namaz

namaz

17 Ağustos 2009 Pazartesi

şimdiki çocuklar

Yeni neslin gitgide nasıl da bozulduğunu tespit edebilmek ve gerekli önlemleri alabilmek için eski ve yeni çocukları genel itibari ile kıyaslayalım.

Eskiden “Anne rüyamda Efendimiz’i (a.s.) gördüm, öyle güzeldi ki” diyerek uyanan nur yüzlü yavrularımız varmış. Şimdiki çocuklar ise rüyasında Noel Baba’yı görüyorlar.

Eskiden eshab-ı kiramın kahramanlıklarını dinleyerek yetişen çocuklar, İslâm kahramanlarına hayran olup onlar gibi olmak isterlermiş. Şimdiki çocuklar ise birer Deli Yürek, Polat Alemdar veya Miroğlu olma sevdasındalar.

Eskiden anneler çocuklarını salâvatlar getirerek uyuturlarmış. Şimdiki çocuklar ise genellikle televizyon karşısında uyuyorlar. Eskiden çocuklar masal ve hikâye dinlerlermiş. Şimdiki çocuklar ise sihirli cadı gibi dizileri seyrediyorlar.

Eskiden çocuklar Efendimize yazılmış naatler, kasideler ezberlerlermiş. Şimdiki çocuklar ise “şapur şupur beni ye” tarzı şarkıları ezberliyorlar.

Eskiden çocuklar odalarının duvarlarına besmele yazılı levhalar veya dini motiflerle süslü resimler asarlarmış. Şimdiki çocuklar ise topçu ve popçuların resimlerini asıyorlar.

Eskiden çocuklar parklara, bahçelere, yeşillik mesire yerlerine gezmeye giderlermiş. Şimdiki çocuklar ise internet kafelere ve bilardo salonlarına gidiyorlar.

Eskiden çocuklar evcilik oynarlarmış. Şimdiki çocuklar ise bilgisayar oyunları oynuyorlar.

Eskiden çocuklar süt ve ayran içerlermiş. Şimdiki çocuklar ise kola ve diğer asitli içecekleri tercih ediyorlar.

Eskiden gizlice sigara içen çocuklar çok büyük bir suç işlediklerini düşünürlermiş. Şimdiki çocuklar ise uyuşturucu maddeler kullanabiliyorlar.

Eskiden çocukların en büyük suçları bardak, tabak veya ev eşyalarından birini kırmakmış. Şimdiki çocuklar ise hırsızlıktan kapkaça kadar her türlü suça alet olabiliyorlar.

Eskiden çocukların en büyük yalanları; bir tabak kırdıklarında “ben kırmadım” demekmiş. Şimdiki çocuklar ise en büyük suçları işleyip herkesi kandırabiliyorlar.

Eskiden çocuklar yalan söyleyince; yüzlerindeki kızarmadan belli olurmuş. Şimdiki çocuklar ise büyümüşte küçülmüş birer tiyatrocu gibiler.

Eskiden çocuklar konuşmayı öğrendiği gibi susmayı da bilirlermiş. Şimdiki çocuklar ise anne babalarıyla laf yarışına giriyorlar.

Eskiden çocuklar anne babalarına “üf” bile demezlermiş, Şimdiki çocuklar ise anne babalarına bağırıp çağırıyorlar.

Eskiden çocuklar dede veya ninesinin kendisine verdiği leblebileri ve kuru üzümleri küçük kardeşleriyle paylaşmaktan zevk duyarlarmış. Şimdiki çocuklar ise cips ve krakerlerini kimse göremesin diye kapı arkasına saklanarak çar çabuk yiyorlar.

Eskiden çocuklar çarşıya çıktıklarında “anne babamızın parası bitmesin” diyerek hiçbir şey istemezlermiş. Şimdiki çocuklar ise her gördüklerini istiyorlar.

Eskiden çocuklar otobüslerde büyüklere yer verirlermiş. Şimdiki çocuklar ise yaşlıları görmezden gelerek camdan dışarıyı seyrediyor veya uyuma numarası yapıyorlar.

Eskiden çocuklar birisi bir şey verdiği zaman almaktan çekinirlermiş. Şimdiki çocuklar ise “akıl verme bana para ver” diyebilecek kadar ukala davranabiliyorlar.

Eskiden dede ve nine çocukların yetişmesinde büyük rol oynarmış. Şimdiki çocuklar ise kırk yılın başı misafir gelen dede ve ninesiyle odasını bile paylaşmak istemiyorlar.

Eskiden çocuklara sofradayken tabaklarını sünnetlemeleri öğretilirmiş. Şimdiki çocuklar ise sandviçlerini yatakta veya televizyon karşısında yiyorlar.

Eskiden çocuklar akşam ezanı okunmadan eve gelirlermiş. Şimdiki çocuklar ise gece yarısında eve geliyorlar.

Eskiden çocuklar mahalledeki çiçekleri kopartmazlarmış. Şimdi ki çocuklar ise mahallenin başı boş kedi ve köpeklerinin kuyruklarını bile kesebiliyorlar. (Bizzat duydum)

Eskiden anne babalar da farklıymış…

Eskiden anne babalar çocuklarına “aman evladım imanlı olun, dünya imtihanınızı kazanın” derlermiş. Şimdi ise çocuklarını yarış atı gibi koşturan anne babalar “OKS’yi kazanamazsan sana bu yıl tatil matil yok” diyerek çocuklarını tehdit ediyorlar.

Eskiden anneler çocuklarını dışarı gönderirken “kimseyle dövüşme” diye tembihlerlermiş. Şimdikiler ise çocuklarını döven çocuğu kendi elleriyle döverek mahalle kavgalarını tutuşturuyorlar.

Eskiden anne baba çocuklarına Hz Ali’nin “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” vecizesini öğretir ve öğretmenlerine saygıda kusur etmemeleri gerektiğini öğütlerlermiş. Şimdiki çocuklar ise öğretmenlerine karşı her türlü saygısızlığı yapabiliyorlar. ( A.Başar )

0 yorum:

Yorum Gönder

Peygamber Efendimize Göre Gençler

yardım