibi çekin, atın!.. Kurtulun... "Büyüklerimiz düşünür" deyin... "Boynumuz kıfdan incedir" deyin... "Gelen ağam, giden paşam", "Biz, emir kuluyuz" deyin... Allah'ın kuluyuz, demek baş ağrıtır...
Ahlaka uygundur, değildir demeyin; televizyon seyredin... Dine ve toplumun örfüne uygunluğunu önemsemeden; modayı, artistleri, şarkıcıları... medyanın meşhur ettiklerini tanıyın; iyi tanıyın!... Onlar gibi inanın, onlar gibi düşünün... Onlar gibi yaşayın... Onları örnek alın!.. Bırakın Peygamberi, sahabeyi, salİhleri, alimleri...
Keyfinizi ve rahatınızı düşünüyorsanız; tutun sözümü... Karışmayın bir şeye! Dünya yıkılsa karışmayın!... Siz ekmeğinizi düşünün sadece!...
Allah Teaia: "(Ey Muhammed, bu Kur'an,) insanları uyarman için ve inananlara da bir öğüt olmak üzere sana indirilen bir kitaptır"' buyuruyormuş...[227]
"Bu Kur'an, (Allah'tan) insanlara uyarılmaları için, onun tek bir ilah olduğunu bilmeleri için ve akıl sahiplerinin ibret almaları için bir tebliğdir" [228] buyuru yormuş...
"Onlar, Kur'an'ı hiç düşünmüyorlar mı?.."[229] diyormuş...
Varsın desin... Düşünmeyin Kur'an'ı!.. Siz kendinizi düşünün! Rahatınızı düşünün... Kur'an'ı dinlemeyin! Nefsinizin sesine kulak verin... Tağutlara itaat edin... Ve böyle devam edin... Kaçmasını istemiyorsanız rahatınızın...
Sakın bu sözlerimi "tariz" sanatı kullanarak; Dininize, Kitabınıza sahip çıkın anlamında söylediğimi sanmayın... Öyle söyleseydim; bu hakkınızı, meşru ve hukuki yollardan aramanızı da söylerdim...
Böyle devam edin diyorum bu lâkaytlığınıza... Devam edin böyle... Kaçırmayın ke>finizi...
Ancak unutmayın!.. Saltanatınız ebedi olmayacak!.. Dünya çok kıssa... Siz de bir gün öleceksiniz... Ve hesaba çekileceksiniz Kitabınızdan...
Unutmayın!...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder