<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492</id><updated>2011-07-07T20:28:09.578-07:00</updated><category term='HAYATIMIZIN AMACI SADECE DAHA İYİ YAŞAMAK MIDIR?'/><category term='bela'/><category term='giyinme'/><category term='namaz'/><category term='söz'/><category term='değişim'/><category term='haya'/><category term='gençlik'/><category term='stres'/><category term='yaz'/><category term='özlü sözler'/><category term='zevk'/><category term='Stres ve Tevbe'/><category term='tesettür'/><category term='evrim'/><category term='toplum'/><category term='Haşim Akten'/><category term='delikanlı'/><category term='Modern'/><category term='mekanizma'/><category term='mutluluk'/><category term='Doğru söyledim hayat'/><category term='üreme'/><category term='çocuklar'/><category term='Çağdaş'/><category term='hayat'/><category term='genc talebe'/><category term='KUR&apos;AN'/><category term='dirilmek'/><category term='ahlak'/><category term='kardeşlik'/><category term='ara geçiş formları'/><category term='ramazan'/><category term='boş'/><category term='Tesettür farzdır'/><category term='özür diliyorum senden...'/><category term='mutsuzluk'/><category term='Günümüz Müslüman Gencinin Psikolojisi'/><category term='ara geçiş formu'/><category term='haram'/><category term='Ahzab33'/><category term='antibiyotik'/><category term='aşk'/><category term='direnc'/><category term='canlılar'/><category term='Ağla Nefsim Ağla'/><category term='gül'/><category term='şeker'/><category term='öyle bir uykuya daldıkki'/><category term='insanlar'/><category term='mevsim'/><category term='Bakış Açısı'/><category term='GENÇLİK ELDEN GİTMEDEN'/><category term='moral'/><category term='cennet'/><category term='Gönül Huzuru'/><category term='mutasyon'/><category term='fosil'/><category term='Serkan Şahin (ilahi ezgi)'/><category term='dna'/><category term='bakteri'/><category term='türler'/><category term='protein'/><category term='Nur31'/><category term='boykot'/><category term='Dinle Beni Yüreğim ...'/><category term='NEREYE GİDİYORUZ...'/><category term='Delikanlı Nasıl Olunur?'/><category term='ölüm'/><category term='Kadir gecesi'/><category term='başörtü'/><category term='bu zamanın gençleri'/><category term='doğal seleksiyon'/><category term='tevbe'/><category term='Uçurumun Kenarında'/><title type='text'>GenC YakLaSiM</title><subtitle type='html'>Ey kardeş! Sen ancak bir düşünceden ibaretsin. Ondan başka neyin varsa kemiktir, kıldır. Eğer düşüncen, manevi varlığın gül ise, sen de gül bahçesisin; diken ise külhana atılacak odun gibisin.
- Hz. Mevlana</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>52</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-8331256094768160864</id><published>2009-09-16T04:30:00.000-07:00</published><updated>2009-09-16T15:50:16.979-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Günümüz Müslüman Gencinin Psikolojisi'/><title type='text'>Günümüz Müslüman Gencinin Psikolojisi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Günümüzde genç olmak, özellikle de Müslüman bir genç olmak  çok zor. Neden mi? İslam’ın ders verdiği öğreti ile dışarıdaki dünya birbirinden  oldukça farklı. İslam, Müslüman gence iffetli olmasını, gözünü haramdan ve  günahtan korumasını, eline, diline ve beline sahip olmasını salık verirken tam  bir günah kazanı olan dış dünya, gençleri İslam öğretisinin tam aksini yapmaya  davet ediyor. Kısacası gençler bir ikilem arasında kalıyor; bir yanda İslamın  öğretileri öte yanda modern dünyanın yaşam biçimi.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Bir ikilem  arasında kalan günümüz Müslüman genci, ateşin içine atılan Hz. İbrahim’ı,  Firavun’un sarayında yetişen Hz. Musa’yı, Züleyha’nın karşısındaki güzeller  güzeli Hz. Yusuf’u,  balığın karnındaki Hz. Yunus’u,  yaralar içindeki Hz.  Eyyûb’u ya da sapıklar içerisindeki Hz. Lût’u andırıyor. Bu zaman İslamiyet’in  ilk ortaya çıktığı zamanla da benzerlikler gösteriyor. O zaman da İslam’ı tercih  edenler maddi işkenceler altında ezilirken, şu zamanın Müslüman gençliği de  belki maddi işkencelerden daha ağır olan manevi işkenceler altında huzursuz bir  hayat yaşıyor.  &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Müslüman genç ne mi hissediyor? Bir ikilem ve  onun yol açtığı bir buhran duygusu. Bir tarafta Allah-ü Teâlâ’nın emirleri,  diğer tarafta zamanın câzibedar fitnesinin gençleri kendi yörüngesine alma  çabası, ve ikisi arasında bocalayan âhirzaman Müslüman genci.  &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Beş Buhran&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Bu genç, Yaratan’ın emrinin   her şeyin üstünde olduğunu biliyor. İhlasın kırılmaması gerektiğini de biliyor,  ihlassızlığın zararlarını da. Biliyor bilmesine ama şiddetle hücum eden günahlar  karşısında kendisini tutamayıp şeytana mağlup oluyor. İstemeyerek de olsa  şeytanın tuzaklarından birine yem oluyor ve günaha giriyor. Ardından ise büyük  bir pişmanlık geliyor… Edilen tövbeler… Yapılan yeminler… Kılınan namazlar… Ve  sonrasında yine bir şeytan tuzağı ve yine bir mağlubiyet. Ve bu genç kendisine  bir vasıf atfediyor: günahkar. “Ben bir günahkarım, günahlardan kendimi  alıkoyamıyorum” diye içten içe mırıldanmalar başlıyor. Ve kendine atfedilen bu  vasfı yeis ve ümitsizlik duygusu takip ediyor. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;İkilem içinde  kalan ve tövbe ettiği günahların kapısına tekrar tekrar yanaşan bu genç,  çevresine bakıyor… Çevresindeki yakın arkadaşlarını mübarek olarak görüyor. Evde  kaldığı, okulda görüştüğü arkadaş çevresi çoğunlukla mübareklerden müteşekkil.  Ama kendisi de o mübarekler içinde bir namübarek. Bu “namübarek” lik de ona  büyük bir darbe vuruyor ve günahkarlık vasfının yanına bir de bu vasıf  ekleniyor. Gel gelelim bu Müslüman gencimiz, insanların kendi ‘namübarek’ liğini  bilmesini istemiyor. İstemediği için de bu vasfı gizleme yolunu tercih ediyor.  Ve üzerine ‘mübarek’ marka bir elbise giyerek insanlar arasında hayatını devam  ettiriyor. Görünüşte giyilen bu mübarek marka elbise gencimizi biraz  rahatlatmasına rağmen gerçekte onu üçüncü bir uçuruma daha sürüklüyor. Nasıl mı?   &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;“Ben” diyor, “iki yüzlüyüm, mübareklerin arasında bir  mübarekken onlar olmadığında ise bir ‘namübarek’ im. ‘Günahkâr’ lık ve  ‘namübarek’ lik vasıfları masum gencimizi boğmaya yetmiyormuş gibi yanına bir  yenisi daha ekleniyor. O da riyakarlık hissi. Ve Müslüman genç bu üç meş´um  vasıf altında boğulmaya başlıyor.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Bu üç vasfın ağırlığı  yetmiyormuş gibi dördüncü darbe de beklenmedik bir yerden geliyor. Âhirzaman  gençliğinin çoğu sahip olduğu bu üç yüz kızartıcı vasfın başkaları tarafından  bilinmesini istemediğinden onları gizleme yoluna gidiyor. Dışarıya karşı daima  mübarek görünümü çiziyor. Halbuki Bediüzzaman hazretlerinin tabiriyle içi dışına  bir çevrilse her şey ayan beyan ortaya çıkacak. Bir çok kişi kendi gerçek  görünümünü saklıyor ve vücudunun her tarafını kaplamış olan yaraları, üzerine  giydikleri elbiselerle örtmeye çalıştıklarından, onu gören karşıdaki kendini  ‘namübarek’ hissediyor. Halbuki o kendini “namübarek” hisseden de yaralarının  üzerine giydiği mübarek marka elbiselerle ortalıkta. Kısacası bu üç vasfa sahip  olduğunu bir çoğu düşünüyor ama düşünenler de bunu dışarı vurmaktan  kaçındıklarından herkes sadece bu gibi buhranları kendisinin yaşadığını ve bu üç  vasfa sadece kendisinin sahip olduğunu  zannediyor. İşte Müslüman genci sarsan  dördüncü his: ‘Günahkarlıkta, namübareklikte ve riyakarlıkta  yalnızlık.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Beşinci buhrana geçmeden önce biraz psikolojiden  bahsetmek gerekiyor. Psikoloji der ki, eğer bir kişide bilişsel huzursuzluk  varsa kişi bu huzursuzluğu gidermeden huzurlu bir hayat süremez. Mesela sigara  içen bir adam, sigaranın zararlarını anlatan bir yazı okuduğunda, sigaranın  kansere yol açtığını ve her içilen sigaranın ömrü 5 dakika kısalttığını  öğrenince bir bilişsel huzursuzluk yaşıyor. Yani kendi yaptığı ile okuduğu haber  çelişiyor ve buda bilişsel bir huzursuzluğa yol açıyor. Bu insanın yapacağı ilk  iş bu huzursuzluğu gidermek. Bu da iki türlü olabilir; ya sigarayı bırakacak -  ki gayet zor ama bu ikilemden ve bilişsel huzursuzluktan kurtulmanın da en  sağlam yoludur - ya da yaptığı işi rasyonalize edecek (mantığa bürüyecek). Nasıl  mı? İlk önce kendisi gibi sigara içen tanınmış kişileri arayacak. “Bak  Cumhurbaşkanımız, Başbakanımızda da içiyor; sanatçıların çoğunun ağzından sigara  hiç düşmüyor” diyecek. Sonra “Hem Ahmet 60 senedir içiyor ama sapasağlam, hem  sigara içerek daha az yaşayacağım ama bu yaşamım daha keyifli olacak” gibi  yaklaşımlarla kendini rahatlatma yoluna gidecek. Diğer bir çare olarak da  okuduğu haberi yalanlamak yoluna gidecek ve o haberin aksini iddia eden bir  başka habere cankurtaran simidine yapışır gibi sarılacak. Kısacası çaldığı  minareye bir kılıf uydurarak bir nevi huzur bulacak… Ama sahte bir  huzur…&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Aynen böyle de, işlediği günahların büyük azaplara yol  açtığını ve bunun da cehennemi netice verdiğini, kimsenin görmediği günahları  meleklerin ve Allah-ü Teâlâ’nın gördüğünü bilen Müslüman genç, bilişsel bir  huzursuzluğa giriyor. Günah işlemekten kendini bir türlü alokayamıyor.   Günahlardan da yakasını kurtaramadığı için bilişsel huzursuzluk devam ediyor.  En iyisi yapılan bu işi rasyonalize edeyim, yani yaptığım işe bir kılıf bulayım  diyor. Tam başlayacakken birden düşünüyor “Haşa! Şimdi işlediğim günahı haklı mı  çıkarayım” deyip küfrün kapısına yanaşmaktan korkuyor. Böylece rasyonalize yolu  da kapanmış oluyor.  Belki de en derin sancıyı bu anda yaşıyor. İşte yaptıkları  günahları ne rasyonalize edebilen ne de onlardan kurtulabilen günümüz Müslüman  genci bilişsel huzursuzluk içinde hayata devam etmek zorunda kalıyor. Bunun  sonucunda daima psikolojik olarak sorunlar yaşıyor, gün geçtikçe daha da  asabileşip daha da alıngan hale geliyor. Kendisine daima hakaret ediyor ve  karamsarlaşarak hayatını zehir ediyor. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Bir kısmı bu beş buhran  içinde hayatlarına ak aksak devam ederken, imanı zayıf olanları çok daha büyük  sarsıntılar bekliyor. Eğer âhirzamanın bu Müslüman genci sağlam bir îmânî ders  almamışsa, bu bilişsel huzursuzluğu gidermek için akla gelmedik yollar deniyor.  Artık îmânî derslerin yapıldığı mekanlara uğramak istemiyor. Uğrasa yeni şeyler  öğrenecek, ama dışarı çıkınca onlara zıt hareketlerde bulunacak, bilişsel  huzursuzluk daha da artacak. Hem kendisi o gruba ait değil ki, o ‘namübarek’,  onlar ise mübarek, mübareklerin arasına ancak mübarekler girebilir. Bir kısmı bu  yolu seçip îmânî dersleri bırakırken diğer bir kısmı da îmânî derslerin  yapıldığı evlerde kalmasına rağmen oraları terk ediyor. “Ben onların arasında  yaşayamam, onlar çok temiz safi, mübarek insanlar, benim ise öyle kusurlarım var  ki, onlar arasına giremem.” gibi mülahazalarla kaldığı evlerden çıkıyor.  Bediüzzaman hazretlerinin tabiriyle bir sineğin ısırmasından kaçarken yılan  ısırmalarına hedef oluyor.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Bu îmânî derslerden haberi olmayan  diğer bazıları daha da ileri giderek küfre doğru adım adım yaklaşıyor. Kendi  işlediği günahı inkar edemiyor,  bilişsel huzursuzluğunu gidermek istiyor. Bunun  için çareler ararken, Cehennem’in, meleklerin hatta Allah’ın yokluğunu içten içe  arzu ediyor. Ve bu uğurda bulduğu küçücük delillere can havliyle sarılarak  onları büyük bir delilmiş gibi görüyor. Ve sahip olduğu kutsi değerleri inkar  etmeye başlıyor. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Müjdeler&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Bu kadar zor durumda  bu muzdarip gençlere elbetteki bir çok müjdeler var. İlk olarak Allah’ü Teâlâ,  “Eğer kendisinden yasaklanmakta olduğunuz günahların büyüklerinden kaçınırsanız,  sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi çok hoş bir yere (cennete) koyarız  (Nisa, 31)” buyuruyor. Ve başka bir âyette ise, “Ey nefisleri aleyhine günah  işlemekle ömürlerini israf eden kullarım! Günahlara bulaştık diye Allah’ın  rahmetinden ümit kesmeyin! Şüphesiz ki Allah bütün günahları bağışlar (Zümer  53)” müjdesi ile günaha saplanan biçare gençleri bir nebze olsun rahatlatılıyor.  Bununla beraber, Allah-ü Tealanın Gafûr (çok bağışlayan), Tevvâb (tövbeleri  tekrar tekrar kabul eden), Rahîm (kullarına çok merhamet eden) ve Settâr  (ayıpları ve günahları örten) isimleri bu gençliğin imdadına yetişiyor ve onlara  yeni kapılar açıyor. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Yüce Allah’tan sonra müjde, âlemlerin  efendisi Hz. Muhammed aleyhisselâmdan geliyor. O da âhirzamanın bunalmış  gençlerini teselli edercesine şöyle buyuruyor: “Eğer siz (sahabeler) benim  dediklerimden birini yapmazsanız, cehenneme girersiniz, ancak öyle bir zaman  gelecek ki, söylediklerimden birini yapan cennete girecek”. Ve yine gençlere  başka bir müjdeyi de şu sözle veriyor “Benim şefaatim ümmetimden büyük günahları  olanlar içindir.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Müjdeler devam ediyor. Bediüzzaman Said  Nursi’de bu gençliğine hitaben diyor ki, “Sizler bu meşakkatlere sabretmekle  sahabelerin küçük kardeşleri oluyorsunuz.”&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Kısacası günümüzde  Müslüman olarak yaşamak zor, zor olduğu kadar da psikolojik olarak yorucu. Ama  bu duruma sabretmenin de mükafatı çok ama çok büyük.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt; &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;Mehmet  Teber&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 204, 0);font-size:6;" &gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:brown;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-8331256094768160864?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/8331256094768160864/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/gunumuz-musluman-gencinin-psikolojisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8331256094768160864'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8331256094768160864'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/gunumuz-musluman-gencinin-psikolojisi.html' title='Günümüz Müslüman Gencinin Psikolojisi'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-431974740223920130</id><published>2009-09-15T14:47:00.000-07:00</published><updated>2009-09-16T15:28:39.485-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Delikanlı Nasıl Olunur?'/><title type='text'>Delikanlı Nasıl Olunur?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 153, 102);"&gt;DELİKANLI adam bileğinin hakkıyla elde eder asaletini. Öyle doğuştan ayrıcalıklara fit olmaz şikeli başarılarla övünmez hakkını vermediği etiketi yakasına takıp hava atmaz. Asaletin damarlarında dolaşan kanın biyokimyasına değil, Rabbine hakkıyla kul oluşuna bağlı olduğunu pekâlâ bilir. Hep hatırındadır ırkını kendisinin seçmediği. Kendisini ırkından, köyünden, babasından, dedesinden dolayı övenlere gülüp geçer. Eliyle emeğiyle tek bir taş koymadığı duvarlar üzerine basarak yükselmeyi kendine yakıştırmaz. Olsa olsa, asil dedelerinin torunu olmaya çabalar, güzel işlerle anılan milletine yakışır şeyler yapmaya özen gösterir. İlkokul yıllarından beri belletilen etrafı düşmanlarla çevrili ülkedeyiz telkinlerine kanıp, sınırların ötesine adım atmaya korkmak delikanlının işi değildir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 153, 102);"&gt; Delikanlı adam, delikanlılığın Rabbine kul olmaktan geçtiğini bilir. Peygamberleri en delikanlı adamlar bilir. Babasına baş kaldıracaksa genç İbrahim [as] gibi isyan eder. Yapıp ettiklerini sorgulamadan kuşaktan kuşağa aktaran kokuşmuş törenin kanlı ve kirli ipine bağlamaz aklını. Dimdik durur, durur İbrahim [as] gibi. Erkekliğini ispatlayacaksa, yakışıklı Yusuf [as] gibi durur şehvetle süslenmiş billboardlar karşısında. Erkek olmanın önüne gelen yılışık çağrılara, gözünü boyayan sığ aşüfteliklere, tenden ötesini vaad etmeyen, hatta teni bile vaad etmeyen sırnaşık teklifsizliklere kapıanlmak olmadığının farkındadır. İntikam almak gerekirse kendine çektirenlerden, Mekkeyi fetheden Muhammed Aleyhisselatüvesselâmın yaptığını yapar. Düşmanlık edenlere, onların kendisine yaptığının aynısını yapmaz kötülüğün yerine yeni bir kötülük daha eklemez. Kötülüğün yerine iyiliği koyar onların yaptığının tam tersini yapar. İntikamını böylece alır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 153, 102);"&gt; Sağlıçakla Kalın....&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-431974740223920130?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/431974740223920130/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/delikanl-nasl-olunur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/431974740223920130'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/431974740223920130'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/delikanl-nasl-olunur.html' title='Delikanlı Nasıl Olunur?'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-673913361614647465</id><published>2009-09-15T14:09:00.000-07:00</published><updated>2009-09-16T15:29:58.418-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATIMIZIN AMACI SADECE DAHA İYİ YAŞAMAK MIDIR?'/><title type='text'>HAYATIMIZIN AMACI SADECE DAHA İYİ YAŞAMAK MIDIR?</title><content type='html'>&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Ne için yaşıyorsunuz, amacınız nedir? Meslek edinmek, aile kurmak, ev-araba almak, yaşamın tadını çıkarmak bunlar mıdır amacınız?... Dünyada peşinden koşturarak kazandığınız her şey yok olacak. Yani hayatınızın amacı olarak gördüğünüz her şey yok olacak. Peki bütün bu yok olacak şeyler, insanın amacı olabilir mi?&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Dünyanın en zengin kişilerinin hayatına baktığımızda görüyoruz ki , onlarca odadan oluşan malikanelere bile sahip olsalar,  yaşadıkları an içinde , evlerinin en fazla bir odasında oturabilirler. Gardroplar dolusu kıyafetleri de olsa, aynı anda yalnız bir kıyafetlerini giyinebilirler.  Allah’ın nimet olarak verdiği binlerce çeşit yiyeceğe sahip olsalar bile , en fazla iki üç tabak yiyebilirler, daha fazlasını yiyemezler.&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Açıkça anlaşılmaktadır ki insanların dünya hayatındaki davranışlarının çoğu, bos bir hırstan kaynaklanmaktadır. Oysa bunlar ne hırs yapılacak, ne de sahip olunduğu icin gurur duyulacak şeylerdir. Aksine her biri geçici dünya hayatının aldatıcı birer metaıdır:&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalama', bir süs, kendi aranızda bir övünme (süresi ve konusu), mal ve çocuklarda bir 'çoğalma-tutkusu'dur. Bir yağmur örneği gibi; onun bitirdiği ekin ekicilerin (veya kafirlerin) hoşuna gitmiştir, sonra kuruyuverir, bir de bakarsın ki sapsarı kesilmiş, sonra o, bir çer-çöp oluvermiştir. Ahirette ise şiddetli bir azab; Allah'tan bir mağfiret ve bir hoşnutluk (rıza) vardır. Dünya hayatı, aldanış olan bir metadan başka bir şey değildir. (Hadid Suresi, 20)  &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Dünyanın her köşesinde farklı kültür ve ortamlardaki insanların çoğu yalnızca bu dünyevi hedefler doğrultusunda yaşarlar. Oysa ayette de bildirildiği gibi insanın dünyada bulunma amacı bunların hiçbiri değildir. Yaşamın ve ölümün yaratılma nedenini sonsuz Yaratıcı Allah Kuran’da bildirmektedir:&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;"O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı..." (Mülk Suresi, 2)&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Burada sıraladıklarımız, insanın asıl ideali olabilecek konular da değildir; bu istekler yalnızca insanın Allah’ın hoşnutluğunu kazanabilmesi için birer araç olabilir. Yüce Allah’ın akıl vererek nimetlendirdiği insanın dünyada bulunma amacının, sadece iyi bir iş sahibi olmak ya da iyi bir kariyer yapmak olmadığı açıktır. Bunların hepsi Allah'ın insanlara verdiği nimetlerdir, ancak insanın Allah'ı, ölümü ve ahireti unutarak kendisine yalnızca bunları amaç edinmesi hatalıdır. &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Vicdanlı ve samimi bir insanın yapması gereken, yaratılış amacını düşünmesi ve “De ki: "Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah'ındır." (Enam Suresi, 162) ayetinde emredildiği üzere tüm yaşamını Yüce Rabbimiz’in bildirdiği şekilde geçirmeye çalışmasıdır.  &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;İstediğini istediği gibi yapmaya gücü yeten Allah Kuran’da, yaratılışın gerçek amacının oyun ve oyalanma olmadığını tüm insanlara haber vermektedir:&lt;br /&gt;“Biz, bir 'oyun ve oyalanma konusu' olsun diye göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık. Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, Kendi Katımızdan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.” (Enbiya Suresi, 16-17)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu düşünceyle yaşamlarını Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak doğrultusunda sürdüren insanlar, dünyayı  kendi istek ve tutkularını gerçekleştirebilecekleri bir yer olarak görmezler. Kendi nefislerini tatmin etme gibi bir hırs taşımaz, güçlü bir imana ve elçilerinin sahip oldukları üstün ahlaka sahip olmayı ister, bunun için dua ederler. Allah'a yakın olma konusunda gerçek anlamda tutkulu bir istek taşırlar. Bunun sonucunda da davranış ve düşünceleriyle Kuran ahlakına uygun bir olgunluk ve bunlardan kaynaklanan üstün bir karaktere sahip olurlar. Ölümün yakınlığını, cennet ve cehennemi tefekkür ederler… Allah'ın her an kendilerini gördüğünün ve yaptıklarından haberdar olduğunun farkındadırlar ve bu nedenle davranışlarının her zaman Kuran’a uygun olmasına dikkat ederler. &lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="color: rgb(0, 0, 0); text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;Sonuç olarak; inanan insanın hedefi basit dünyevi çıkarlar  değildir; hedefi büyüktür, bu nedenle kazancı da büyük olacaktır..&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-673913361614647465?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/673913361614647465/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hayatimizin-amaci-sadece-daha-iyi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/673913361614647465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/673913361614647465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hayatimizin-amaci-sadece-daha-iyi.html' title='HAYATIMIZIN AMACI SADECE DAHA İYİ YAŞAMAK MIDIR?'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-6837563048209088143</id><published>2009-09-14T16:34:00.001-07:00</published><updated>2009-09-14T16:34:55.462-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadir gecesi'/><title type='text'>Kadir gecesi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" height="381" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x6tkae_kadir-gecesi-manasy-onemi-klip_music"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x6tkae_kadir-gecesi-manasy-onemi-klip_music" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="381" width="480"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x6tkae_kadir-gecesi-manasy-onemi-klip_music"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-6837563048209088143?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/6837563048209088143/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/09/kadir-gecesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/6837563048209088143'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/6837563048209088143'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/09/kadir-gecesi.html' title='Kadir gecesi'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-6256237926444412314</id><published>2009-09-10T08:58:00.000-07:00</published><updated>2009-09-10T09:05:28.871-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Haşim Akten'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Serkan Şahin (ilahi ezgi)'/><title type='text'>Birileri bizi anlamasa da bizim tek sevdamız var ...</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" height="381" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x5sy2q_hayim-akten-serkan-yahin-ilahi-ezgi_music"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x5sy2q_hayim-akten-serkan-yahin-ilahi-ezgi_music" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="381" width="480"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x5sy2q_hayim-akten-serkan-yahin-ilahi-ezgi_music"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;i&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/tr/channel/music"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-6256237926444412314?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/6256237926444412314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/09/birileri-bizi-anlamasa-da-bizim-tek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/6256237926444412314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/6256237926444412314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/09/birileri-bizi-anlamasa-da-bizim-tek.html' title='Birileri bizi anlamasa da bizim tek sevdamız var ...'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-8738777001639330985</id><published>2009-08-20T01:15:00.000-07:00</published><updated>2009-08-20T01:16:19.733-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ramazan'/><title type='text'>Ramazan Müjdesi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Ramazan'ın ilk günü ile birlikte nur ve feyiz dolu bir mevsimi yaşamaya başlarız. Kâinat şenlenir, dünya Cennetten süzülen nurânî bir hava ile dolup taşar.. Ulvi âlemlerin masum ve mübarek sakinleri öbek öbek mü'minlerin çevresini sarar. Rahmet ülkesinden müjdeler, kâinatın Rabbinden selâmlar ve mağfiret ümitleri getirir, Ramazan ayı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mukaddes kelâmın nazil oluşunun yıldönümünü mü'minlerle birlikte cinler, melekler; ağacı, çiçeği, böceği, kurdu, kuşu, denizi ve deryasıyla yaşlı dünyamız da kutlar. Görünen ve görünmeyen âlemlerde tam manâsıyla bir bayram havası yaşanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ayın Cenâb-ı Hak katında müstesna bir yeri vardır. Yüce Rabbimiz kendisine muhatap olarak seçtiği kullarına sonsuz rahmetinin en geniş tecellilerini bu aya tahsis eder. Başta Kur'ân-ı Kerim olmak üzere! Tevrat, Zebur ve İncil gibi diğer semavî kitapların da bu ayda indirilmiş olması, bu günlerin kıymet ve kudsiyetini artıran diğer bir husustur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mü'minlere İlâhî bir ihsan olarak bu günleri birer güzel fırsat bilerek değerlendirme, Rablerine olan kulluk derecelerini gösterme, Ona muhatap olabilme gayreti içine girerek tam bir ihlâs ve şuurla ibadet ve taate koşarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gayretin neticesi elbette karşılıksız kalmayacaktır. Oruç tutup, Ramazan ayını bir kulluk şuuru içinde geçirenler tatlı bir ânı yaşadıkları, huzura erdikleri gibi pekçok nimete de mazhar olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ubâde bin Samit anlatıyor:&lt;br /&gt;Ramazan ayının başladığı bir günde Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam şöyle buyurdu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;center&gt;&lt;blockquote&gt;"&lt;b&gt;İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah'ın rahmeti sizi kuşatır. O ay, yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir. Dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyle ise kulluğunuzla kendinizi Allah'a sevdirin. Asıl bedbaht olan da, bu ayda Allah'ın rahmetinden nasibini alamayandır&lt;/b&gt;."(1)&lt;/blockquote&gt;&lt;/center&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazan her yönüyle bir ibadet mevsimidir. Her mü'min namazı, orucu, iyilikleri hizmetleri ve duâsıyla bu rahmet ve bereketten nasibini almaya çalışır. Bilerek veya bilmeyerek yapmış olduğu günahları için Allah'tan af diler. Rabbine niyazda bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cenâb-ı Hak da kulunun bu samimi dua ve niyazını karşılıksız bırakmaz, günahlarını affeder, rahmetine garkeder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ramazan ayının kudsiyet ve bereketini bildiren şu hadis-i şerifi birlikte okuyalım. Peygamber Efendimiz geniş anlamda bu hususu dikkatimize vermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selmân-ı Fârisî (r.a.) anlatıyor:&lt;br /&gt;Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam Şaban ayının son günlerinde bize irad ettiği bir hutbede şöyle buyurdu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;"&lt;b&gt;Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.&lt;br /&gt;Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.&lt;br /&gt;Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Sabrın karşılığı da Cennettir.&lt;br /&gt;Bu ay yardımlaşma ayıdır.&lt;br /&gt;Bu ay mü'minlerin rızkını arttıracak aydır.&lt;br /&gt;Bu ayda her kim oruçlu bir mü'mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur&lt;/b&gt;."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ashâb-ı Kiramdan bazıları, "&lt;b&gt;Ya Resulallah, hepimiz oruçluya iftar edecek bir şey bulup verecek durumda değiliz&lt;/b&gt;" dediler.&lt;br /&gt;Bunun üzerine Resul-i Ekrem Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "&lt;b&gt;Allah bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar ettirene de verir&lt;/b&gt;" buyurdular ve hutbelerine şöyle devam ettiler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;b&gt;Bu ayın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennemden kurtuluştur.&lt;br /&gt;Bu ayda kim kölesinin (işçi ve hizmetçisinin) işini hafifletirse, Allah da onu affeder ve Cehennemden uzak tutar.&lt;br /&gt;Bunun için bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisi ile Rabbinizi razı edersiniz, diğer ikisinden ise hiçbir zaman ayrı kalamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, kelime-i şehadete devam etmeniz, diğeri de Allah'tan mağfiret dilemenizdir.&lt;br /&gt;Vazgeçemeyeceğiniz iki hasletin biri Allah'tan Cenneti istemek, diğeri de Cehennemden Allah'a sığınmaktır.&lt;br /&gt;Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir&lt;/b&gt;.(2)&lt;/blockquote&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Kaynaklar:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;(1) et-Tergib ve't-Terhîb, 2:99.&lt;br /&gt;(2) A.g.e, 2:94.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-8738777001639330985?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/8738777001639330985/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/ramazan-mujdesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8738777001639330985'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8738777001639330985'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/ramazan-mujdesi.html' title='Ramazan Müjdesi'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-2790367687847835290</id><published>2009-08-17T15:09:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T15:10:15.281-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GENÇLİK ELDEN GİTMEDEN'/><title type='text'>GENÇLİK ELDEN GİTMEDEN</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; Gençlik, ömrün baharıdır. Aktif, dinamik, heyecanlı olarak doludizgin yaşanmak ister gençlik. Cesaretle tuttuğunu koparmak ister. Bir kuş misali özgürlüğe kanat açmak ister. İnsanoğlunun hayatının en önemli ve en güzel dönemi olarak bilinir gençlik. Gençlik, güzel olduğu kadar bir o kadar da tehlikelidir. Olgunlaşma devresine ulaşmadığı için düşünmeden bazen kararlar alınır, sonunun neye varacağı kestirilmeden doğru yanlış ayırt edilmeden hayatı tozpembe görmektir gençlik. Birçok değerlerin kıymeti bilinmeden… O değerlerden biride gençlik dönemidir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Allah-u Teala’nın insanoğluna vermiş olduğu nimetlerden biridir gençlik dönemi. Ancak ne var ki bu nimette diğer nimetler gibi geçicidir. Geçici olmayan kalıcı olan ise insanoğlunun gençliğini başta Allah’a inanmış bir fert olarak öncelikle kendi şahsına, dinine, yaşadığı topluma, ailesine iyi, güzel, hayırlı ve faydalı şeylerle geçirmesidir. Yirmi yaş ile kırk beş yaş arasını kıyasladığımız zaman arada ne kadar fark olduğunu göreceğiz. Birisi çabuk yorulan, unutan, tıkandığı yerde pes eden, diğeri ise yorgunluk nedir bilmeyen unutkanlıkla, korkuyla daha hiç tanışmamış olan gençlik. Bazen çevremizdeki yaşlılardan duyarız “Eyvah! Gençlik elden uçup gitti. Kıymetini bilemedik, heba ettik. Keşke geri gelse de heba etmeden yaşasak.” Evet, “Eyvah!” demeden, gençlik elden gitmeden gün bu gündür diyerek kıymetini bilmek gerekir gençliğin. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; Düşünün ki bir gençlik (insan hayatının en verimli devresi) Internet cafelerde, maçlarda, gece gündüz televizyon başında ihtiyaçtan fazla uykuyla ya da “vur patlasın çal oynasın” misali gelip geçti. Geriye dönüş yok. O güzelim yılları bir daha geri getirmek mümkün mü? Mümkün değil elbette. Bugün toplumumuzun gençlere ne kadar çok ihtiyacı var; ilimde, sanatta, teknoloji de, iyi ve güzel olan her alanda gençliğe ihtiyaç var. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; Her şeyin en iyisi en güzeli gençlere yakışmaktadır. Yeter ki gençlik nereye doğru gittiğinin farkında olsun, hayatının akışını bir başkasının eline bırakmasın. Rüzgârın önüne katıp savurduğu kuru bir yaprak gibi olmasın, ideallerini iyi gözden geçirsin, ideallerini gerçekleştirecek diye doğru olan şeylerle araya uçurumlar koymasın. Yüreğin, iradenin ve bileğin birleşmesiyle hiçbir zorluğun altında ezilmeyen gençlik, nefsinin arzu ve isteklerine rağmen Allah ile dostluk kurmak, Allah’a dayanmak, hayatının akışına vahiyle şekil vermek ile Allah’a yönelmelidir. Ahirette Âlemlerin Rabbi olan Allah(c.c) bizlere soracak; “Gençliğini nerede tükettin, zamanını nerede harcadın?” bu soruların cevabını verebilmek için gün bugündür, fırsat bu fırsattır değerlendirmek lazım. Yaşlandıktan sonra düşüncesiyle Hayırlı ve Salih amelleri ertelememek gerekir. Çünkü yaşlılığa erişemeyebiliriz. Değil yaşlılık bugünden yarına çıkabilecek miyiz? Bugün vefat edenler, bizler görüyoruz ki yaşlılar değil bilakis gençlerdir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Bizler biliyoruz ki dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir, olumlu olumsuz bütün olayların bir sonu vardır. Mutluluk, sevinç, mal, makam, debdebeli bir hayatta olsa bir sonu var. Hastalık, üzüntü, yoksulluk zorlu bir hayatta olsa bir sonu var. Sonu olmayan bir hayat bizleri bekliyor ve bizleri bekleyen bu sonsuz hayatında olumlu olumsuz tarafları var. Cennet ve cehennem gibi… Ebedi bir mutluluğun sahibi olmayı kim istemez? Elbette ki herkes ister. Allah’u Teala’nın vermiş olduğu gençlik nimetini Allah yolunda tüketmek umuduyla… &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; VESSELAM… &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; Serpil İpekçi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-size: 18px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-2790367687847835290?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/2790367687847835290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/genclik-elden-gitmeden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2790367687847835290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2790367687847835290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/genclik-elden-gitmeden.html' title='GENÇLİK ELDEN GİTMEDEN'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-5988717466343978990</id><published>2009-08-17T15:08:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T15:09:00.602-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gönül Huzuru'/><title type='text'>Gönül Huzuru</title><content type='html'>&lt;span style="color:#008000;"&gt;Kıpır kıpır oynayan ekran önünde, bir çift el yazı yazıyordu. Zamanla gözleri dalıyor, sonra yeniden kendini toparlıyordu. Unuttuğu bir şey vardı. Fırını mı açık unutmuştu? &lt;/span&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span&gt; Yoksa evdeki ışıklardan biri yanık mı kalmıştı? Sonra televizyonun fişinin çekmediğini hatırladı. Derin bir oh çekti. Ama içini derinden kemiren şeyin bu unutma ile ilgisi azdı. Çünkü uzun bir zamandan beri aynı tedirginlik ve içinde doldurulamayan bir köşe, bir duygu, bir istek kalıyordu. Bu huzursuzluğun bir tanımı yoktu. Hele sebebi de hiç belirgin değildi. Ne zaman kafasındaki yoğun düşünceler dağılsa kendi için düşünmeye başlasa; lokantaya girip, yemeği yedikten sonra hesabı ödemeyen müşteri gibi hissediyordu kendini. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p align="left"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Aynaya baktığı zaman yüzünde kırışık yoktu. Ama bununla birlikte huzur da yoktu. Bu yüzden uzun süreden beri aynaya gönül huzuruyla bakamıyordu. -ama dedi ben kendimle barışık bir kızım. Görevlerimi eksiksiz yerine getiririm. Öyleyse sorunum ne? Neden huzursuzum? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;img src="http://www.namazzamani.net/turkce/image/elif_ve_namaz.jpg" alt="Elif ve Namaz" border="1" height="268" width="379" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Bu sorunun kaynağını bulmak için zaman kaybetmeden harekete geçmek gerekliydi. Öyle de yaptı. Önce çalıştığı şirkete birilerine borcu var mıydı? Hayır. Bilakis çoğu kişi ondan yardım alırdı. Ailesi onu çok severdi. Gerçi ayrı bir evde yaşıyordu. Ama sorunun bundan kaynaklanmadığından emindi. Yoksa bu sözünü ettiği şey herkeste var mıydı? Bazen herkes için hayatın bu kadar amaçsız ve anlamsız kaldığı bir zaman dilimi oluyor muydu. Evet evet belki de herkes aynı sorunlarla boğuşuyordu da o çok abartıyordu bu durumu. Yazı yazdığı klavyeyi ileri doğru itti. Gözlüklerini çıkarıp, becerikli hareketlerle gözlüğün camlarını sildi. Gözlüğünü kabına yerleştirip bilgisayarın ekranını kapattı. Çalıştığı masanın karşısındakileri bir bir süzmeye kendince tahlil etmeye koyuldu. Cemal Bey; telaşlı bir kişiydi ona göre yüzünde huzurlu bir adamın çizgileri yoktu. Masasının üzeri kağıt tomarından geçilmezdi ve sürekli meşgul bir adamdı. Hayatını hep plansız yaşar, sürekli zamanın kısıtlı olduğundan şikayet ederdi. Aslın pek o kadar da yaptığı bir iş yoktu. Elif'in aradığı yüz yoktu Cemal Bey'de. sonra kendinden imzaya gidecek raporları isteyen Sekreter Nuran Hanım'a baktı uzun süre. Temiz ve bakımlı bir kadındı. Tam bir asistandı. Şirkette bir şeflerin söküklerini dikmediği kalırdı. Her şirkete bir Nuran gerekliydi. Ancak garip olansa Elif'in ne aradığını bilmediği ama aradığını sandığı şeyin Nuran Hanımın yüzünde olmamasıydı. -Yeter dedi. Bu modern hayat karmaşası tüm insanları hasta ediyor. Ne aradığımı bilmeden çırpınıyorum. Buna daha fazla dayanamayacağım. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Öğle tatilinde bir değişiklik yapıp yemeğini büroya söylemedi. Dışarıya çıktı. Sokaktaki insan selinin arasına karıştı. Mağazalar, insanlar, binalar yanından sel gibi akıp gidiyordu. Aslında dedi. Akıp giden zaman bizi de içinde sürüklüyor. Yolun karşısın metal sandalyeden kaldırımı mekan tutmuş bir lokantaya ilişti gözleri. Buraya oturayım zaten zaman da dar. Yemeğini garsona söyledikten sonra etrafı seyre koyuldu. Ilık bir rüzgar yüzüne vurdu. Rüzgarın geldiği yöne doğru çevirdi başını. Yan masada genç bir çift vardı. Muhtemelen sevgili olmalıydılar. Kumrular gibiydiler. İkide bir kıkırdama sesleri duyuluyor. Bu sesler yoldan geçenlerin ayak seslerine karışıyordu. Evet dedi. Elif, buldum bende aşk yok, bak şunlara belki de dünyanın en mutlu çifti. Aradan biraz zaman geçtikten sonra kıkırdama sesleri kesildi. Sonra geri döndü mutlu çifte son bir kez bakmak için. Bir mutluluk tablosu görebilmek umuduyla. Bu tabloyu zihnine kazıyacak ve mutluluk sembolü olarak hatırlayacaktı. Ancak az önce gülüp etrafa neşe saçan bu mutlu çift, şimdi bir birine yaslanmış kayıtsız gözlerle yoldan geçenlere bakmaya koyulmuşlardı. Tüm arayışlarının bittiğini sanan Elif için bu durum bir hayal kırıklığıydı. Çünkü yüzlerinde derin kaygılar taşıyan bu çiftte de gönül huzuru yoktu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Büroya yeniden döndü bulmak istediği şeyin fantastik, hayal ürünü bir şey olduğuna karar verdi. Artık bu defteri kapatmalıydı. Koltuğuna yaslandı. Bir kahve söyledi. Evraklarla boğuşmak için masasına yumuldu. Bir süre sonra; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt; - Abla kahveniz. Sesiyle doğruldu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt; Çaycının elinden kahvesini aldı. Masaya koyarken çaycıya dikkatle baktı. Birden gözbebekleri büyüdü. - "Aradığım şey bu yüzde" dedi. O olaydan iki hafta sonra Elif çaycının namaz kıldığını öğrendi. Ve çaycının yüzündeki Gönül huzurunun namazdan dolayı huzur ve sükun içinde olduğunu keşfetti. Kısa bir zaman sonra çok kimse bilmese de Elif gizli gizli namaz kılmaya başladı. Şimdiden gönlündeki huzur yüzüne yansımaya başlamıştı. Daha sonra Elif aynaya, gönül huzuruyla bakmanın tadını doyasıya çıkartacaktı.(İkrime Fırat)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-5988717466343978990?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/5988717466343978990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/gonul-huzuru.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5988717466343978990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5988717466343978990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/gonul-huzuru.html' title='Gönül Huzuru'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-4328056328809531217</id><published>2009-08-17T15:05:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T15:06:14.394-07:00</updated><title type='text'>DİNDAR TALEBELERİN ALAY EDİLME KORKUSUYLA MEYDANA GELEN EZİKLİĞİNİ NASIL TELAFÎ ETMELİYİZ?</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Şu anda yaşadığımız böyle bir dünyada, bunu normal kabul etmek lâzım. Alay ve istihza etmek bize yakışmaz ve mü’minin işi değildir de ondan. Öteden beri alay ve istihza kâfirlerin vasfı olmuştur. Evet, alay ve istihza bir kâfir sıfatıdır. Kur’an-ı Kerim bir çok âyetinde onları bize bu sıfatlarıyla tanıtıyor: “Gemiyi yaparken, milletin inkârcı ileri gelenleri yanına uğradıkça onunla (Nuh) alay ederlerdi. O da: “Bizimle alay ediyorsunuz; ama biz de size mukabelede bulunacağız. Rezil edecek olan azabın kime geleceğini ve kime sürekli azabın ineceğini göreceksiniz.” dedi. (Hud, 11/38-39)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Kafirler “Rabbimiz bizi buradan (Cehennemden) çıkar, tekrar günaha dönersek, doğrusu zalimlerden olmuş oluruz.” derler. (Bunun üzerine Cenab-ı Hak onlara şöyle karşılık verir):&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;“Kesin sesinizi, benimle konuşmayın. Kullarımdan bir topluluk, (dünyada) “Rabbimiz îmân ettik, artık bizi bağışla, bize merhamet eyle, Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin.” diyordu. Siz ise onları alay alıyordunuz. Bu yaptıklarınız size Beni anmayı unutturuyordu. Onlara hep gülüyordunuz. Sabretmelerine karşılık bugün onları mükâfatlandırdım. Doğrusu onlar kurtulanlardır”. (Mü’minun, 23/107-111)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;“Günahkarlar, muhakkak (Dünyada) mü’minlere gülerlerdi. Yanlarından geçtiklerinde ise birbirlerine kaş-göz işareti yaparlardı. Taraftarlarına vardıklarında bununla eğlenirlerdi.” (Mutaffifin, 83/29-31)&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Görüldüğü gibi istihza edip alaya almayı Kur’ân, bir kafir sıfatı olarak kaydediyor. Müslüman ise ne kimseyi alaya alır ne de istihza eder. Kâfirlerin istihzasına ise, Cenab-ı Hak mukabele edecektir. Onlar esasen alaya alınacak durumda bulunanın kim olduğunu, âhirette tam ma’nâsıyla görecek ve kendilerine bin nefrin edeceklerdir. Öyle ise şu kısacık dünyada mukabele-i bil misil yapmanın hiçbir mânâsı ve yararı yoktur. Zararı ise pek çoktur. Onun için bizler, onların davranışlarına onlar gibi karşılık veremeyiz. Mü’min oluşumuz, buna mânidir. Ve biz de böyle bir mâni oluştan hoşnut ve memnunuz.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Gelelim sorunun diğer şıkkına: Allah’a inanma ve O’nun karşısında kulluğunu ilan ve itiraf etme, dünyanın en büyük şeref madalyasını boyna takma demektir. Bu her zaman bizim için bir onur vesilesidir. Eğer caiz olsaydı biz bu durumumuzdan gurur duyacaktık.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Onlar bizim namazımızla yani miracımızla ve bizi Allah’a yaklaştıran en büyük vesile ile alay ediyorlar!.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Onlar bizim abdestimizle; yani bizim, havz-ı kevser yanında Allah Rasûlü tarafından tanınmamıza vesile bulunan en göz kamaştırıcı ışık tayflarıyla alay ediyorlar!.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Onlar bizim sarığımızla; yani insanların en şereflisi Hz.Muhammed (a.s.m.)’ın, mübârek başına koyduğu ve insana en az 27 kat sevap kazandıran ve erkeğin zineti olarak vasıflandırılan meleklere ait giysimizle alay ediyorlar!.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Bunların hiçbirisi alay edilecek meselelerden değildir. Aksine gıpta ile kabullenilecek uhrevî değerde şeylerdir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Halbuki, Allah’ı inkarla hayvandan daha aşağı bir derekeye düşen insanın hali; evet, eğer alay edilecekse onunla edilmelidir. Sarhoş ve ayyaşlar, cemiyetin yüz karası kimselerdir; alay edilecekse onlarla edilmelidir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Faizci, karaborsacı, monopolcü, ihtikarcı; ticari hayatın en yaman hırsızlarıdır; alay edilecekse onlarla edilmelidir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Açık-saçıklık ve ahlâksızlığa gömülüp gidenler; iffet ve namuslarını pazara dökenlerdir, alay edilecekse onlarla edilmelidir.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Utanmazlığı alışkanlık haline getirip insanımıza telkin edenler ve neden utanılacağını, neden utanılmayacağını bilmediklerinden dolayı, dindar gençlerle alay ediyorlar. Ama bütün bunlara karşı onlara düşen “Ve iza merru billağvi merru kirâma” (Furkan, 25/72) esasına riâyet etmektir. Evet, onlar da, Kur’ân’ın tebcil ettiği bir cemaat olarak, o kendini bilmez, ne idüğü belirsizlerin yanından geçerken; âlicenabane, kerîmane tebessüm ederek geçmeli ve hakiki müslümanın gerçek ufkunu göstermelidirler. Alay eden kendi küçüklüğünü gösterirken, müslüman genç de ciddi, vakarlı ve tavrını hiç bozmadan, hâlâ da onların hidâyetini düşünen, böylece de Muhammedî bir yolda olduğunu gösteren bir eda ve bir üslupla kendine düşeni yapmalıdır. Çünkü sonunda herkes yaptığı şeylerle haşr ve neşr olacaktır. Bugün müslümanlarla alay edip gülenlere, o gün gülünecek; bugün alaya alınanlar ise, o gün Cenâb-ı Hakk’ın lütûf ve keremleriyle onurlandırılacaklardır. Şimşek gibi sıratı geçip, Firdevs cennetlerine de yine onlar ulaşacaktır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p align="left"&gt;&lt;span style="font-family:Verdana;color:#008000;"&gt;&lt;strong&gt;Rabbim, bu türlü taarruz, istihza ve alaylara maruz kalan günümüzün inanmış delikanlılarını, Din-i Mübin-i İslâm’da sabit kadem eylesin! Yıldırmasın, usandırmasın, bıktırmasın, geriye döndürmesin, sarsmasın ve sonuna kadar bu işi götürmede kendilerine güç ve kuvvet ihsan eylesin! (Amin)              [alıntı]&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-4328056328809531217?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/4328056328809531217/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/dindar-talebelerin-alay-edilme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4328056328809531217'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4328056328809531217'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/dindar-talebelerin-alay-edilme.html' title='DİNDAR TALEBELERİN ALAY EDİLME KORKUSUYLA MEYDANA GELEN EZİKLİĞİNİ NASIL TELAFÎ ETMELİYİZ?'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-2364404153532771971</id><published>2009-08-17T15:04:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T15:05:22.754-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öyle bir uykuya daldıkki'/><title type='text'>öyle bir uykuya daldıkki</title><content type='html'>&lt;b&gt;  Nuh (A.s) kavminden küfredenlerin elebaşıları;Biz seni kendimiz gibi bir insandan başka olarak görmüyoruz.Basit ve zahiri bir görüşle (sana uyan)en aşağı(gerici,yobaz,mürteci) tabakalarımızdan başkasının sana tabi oldunu da görmüyoruz.Sizin bize karşı bir üstünlüğünüzü dahi görmüyoruz.Biz sizi bilakis yalancılar sanıyoruz dedi(ler).(hud süresi)&lt;br /&gt;     Ey mümin kardeş! Bu ayeti kerimeyi çok dikkatle ve tekrar tekrar oku.Oku da namazını kılan,orucunu tutan,zekatını veren,haccını eda eden,anasına babasına hürmet eden,namusunu koruyan,elin namusuna göz dikmeyen,vatanını,milletini ve bütün varlığıyla mukaddesatı için gönlü çarpan,her halu karda iyilik yapmayı şiar edinen,kötülükden nefretle kaçan,evine,ailesine ve her haliyle dinine bağlı olan insanlara;gerici,yobaz,mürteci,eski kafa ve  emsali sözlerle tahkir eden kimselerin müşrikleri taklit ettiklerini iyi anla ve bil bilki,sen de bilmeyerek o hale girebilirsin.Küfrü ve kafirleri taklit edip, islamın hükümlerini yaşamadıkları gibi yaşayan imanlı kişileri ve amellerini çeşitli nedenlerle alay eden ve bir tarafdan da müslümanlıkdan dem vuranları,Mehmet Akif merhum şu mısralarla açıklamıştır.&lt;br /&gt;                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              Evet bütün beşerin hakkıdır beka emeli&lt;br /&gt;              Fakat bu hakkı ne taşdan ne leşten istemeli,&lt;br /&gt;              Eyvah beş on kafirin imanına kandık&lt;br /&gt;              öyle bir uykuya daldıkki,cehennemde uyandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 8px;font-size:78%;" &gt;&lt;span class="kitapismi"&gt;kaynak: İslam'a Sokulan Bidat ve Hurafeler&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-2364404153532771971?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/2364404153532771971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/oyle-bir-uykuya-daldkki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2364404153532771971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2364404153532771971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/oyle-bir-uykuya-daldkki.html' title='öyle bir uykuya daldıkki'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-5583539682203642617</id><published>2009-08-17T15:03:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T15:04:29.135-07:00</updated><title type='text'>Bir Bayan Niçin Kapanmak İstemez</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Dükkandayim. Telefon caldi, bir bayan okuyucu:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Merhabalar, Feyzullah Bey’le mi görüsüyorum?’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Evet, benim’. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Ben sizin bir okuyucunuzum. Bazi sorularim var, müsaitseniz görüsebilir miyiz?’, dedi. Adresi verdim ve ertesi gün geldi. Basi acik; ama makyajli degildi; acik da giyinmemisti. Önce hangi kitabimi okudugunu sordum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Komsumuzun cenazesi vardi. Ablam, sizin ‘Allah insana Ne demisti?’ adli kitabinizin Kabir bölümünü cenaze evinde okudu. Zaten atmosfer de buna müsaitti ve cogumuz agladik. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Ölümü ilk kez o an ensemde hissettim’ dedi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Kitaptan birkac soru yönelttikten sonra aile yapisindan bahsetti. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Dindar bir ailem var. Annem ve babam hacilar. Ablam kapali ve imam-Hatip mezunu. Ailemizde bir tek benim başim acik. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Okul falan var mi?’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Okul bitti. Su an bir muhasebecide calisiyorum.’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Aileniz demiyor mu, kizim neden kapanmiyorsun? Annen kapali, ablan kapali, yengen kapali… &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Demez olurlar mi! Her gün basimin etini yiyorlardi. Ama onlar da artik beni bu sekilde kabullendiler. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Aileniz, kizim neden kapanmayi düsünmüyorsun?’ dediginde nasil bir savunma yapiyordunuz?’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Kapanmam icin beni ikna edin kapanayim!’ dedim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Güzeeel… Nasil ikna etmeye calistilar? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Imam-Hatip mezunu ablam Nur Suresi 31. Ayeti okumami isteyip basörtüsünün farz oldugunu söylüyordu. Babam ise cevresinden utandigindan örtünmemi istiyordu. Annem, gelenek ve kültürümüzdeki örtünmemi istiyordu. Annem, gelenek ve kültürümüzdeki öneminden bahsediyordu. Digerler de benzer nasihatlerde bulunuyorlardi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Peki ablaniz bahsettiginiz ayeti okutmadan önce o ayetin sahibini tanitmaya calisti mi? Yani Allah`i… &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Yoo hayir! Zaten Allahà inandigimi biliyorlar. Basi acik olduguma bakmayin. Allah`a inanirim cok sükür. Ramazan oruclarini tutuyorum. O noktada problemin yok cok sükür. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Allah inancinizi ögrenebilir miyim? Yani Ayla Hanim nasil bir Allah`a inanir? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Ilk kez böyle bir soruyla karsilastigim icin doyurucu bir cevap veremem. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Rahat olun, bildiginiz kadariyla anlatin. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Allah`in var olduguna ve evreni yönettigine inaniyorum. Tüm her seyi o yaratti. Ve her seyin sahibi. Yarin herkes ölecek ve huzurunda toplanacaklar. Iyiler cennete, inanmayanlar de cehenneme gideceker… Ha bir de Allah tevbe edenleri bagislar. Rahmeti gazabini gecmistir. Simdilik aklima bunlar geldi. Hatirladikca söylerim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Bir yandan bacimizi dinlerken diger yandan da bacimizin ‘Allah-insan’ iliskisi bilgi zayifligini nasil gideririm diye düsünüyorum. Bacimizi bir anlik hayrete düsüren sok bir cümle söyledim: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Kapanmamakla haklisiniz! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Nee! Dedi. Önce dalga gectigimi zannetti. Gayet ciddi oldugumu vurgulayarak tekrar söyledim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Kapanmamakla haklisiniz Ayla Hanim! Ben olsam, ben de kapanmazdim’dedim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Fazla merakta birakmadan devamla; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Kapanmamakla Haklisiniz dedim, cünkü Allah inanciniz, ablanizin nasihati üslubu, babanizin cevresinden utandigindan örtünmemi istemesi ve annenizin geleneklerden bahsederek örtünmenden yana olmasi ikna edici degil. O sebeple ben olsaydim, ben de kapanmak istemezdim dedim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Bacimiz bu aciklamalarim sonrasi bu halini desteklemisim gibi algilamis olacagindan halinden memnun bir atmosfere girerek;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Kendilerine diyorum ama anlamiyorlar’ dedi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Kendisine fayda verecegine inandigim hayat hikayemden bir kesit sundum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Zamaninda imamlik yapmis babam; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;‘Namaz kilmazsaniz sizi evlatliktan reddederim diyerek gözümüzü korkuturdu. Bir hocanin evlatlari nasil olur da namaz kilmaz! Babam evde oldugu zaman kiliyorduk Hem de; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Kimin icin kildigimizi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Namazla Allah`a nasil mesaj ulastirdigimizi &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Nicin kilmamiz gerektigini bilmeden,, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Korkumuzdan kendisine de soramiyorduk: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Baba, namaz kilmak zorunda miyiz? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Allah nicin namaz kilmamizi isitiyor? Namazda nicin egilip kalkiyoruz. Türkcesini bile bilmediigimiz sureleri nicin okuyoruz? Vb…. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Yani hoca evladi olmak namaz kilamiz icin yeterli bir sebep degildi. Zaten cogu zaman da kilmiyordum. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Buradan su sonucu cikarabilirsiniz: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Babanizin, cevresinden cekinme sebebiyle örtünmek istememeniz dogal. Örtünmeniz icin iyi bir sebep degil. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Peki namaza ne zaman basladiniz?’ sorusunu bekliyordum zaten. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Aradan yillar gecti. Ama su soru kafama hep kurcaliyordu; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Namaz kilmak zorunda miyim. Allah, nicin namaz kilmami istiyor? Tabiri caizse kilacagim namazla Allah`a nasil bir mesaj ulastirmis olacagim… &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ya namaz kilacagim ve bundan da büyük bir mutluluk duyacagim ya da kilmayacagim ve hakli gerekcelerim olacak. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Namaz kilan bir insan, belki de farkinda olmadan; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Vaktinden fedakarlik yapiyor &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Uykunun en tatli anini feda ediyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Kimin icin olursa olsun, bir insan fedakarlik yapiyorsa mutlaka o sahsi ya seviyor ya da bir minnet borcu ödüyor. Yoksa ne diyor uykusundan olsunlar ki? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Bacimiz basi yerde ve hak verir gibi hafif hafif basini asagiyukari dogru salliyordu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Daha sonra ‘Allah-insan’ iliskisini kuvvetlendirecegine inandigim Kur’an’i incelemeye basladim. Kur’an’i, bana, Allah tarafindan gönderilmis özel bir mektup olarak algilamis olmam 1400 sene önce söylenen sözleri güncellemis oldum. Sanki yeni gönderilmis, Feyzullah`a özelmis gibi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ayetlerin basinda olan; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Ey insanlar! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Ey iman edenler! ‘Ey’den sonraki kelimelere adimi koyarak okumaya basladim. Yani &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Ey Feyzullah! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘De ki:…’ ile baslayan ayetleri de… &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- “Ey Muhammed, Feyzullah’a de ki, olarak algilayinca elimdeki Kuranin hemen arkasindan Allah varmis gibi varligini hissederek okumaya basladim. Cok sonralari ögrendigim Peygamberimizin bir sözü aklima gelmisken söyleyeyim: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- `Kim Allah ile konusmak istiyorsa, Kur’an okusun.’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Kendisine boyun egecegim varligi tanimam gerekir diye düsünüp Allah`in isim ve sifatlarinin tecellisini (yanisimasini) bedenimde ve dogada görmek icin esma-ül hüsna kitaplarini okumaya basladim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ve gördüm ki; Allah uyumuyor. Allah yarattiklarini basibos birakmiyor, Alah her ne an faaliyette. Allah yaratiklarini araliksiz besliyor. Araliksiz ikramlarda bulunuyor. Günah isleyen kullarini seytanin kucagina itmeyip, rahmet sifatini devreye koyarak tevbe kapisini gösteriyor. Hem de insani utandiricasina…. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Elimdeki bana özel mektubu karistirirken Allah’in seytanla olan diyalogu dikkatimi cekti: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;-‘….Onlarin dosdogru yolunda oturacagim. Ve cogunu sükredici olarak göremeyeceksin’(Araf,17) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Yani Feyzullah’la arana girecegim ve Feyzullah’a vermis oldugun ikramlari unutturacagim. Feyzullah da sana tesekkür etme ihtiyaci hissedemeyecek. Ikram etmeyen bir varliga nicin tesekkür edilsin ki? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Dikkatimi ceken nokta, seytanin; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;-‘Cogunu ibadet ediciler olarak göremeyeceksin!’dememesiydi. Ibadet kavrami yerine sükür kavramini koydu. Demek ki Allah, insanlarin kendisine sükretmesini istiyor diye düsündüm. Aklima hemen su soru geldi: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Acaba Allah`in insanlarin tesekkürüne (sükrüne) ihtiyaci mi var? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Hani az önce dedik ya, kim Allah’la konusmak istiyorsa, Kur’an okusun. Her seyi en ince ayrintisina kadar bilen Allah, yillar sonra Feyzullah’in aklina bu tür bir sorunun gelecegini bildigi icin cevabini geciktirmemis: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;“…..Sükreden ancak kendisi icin sükretmis olur, nankörlük edene gelince, o bilsin ki, Rabbimin hic bir seye ihtiyaci yoktur..’(Neml 40) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Su sorunun akla gelmemesi mümkün degil: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Bir insan, Allah’a nicin nasil tesekkür edecek? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Sorumuzun cevabini Allah’tan alalim: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;‘Dosdogrusu biz sizi yeryüzüne yerlestirdik ve orada gecim vasitalari verdik. Ne kadar da az sükrediyorsunuz.’ (Mü’minun, 78) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Düsünüyorum da sigara ictigim dönemde, sigara uzatildiginda, daha sigarayi almadan tesekkür ediyordum. Beni zehirleyene tesekkür ederken, Allah’a neden tesekkür etmeyeyim ki? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Allah’in insanlardan (ihtiyaci olmamasina ragmen) tesekkür beklemesi, sizce dogal degil mi? Dedim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ayla hanim: “Evet, mantikli…” deyince, konusmama devam ettim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Buna ikrama karsilik yapilacak tesekkürün seklini de herhalde kendisi belirler…&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Sizce? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Iste bu sebepten ‘namaza basladim, dedim. Daha sonra namaz kilmaya sekilleri ve Allahá nasil mesaj verdigimi Ayla Hanim’a anlattim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Kanimca, Ayla Hanim beni dinlerken namazim yerine basörtüyü koyarak bir kiyaslama yapiyordu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Icilen ikinci caydan sonra konu ister istemez basörtüsüne geldi. Ayla Hanim’in: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Sizce ben kapanmali miyim?’sorusunu iyi bir giristi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Tabi ki kapanmalisin ya da bak bu kadar konustuk, artik kapan’, demedim. Ayla Hanim ikna olmak istiyordu. Ben nasil namaz icin ikna olmussam, o da öylece ikna olmaliydi. Yoksa kapanmis olsaydi bile ya tam kapanmazdi, ya yanlis kapanirdi ya da kisa zaman sonra tekrar acilirdi ve tekrar kapanmasi da zorlasirdi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ayla Hanim’a Allah’in insan bedeni üzerindeki tasarruf yetkisini, yani insan bedeni üzerindeki söz hakkini bir sekilde ispat etmem gerekiyordu. Ispat ettigim an, Ayla Hanim’in kapanmaktan baska cikar yolu kalmayacakti. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ayla Hanim’a su misali anlattim: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Kapi önunde güzel bir arabamin oldugunu ve anahtari da üc sartla size emanet verdigimi düsünün. Sartlarim sunlar: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;1. – Istanbul disinda cikmayacaksiniz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;2. – Kimseye arabaya bindirmeyeceksiz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;3. – Gece 24.00’den sonra arabayi kullanmayacaksiniz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Bu üc sarti kabullendikten sonra; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Arabaya annemi alirim ya da cevre illere gitsem ne zarari var? Ayni gün dönerim ya da gece 02.00’ye kadar kullanmamin ne zarari var? Gibi sözleri söyleme hakkiniz olabilir mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ayla Hanim: ‘Olamaz tabii, Cünkü araba sizin,,,’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ben: ‘Eger arabanin bir tekeri ya da herhangi bir parcasi size ait olsaydi, sartlarimi begenmeyebilir ya da sartlarimi tekrar gözden gecirmemi isteme hakkiniz olurdu. Bana katiliyor musunuz? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ayla hanim: ‘Haklisiniz.’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ben: ‘Ya arabayi almayacaksiniz ya da sartlari kabul edeceksiniz’. Baska secenek yok ki! &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Size vermis oldugum bi misalden su sonuc cikar: Araba Feyzullah`indir ve emaneten verecegi kimselere istedigi sarti kosar. Kimse itiraz edemez, ek bir sart kosamaz ve sartlarin tam***** uymak zorundadir. Iki tanesini begenip de birini begenmeme lüksü olamaz. Katiliyormusunuz? Dedim. Derin düsüncelere dalan Ayla Hanim: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Galiba haklisiniz’dedi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Ozaman asil konumza gelebiliriz dedim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Simdilik konu basligimiz: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Allah`in insan bedeni üzerdeki Tasarruf Hakki &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Allah’a inanan, Allah`i sevmeye ve dediklerini yapmaya calisan bir insan olarak Allah’a bir soru yöneltiyorum: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Allahim! Bedenim kime ait? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Sana mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Anneme – babama mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Dogumda yardimci olan ebeye mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Eger bedenim bana aitse, ister ciplak gezerim, ister tepeden tirnaga kapanirim, ister böbregimi satarim, ister vücudumu jiletlerim, ister intihar ederim. Kimsenin karisma hakki olamaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Eger bedenimin tek sahibi annem ve babamsa kesinlikle onlara danismam gerekir. Onlar ne derse o olur. Olmak zorunda. Eger ebe hanima aitse ki degil, onu hic karistirmayalim. (Gülüsmeler yasandi). &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Eger bedenimiz tepeden tirnaga Allah’insa ( ki O’nun) kesinlikle söz hakki da O’nundur. Sartlari O belirler. Ayla Hanim’a dönüp; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Sizce insan bedeni kime ait ve sartlari kim belirler? Diye sordum. Derin düsüncelere dalan Ayla Hanim; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Allah’in ve O belirler’dedi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Emin misiniz’dedim. Sadece kafa salladi. Devam ettim konusmama…. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Allah’im! Bedenim tepeden tirnaga senin ve sen bu bedeni ölünceye kadar bana emanet etmissin. Emanetine ihanetlik etmek istemiyorum. Hangi sartlarla verdin? Diyorum. Sartlari sunlar: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;1. – Bedenine sulmetme (zarar verme). &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;2. – Diz ile göbek arasini ört. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Sartlari ögrendikten sonra tereddütsüz kabul ediyoruz. Akla söyle bir soru gelebilir: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Allah’im! Koydugun bu sartlarda cikari olan kim? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ben mi, Sen mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Tüm insanlar ciplak da gezseler, bedenlerine zarar verseler, Allah’a en ufak bir zarar veremezler ve degerini düsüremezler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ayni sekilde yine tüm insanlar kapansa ve Allah’in emir ve yasaklarini dört dörtlük dinleseler bile Allah’in degerini arttiramazlar. Degeri düsen ve artan ancak insanin kendisidir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Kalkmaya hazirlanan Ayla Hanim’a son söz olarak: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Siz de ayni sekilde Allah’a sorun: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Allah’im! Basörtüsü meselesinde cikari olan kim? Ben mi, Sen mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Cevabinizi en kisa zamanda bekliyorum dedim ve tesekkürlerini sunarak gitti. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Takriben yirmi gün sonra Kadiköyden Beyazitá gelirken minibüste cep telefonum caldi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Hayirli günler Feyzullah abi, ben Ayla,,, Hani dükkaninza gelmistim ya!’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Tamam, hatirladim, Nasilsiniz? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- Cok sükür daha iyiyim. Size müjdeli haberi vermek icin aradim. Ben kapandim ve namaza basladim’. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;O anki sevincimi bir ben, bir de Allah bilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Eger yarin müsaitseniz tekrar görüsmek isterim.’ &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Memnun olacagimi söyleyip telefonu kapadim ve: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Allah’im! Eger dedigin sekilde kapanmissa sana cok tesekkür ederim’, dedim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ertesi gün, geldi. Ayla Hanim gitmis, baska bir Ayla Hanim gelmis. Basörtüsünü o kadar s1ki baglamis ki, neredeyse boglacak. Bu kez nasil giyinmesi gerektigini konustuk. Okuyup kendisini gelistirmesi icin birkac kitap tavsiye ettim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Yirmi günü nasil gecirdigini sormadim. Ama o teker teker anlatti. Özetle;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Basimi örtmemi istemekte Allah hakliymis’dedi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Ben de; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;- ‘Yani dedim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt;Feyzullah Birışık&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-5583539682203642617?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/5583539682203642617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/bir-bayan-nicin-kapanmak-istemez.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5583539682203642617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5583539682203642617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/bir-bayan-nicin-kapanmak-istemez.html' title='Bir Bayan Niçin Kapanmak İstemez'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-7146056324303082317</id><published>2009-08-17T15:01:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T15:02:39.890-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ramazan'/><title type='text'>hoş geldin yüreğime</title><content type='html'>&lt;table style="height: 1505px;" border="0" cellpadding="1" cellspacing="1" width="562"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;&lt;span class="mty"&gt;Hoş geldin yüreğime!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;&lt;span class="mnb"&gt;&lt;p id="habermetin"&gt;Dün gece yine yapayalnız bir geceydi...&lt;br /&gt;Gökyüzünün beni mest eden her durumuna kendimi usul usul bıraktım ve yıldızlara bakarken, senin de beni düşündüğünü düşünmekte teselli aradım...&lt;br /&gt;öyle bir gece işte...&lt;br /&gt;Tenha, terli ve yalnız!&lt;br /&gt;Sana söylemiştim ya: Her gece, herkes kendi kendisiyle baş başadır; sadece orada yalan yoktur, riya yoktur ve gerçekte yalnız olup olmadığını sadece geceler fısıldar insana...&lt;br /&gt;Gece bin kez yalnız olmadığımı fısıldadı nedense. Meğer insan inandığını ne çabuk yaşarmış bilmeden, beklemeden.&lt;br /&gt;Tasavvur ediş bir oluşun gölgesinden ne çabuk ayırıyormuş kollarını.&lt;br /&gt;Nasıl özlemişim içselliğini, anlatmama imkân yok.&lt;br /&gt;İnan ki yok!&lt;br /&gt;Sana karşı duygularımı sıralamayı her denememde, sana hissettiklerimin binde biri tükenmeden, kelime hazinem tükeniyor.&lt;br /&gt;Yine de yüreğimi okuduğundan eminim. Yürek okunur mu diye sormazsın değil mi? Bilirsin, yürekler açılmamış kitaplardır. Sadece çok sevenler okuyabilir.&lt;br /&gt;Adam sen de! Bazen susmak, en güzel cümleleri kurmaktan daha güzeldir.&lt;br /&gt;Bazen de boğaz kilitlenir. Bir şeyler boğazında düğümlenir insanın. Sonra gözler dolar, eller terler, dudaklar titrer...&lt;br /&gt;Ağlama halidir. Bilirsin ben rahat ağlarım. “Erkekler ağlamaz”mış, lâf! Ağlamayı bilmeyen erkek, ölmüş duygular mezarlığına dönüşmüş demektir. Cesaret sert görüntü vermekte değil, içinden ağlamak geldiğinde ağlayabilmektedir. öyle olmasaydı Allah erkeklere gözyaşı vermezdi.&lt;br /&gt;Yine de çok, çok, çok özleyince, susmak en iyisi oluyor...&lt;br /&gt;En derin cümleler en narin nefeslerde soluk alıyor.&lt;br /&gt;çok özlemiştim seni gerçekten, çok!&lt;br /&gt;Her gece, saat yirmidörtlerde gökyüzüne bakar, sana iyi geceler dilerim sessiz nefeslerde. Derinden özlerim o saatlerde yine seni...&lt;br /&gt;Böyle içseller, seninle çimlerin üstünde oturmuş gibi yaparım.&lt;br /&gt;Dün gece, yine buğulu bir ilahi sesi gibi aktın kulaklarıma, gecenin dingin sessizliğini yırta yırta. Dikkat edince fark ettim ki, sahur davulu vuruyor.&lt;br /&gt;Her tokmak, “gafil” kafalara iner gibi!&lt;br /&gt;O gürültüde bile sevgi fısıltılarını duydum derinden. Anladım ki, sen de beni seviyorsun. Benim seni sevdiğim gibi mahcup, ürkek, sessiz seviyorsun.&lt;br /&gt;Mutluluk duydum. Sahur sonrasında tüm geceyi derin bir hasretle kollarıma alıp huzur içinde uyudum.&lt;br /&gt;Nasıl kıymetlisin bilsen, nasıl sevilensin, özlenensin.&lt;br /&gt;çok özlemiştim seni, çoook...&lt;br /&gt;Bu kez sana ulaşamayacağımı düşünüp korkmuştum. çabucak gelsin diye dualar etmiştim.&lt;br /&gt;Hoşgeldin, hoş geldin yüreğime! Artık isteyişlerimi suskunluklarıma emanet etmiyorum. Bağıra bağıra söylüyorum: “Ya Rabb, ramazan hürmetine!”&lt;br /&gt;çok hürmetlisin çoook!&lt;br /&gt;Hani geldiğinde yıllardan beri iftarına oturduğumuz eski yemek masası var ya, geçenlerde değiştirmek istediler yeni bir masayla, itiraz ettim. Yıllarla bütünleşmiş iftarlarımı “eski” diye sokağa attırır mıyım?&lt;br /&gt;Ne eski ramazanlar eskir, ne eski iftarlar, ne de eski iftar sofraları! Her şey hep böyle kalır aslında, olduğu gibi. Sevgilerimiz, duygularımız eskimedikçe onlarla ilişkili olan hiçbir şey eskimez! Sen hiç eskimezsin. Kokun sinmiş yüreklere. Bu yüzden seninle yaşadığımız hiçbir anı değiştirmeyeceğim.&lt;br /&gt;İyi ki geldin. İyi ki varsın. Yoksa günahlarımızla halimiz ne olurdu?&lt;br /&gt;İş çıkışı epey bir yürüdüm dün. Birden yağmur başladı. Sırılsıklam ıslandım. Yalnız olduğumu düşünen dostlar, eşlik etmek istediler, sağolsunlar.&lt;br /&gt;Kıs kıs güldüm.&lt;br /&gt;Seni görememişlerdi. Oysa yanımdaydın. Birlikte ıslanıyorduk Rabbimin rahmet serpintilerinde.&lt;br /&gt;Sonra yağmur dindi. Güneşe birlikte gülümsedik. O anda ne dualar ettim bilsen. Benden hoşnut olman için ne dualar ettim.&lt;br /&gt;O zaman yine seni özledim. Meğer insan çok sever ve isterse, yanında olanı bile özlermiş. Bunu dün fark ettim: Dün iş çıkışı ıslandıktan sonra açan güneşe birlikte gülümserken...&lt;br /&gt;Her hali her halimle özdeş sevgili, seni seviyorum. özlediğim, gözlediğim, özümsemeye çalıştığım dost, hoş geldin.&lt;br /&gt;Kızdırsam bile kızma olur mu? Duygusal yazarın duygu dünyasıdır de, üstünde durma. Seni cihana haykırmadığıma da aldırma sakın!&lt;br /&gt;Ben seni Allah'a anlattım. çünkü sen bana Allah’tan armağansın. Ben Allah’a söylediğimi, başka hiç kimseye söylemem. O bilsin yeter.&lt;br /&gt;Şu âlemde her zerreye söylemek istediklerimi bile sadece Allah’a söylerim ben.&lt;br /&gt;O anlasın yeter. Başkası umurumda bile değil!&lt;br /&gt;Beni sadece O'nun tasdiki ilgilendiriyor.&lt;br /&gt;Seni bana nasip eden de O.&lt;br /&gt;İyi ki geldin ey ramazan, hoş geldin!(Y.Bahadıroğlu]&lt;/p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-7146056324303082317?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/7146056324303082317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hos-geldin-yuregime.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7146056324303082317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7146056324303082317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hos-geldin-yuregime.html' title='hoş geldin yüreğime'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-5509658549059412194</id><published>2009-08-17T14:57:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T15:01:14.516-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocuklar'/><title type='text'>şimdiki çocuklar</title><content type='html'>&lt;p class="Manset" style="text-align: left;" align="left"&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana; letter-spacing: 0pt;" lang="EN-US"&gt;Yeni neslin gitgide nasıl da bozulduğunu tespit edebilmek ve gerekli önlemleri alabilmek için eski ve yeni çocukları genel itibari ile kıyaslayalım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden “&lt;i&gt;Anne rüyamda Efendimiz’i (a.s.) gördüm, öyle güzeldi ki&lt;/i&gt;” diyerek uyanan nur yüzlü yavrularımız varmış. Şimdiki çocuklar ise rüyasında Noel Baba’yı görüyorlar.&lt;span&gt;    &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden eshab-ı kiramın kahramanlıklarını dinleyerek yetişen çocuklar, İslâm kahramanlarına hayran olup onlar gibi olmak isterlermiş. Şimdiki çocuklar ise birer Deli Yürek, Polat Alemdar veya Miroğlu olma sevdasındalar.&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden anneler çocuklarını salâvatlar getirerek uyuturlarmış. Şimdiki çocuklar ise genellikle televizyon karşısında uyuyorlar. Eskiden çocuklar masal ve hikâye dinlerlermiş. Şimdiki çocuklar ise sihirli cadı gibi dizileri seyrediyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar Efendimize yazılmış naatler, kasideler ezberlerlermiş. Şimdiki çocuklar ise “şapur şupur beni ye” tarzı şarkıları ezberliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar odalarının duvarlarına besmele yazılı levhalar veya dini motiflerle süslü resimler asarlarmış. Şimdiki çocuklar ise topçu ve popçuların resimlerini asıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar parklara, bahçelere, yeşillik mesire yerlerine gezmeye giderlermiş. Şimdiki çocuklar ise internet kafelere ve bilardo salonlarına gidiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar evcilik oynarlarmış. Şimdiki çocuklar ise bilgisayar oyunları oynuyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar süt ve ayran içerlermiş. Şimdiki çocuklar ise kola ve diğer asitli içecekleri tercih ediyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden gizlice sigara içen çocuklar çok büyük bir suç işlediklerini düşünürlermiş. Şimdiki çocuklar ise uyuşturucu maddeler kullanabiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocukların en büyük suçları bardak, tabak veya ev eşyalarından birini kırmakmış. Şimdiki çocuklar ise hırsızlıktan kapkaça kadar her türlü suça alet olabiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocukların en büyük yalanları; bir tabak kırdıklarında “ben kırmadım” demekmiş. Şimdiki çocuklar ise en büyük suçları işleyip herkesi kandırabiliyorlar.&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar yalan söyleyince; yüzlerindeki kızarmadan belli olurmuş. Şimdiki çocuklar ise büyümüşte küçülmüş birer tiyatrocu gibiler. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar konuşmayı öğrendiği gibi susmayı da bilirlermiş. Şimdiki çocuklar ise anne babalarıyla laf yarışına giriyorlar.&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar anne babalarına “üf” bile demezlermiş, Şimdiki çocuklar ise anne babalarına bağırıp çağırıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar dede veya ninesinin kendisine verdiği leblebileri ve kuru üzümleri küçük kardeşleriyle paylaşmaktan zevk duyarlarmış. Şimdiki çocuklar ise cips ve krakerlerini kimse göremesin diye kapı arkasına saklanarak çar çabuk yiyorlar.&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar çarşıya çıktıklarında “anne babamızın parası bitmesin” diyerek hiçbir şey istemezlermiş. Şimdiki çocuklar ise her gördüklerini istiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar otobüslerde büyüklere yer verirlermiş. Şimdiki çocuklar ise yaşlıları görmezden gelerek camdan dışarıyı seyrediyor veya uyuma numarası yapıyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar birisi bir şey verdiği zaman almaktan çekinirlermiş. Şimdiki çocuklar ise “&lt;i&gt;akıl verme bana para ver”&lt;/i&gt; diyebilecek kadar ukala davranabiliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden dede ve nine çocukların yetişmesinde büyük rol oynarmış. Şimdiki çocuklar ise kırk yılın başı misafir gelen dede ve ninesiyle odasını bile paylaşmak istemiyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklara sofradayken tabaklarını sünnetlemeleri öğretilirmiş. Şimdiki çocuklar ise sandviçlerini yatakta veya televizyon karşısında yiyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar akşam ezanı okunmadan eve gelirlermiş. Şimdiki çocuklar ise gece yarısında eve geliyorlar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden çocuklar mahalledeki çiçekleri kopartmazlarmış. Şimdi ki çocuklar ise mahallenin başı boş kedi ve köpeklerinin kuyruklarını bile kesebiliyorlar. (Bizzat duydum) &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden anne babalar da farklıymış…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden anne babalar çocuklarına “&lt;i&gt;aman evladım imanlı olun, dünya imtihanınızı kazanın&lt;/i&gt;” derlermiş. Şimdi ise çocuklarını yarış atı gibi koşturan anne babalar “OKS’yi kazanamazsan sana bu yıl tatil matil yok” diyerek çocuklarını tehdit ediyorlar. &lt;span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden anneler çocuklarını dışarı gönderirken “kimseyle dövüşme” diye tembihlerlermiş. Şimdikiler ise çocuklarını döven çocuğu kendi elleriyle döverek mahalle kavgalarını tutuşturuyorlar.&lt;span&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;span style="color:#33cccc;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: Verdana;" lang="EN-US"&gt;Eskiden anne baba çocuklarına Hz Ali’nin “&lt;b&gt;Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum&lt;/b&gt;” vecizesini öğretir ve öğretmenlerine saygıda kusur etmemeleri gerektiğini öğütlerlermiş. Şimdiki çocuklar ise öğretmenlerine karşı her türlü saygısızlığı yapabiliyorlar.&lt;span&gt; ( A.Başar )&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-5509658549059412194?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/5509658549059412194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/simdiki-cocuklar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5509658549059412194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5509658549059412194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/simdiki-cocuklar.html' title='şimdiki çocuklar'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-64036903279781817</id><published>2009-08-17T14:56:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:57:22.378-07:00</updated><title type='text'>YARAMIZ VE YARA BANDIMIZ: GENÇLİK</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Delirmek üzere olan bir dosttan bahsederek başlıyoruz. Adamın adına gerek yok. Zeki… Zengin… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Yakışıklı… Emrinde 300’den fazla adam çalışıyor… Artık yaşamaktan başka hedefi kamlamış…&lt;br /&gt;Bir filmde geçebilecek, belki de hiç kullanılmayacak bir sekansa yerleştirelim bu beyzadenin yaşadıklarını … Akıbetimizden… En olumlu akıbetimizden… Varılacak muhtemel son noktadan… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;“35 yaşlarındaki bir genç adam; son model arabasıyla şirketine gelir. Geniş koridorlardan sakince, az sonra ölecekmişçesine sakince yürür, onlarca departman kapısından geçer, yüzlerce çalışanına bakar, bir ton bilgisayar, bir ton kağıt, bir ton ofis saçmalığının yanından geçer… Şirket sahibi olarak en güzel şekilde tanzim ettiği odasına girer &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;… Devasa zengin döşenmiş odasında misafirlerini oturttuğu o ceylan derisi koltuğa bırakıverir kendini… Hiç kıpırdamadan durur öylece… Bakış yönü koltuğunun önündeki, üzerinde küllük, değişik dekoratif süs eşyası ve dergilerin olduğu bir sehpadır. Ona uzun uzun bakar… Delirmiş gibi bakar… Adam, dedesini hatırlar… Dedesi, huzur demektir… Hatırladıkları; bir akşam vakti, ezanı dinlediği dizdir. Dedesinin dizi… Dedesi; dizinde yatırdığı torununa kara erik yedirmektedir. Erik sonrası ezan içirmektedir. Ezan sonrası abdest alan dede-torun beraberce namaz kılarlar…İstenen budur. Özlenen… Plazaların veremediği en önemli hayat, en anlamlı hayat kırıntıları… ” &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Her mevkiye geleceğiz, her başarıyı kazanacağız, istediğimiz her şeyi yapabilecek bir lüksümüz olacak; ama kalbimiz hep özleyecek… İsteyecek… Kaybettiğimiz her şeyi… Gerçekleştiremediğimiz gençliğimiz, hep çocukluğumuzun huzurlu dakikalarımızı özleyecek… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;2020 yılında belki de global bir sömürge olacak Türkiye’de çöplükleri yalayacak gençliğimizin bir bölümü…&lt;br /&gt;Yada sömürgeleştirilmiş ülkesinden hiç kompleks duymadan ruhunu satmakta beis görmeyeceği adi sokaklara satacak kendini…&lt;br /&gt;Bir zencinin güzel bir cevabı vardı, fakirlikle ilgili bir soruya karşılık: “Biz fakir değiliz, sadece paramız yok”… Fakir olmak… Parası olmamak… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;İki özgün kavram… İki özgün mana… Güzel… Acının yoğurduğu zenci gencin bu sözleri karşısında saygı duyuyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Katolik bir kadın mahkum kendine rasgele kitaplar getiren cezaevi yönetimini “Benim zihnim çöplük değildir. Okuyacağım kitabı ben seçerim” diye protesto etmişti.&lt;br /&gt;Bu iki örneği; seçebilme, reddedebilme, karar verebilme, özgüven sahibi olma ve benzeri kavramların insana, kendisini gerçekleştiren tüm bireylere nasıl bir hareket alanı sunduğunu anlatmak için verdim. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;“Bu toprakların genci, T.C kimliği taşıyan gençlik; ahh yaramız ve yara bandımız.” diye peşinde koştuğumuz, canına can kattığımız, gerçekleştirmeye çalıştığımız, harekete geçirmeye çalıştığımız, 200 yıldır kendinden zorla alınan özgüvenini kendisine tekrar sunmak istediğimiz gençlik; yani şu sokakta kızın poposunu cep telefonuyla çeken velet, kahvede kırmızı yediliye okey atmak için bekleyen genç, istikbali göklere bakarak arayan Mehmet, ninesinin kollarını kesip bileziğini çalan Cemil, hayatını sadece ve sadece bir spor gazetesindeki sıradan bir transfere sıkıştırmış İbrahim, kendisini her gün yabancı ellere veren Jale, her gün farklı kokulardaki kadınlardan tat alan Ahmet, üniversiteli öğrenci evlerinde zamanını katleden Hasan, porno dünyasının dehlizlerinde kaybolmuş çocuklarımız…&lt;br /&gt;“Popüler kültür” diye saçma bir kavrama iliştirilmiştir geleceğimiz, gençliğimiz; bizler nitelikli bir sancının ortasında kalmışızdır.&lt;br /&gt;Anlamakta zorlandığımız her tür siyasi ve kültürel manipulasyon kalbimizi delecekken, her gün ona doğru koşmadayız. Yangına… Büyük yangına… Büyümekte… Ateşin açlığı artmakta… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;İyice sıyrıldığımız dedemizin kalbi, iyice uzaklaştığımız “Selahaddin yüreğidir kurtuluşumuz” ama bunu göremeyiz. Belki asırlarca da toplum olarak göremeyeceğiz… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;“Reel politik” diye bir saçmalığa tutunan siyaset, “Aman şöyle desinler, böyle demesinler” diye kıvranan toplumsal davranışlar yumağının genel aptallık katsayısı vs… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;“Hayat; iman ve cihad’dır” anlayışından, “Hayat, para ve zevktir” uçurumuna koşan deli dolu vatan evlatları… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Kaybettiğimiz, kazanmak gibi bir kavrama yabancılaştığımız zamanın en berbat anlarında nefes alıyoruz; onurun, izzetin, şerefin ve adaletin başkenti; dünyanın başkenti İstanbul’da…&lt;br /&gt;Berbat bir bilgi çöplüğüne dönüşen küresel ekonomi, küresel medya üzerimize parçalanmış ruhları ve cesetleri atarken biz hep kurtuluş savaşını nasıl vereceğimizi düşünmeye çalışacağız, ama fırsat bulamadan “Kapital” saçmalığına tutunmuşlarla boğuşuyoruz… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Ey yaramız, ey yara bandımız!&lt;br /&gt;Siz!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Yeter artık diyebilecek güç ve sinerji her nerenizdeyse çıkarın?&lt;br /&gt;Dünya birkaç gün sonra sona erecek.&lt;br /&gt;Korkmayın kimse bir şey kaybetmiyor, kimse kazanmıyor bu rengi maviden kırmızıya dönüşen dünyada… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;“Gel, yapma, etme…” diye diye peşinde ömrümüzü tüketeceğimiz geleceğimiz, gençliğimiz….&lt;br /&gt;Sana seslenirken sözlerimizi hep doğaçlama söyleyeceğiz… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Bu, ikiyüzlülük konusunda ciddi aşama kaydetmiş toplumumuzda seninle yeni bir başlangıç, yeni devrimler, yeni savaşlar, yeni zaferler için çalışacağız… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Bırak elinden o saçmalıkları…&lt;br /&gt;O “ot” da ne öyle…&lt;br /&gt;Mayışmayalım… Diri duralım…&lt;br /&gt;Ey, cep telefonuna poposunu göstererek gezmeyi marifet zanneden geri zekalı kızlarımızın görüntülerini çeken genç çocuk!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Ey kırmızı yediliye bel bağlamış velet!&lt;br /&gt;Ey yabancı kollarda, adi ruhlarda dolanan güzel kız! &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Zaman doluyor…&lt;br /&gt;Yara kanıyor… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Kentlerimizde ruh kalmadı…&lt;br /&gt;Dünya kalp kiriz geçiriyor…&lt;br /&gt;Zamana çomak sokun…&lt;br /&gt;Hızlı koşun geleceğe…&lt;br /&gt;Tren kaçıyor… &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Kurtuluşa gelecekler için son çağrı…&lt;br /&gt;Yaramız ve yara bandımız…&lt;br /&gt;Kangrenimiz … Göz yaşlarımız… Kanımız… Canımız… Ruhumuz….&lt;br /&gt;Gençliğimiz…&lt;br /&gt;Sensiz hiçbir yola çıkamayacak ve gidemeyeceğiz…&lt;br /&gt;Sen de biz de öleceğiz bu aptallık cehenneminde…&lt;br /&gt;Gel, gidelim …&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;Kara erik yiyip, ezan içelim…&lt;br /&gt;Yerli mallara yaslanıp, kendimiz için iyi hayaller kuralım…&lt;br /&gt;Kendimiz için…&lt;br /&gt;Öbür dünyaya…&lt;br /&gt;“Biz fakir değiliz, sadece paramız yok…”&lt;br /&gt;Ama kocaman bir yüreğimiz var…&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008080;"&gt;İslam ARSLAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-64036903279781817?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/64036903279781817/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/yaramiz-ve-yara-bandimiz-genclik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/64036903279781817'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/64036903279781817'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/yaramiz-ve-yara-bandimiz-genclik.html' title='YARAMIZ VE YARA BANDIMIZ: GENÇLİK'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-1057177245428705634</id><published>2009-08-17T14:54:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:56:51.311-07:00</updated><title type='text'>Çocuklarını Kendi Elleriyle Mahvedenler</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Dünyada bizim gibi çocuklarının geleceğini karartan kaç ülke var bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey varsa; gelecek adına çocuklarımızın geleceğini karartıyoruz. &lt;/span&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Bu karatma işleminde gerek devlet olsun gerekse ebeveynler olsun elinden geleni ardına koymuyor!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Biz ebeveynler sanki çocuklarımızın dünyaya geliş gayelerinin “doktor olmak, mühendis olmak…” zannediyoruz. Etiketli bir mesleği, lüks bir evi ve arabası bir de bolca bir maaşı olunca o çocuğa bu dünyada her şeyi verdiğimizi düşünüyoruz.&lt;br /&gt;Peki ya bu çocuklarımızın mutluluğu, huzuru…?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Asıl vermek istediğimiz bu değil mi? Çocuğumuz mutsuzsa, huzursuzsa, tüm dünyaya sahip olsa bir ehemmiyeti kalır mı?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Mutlu ve huzurlu olduktan sonra, ayakkabı boyacısı olsa, sofrasında yediği bir parça kuru ekmek olsa çok şey mi kaybetmiş olur?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Biliyorum, içiniz burkularak evet diyorsunuz. Mutluluğuna lafınız yok ama sofrasının daha zengin, yaptığı işin daha karizmatik olmasını istiyorsunuz. Bunu istemek kadar doğal bir şey yok ve doğrusu da budur. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Yanlış olan; makam, mevki ve paranın mutlaka mutluluğu getireceği kanaatidir.&lt;br /&gt;Aslolan insanın huzurudur, mutluluğudur. Makam, mevki, para vs bu aslolana ulaşmak için birer araçtır.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Elde etmek istediğiniz şeyler için bir bedel ödersiniz. Bu, Allah’ın yeryüzüne koyduğu bir kanundur.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;İşte ben bu makam mevki ve paraya ulaşmak için ödediğimiz bedelleri konuşmak istiyorum:&lt;br /&gt;Ödediğimiz bedel; para, vakit, beden yorgunluğu vs ise problem yok zaten doğal olan da budur. Ama bu hedeflerinize ulaşmak için; sağlığınızı, huzurunuzu, ahlaki duruşunuzu, şahsiyetinizi bedel olarak ödüyorsanız yanlış yoldasınız. Daha işin başında kazanmayı umduğunuzu şeyi kaybetmişsiniz.&lt;br /&gt;Yıllarca, para için, makam için sağlığımızı, huzurumuzu, ailemizi feda ettik. Hedeflerine ulaşanlarımız neyi kaybettiğini anladı ve bunları geri almak için bu sefer de kazandığını geri harcamaya başladı ama nafile…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Kendi hayatımızda yaptığımız yanlışı göz göre göre çocuklarımıza yaptırıyoruz:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Çocuklar daha hayata gözlerini açmadan, sokakta oyunun tadına varmadan bir eğitim maratonuna sokuyoruz. Günün yarısı okulda diğer yarısı dershanede geçiyor. Sabahın köründe ya okula ya da dershaneye oradan öğlen vakti döner dönmez daha karnını doyurmadan elinde bir parça ekmekle diğer tarafa fırlıyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Ve yıllarca süren bu eğitimde çocuklarımıza öğretilenler; Fizik, kimya, matematik, türkçe vs. Hayat sadece bu derslerden mi ibaret? Erdemi, sorumluluk bilincini, sevgiyi kaçımız öğretiyoruz? Bunların diğer dersler kadar da mı bir önemi yok?&lt;br /&gt;Öyle veya şöyle çocuklarımız bir yere kapağı atıyorlar ve bir şeyler kazanıyorlar. Ama biz ebeveynlerin yanlışı bitmiyor. Çocuklarımız kazanıyor ama nasıl kazandıklarını sorgulamıyoruz. Helal kavramı bizim literatürümüzde yok artık. Çünkü bizim için ne kazanıldığı ve ne kadar kazanıldığı önemlidir. Kazancı elde ederken gidilen yolun meşruiyeti çok da önemli değildir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Ve kaçınılmaz son…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Varlık içinde yokluk. Kaybedilen kişilikler, daha fazla kazanmak için kula kulluklar, herkesi, elindekini alacak bir düşman olarak görmeler, ihanetler, huzursuzluklar, mutsuzluklar, psikolojik sorunlar ve belki de intihar…..&lt;br /&gt;Bu mu hayat? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Caddelere çıkın bir bakın: Gülen kaç insan görebileceksiniz. Yarınınızı teslim edebileceğiniz sorumluluk sahibi kaç genç görebileceksiniz?&lt;br /&gt;Eskiden insanlarımız daha fakirdi, araba gibi televizyon gibi hatta elektrik gibi teknolojik rahatları da yoktu. Ama bu günkü insanlardan çok daha mutluydular ve huzurluydular.&lt;br /&gt;Adeta lanetlenmiş bir topluluğa dönüştük:&lt;br /&gt;Paramız var fakat hala bir yerlere borçluyuz.&lt;br /&gt;Eğitim teknolojisi ve imkânlarımız, arttığı halde çocuklarımızın öğrendikleri kendilerine bir yarar sağlamıyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Arabalarımız var fakat insanlar arasında gidip gelmeler artık yok oldu.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Geniş evlerimiz, çeşit çeşit oturma guruplarımız, yemek salonlarımız ve yemek takımlarımız var fakat eve gelen misafirimiz yok…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Lütfen kendinizi sorgulayın, gittiğiniz yolu sorgulayın. Çocuklarınıza ne vermek istediğinizi sorgulayın. Çocuklarınız; herkesin nefret ettiği, kendisiyle ve toplumla çatışan bir cumhurbaşkanı, bir profesör, bir doktor veya mühendis olacağına, herkesin sevdiği, kendisiyle ve çevresiyle barışık sıradan bir meslek erbabı olsun daha iyi.&lt;br /&gt;Eskiden insanlar çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi.&lt;br /&gt;Lütfen sizde çocuklarınızı inançlarından, insanlıktan, erdemden, vefadan…uzaklaştırarak diri diri GÖMMEYİN..! &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 128, 128);"&gt;Veysel TEPELİ&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-1057177245428705634?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/1057177245428705634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/cocuklarn-kendi-elleriyle-mahvedenler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/1057177245428705634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/1057177245428705634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/cocuklarn-kendi-elleriyle-mahvedenler.html' title='Çocuklarını Kendi Elleriyle Mahvedenler'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-7156238327509664423</id><published>2009-08-17T14:52:00.002-07:00</published><updated>2009-08-17T14:53:47.918-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dinle Beni Yüreğim ...'/><title type='text'>Dinle Beni Yüreğim ...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt;Yüreğim acılara umut dağıtmak için çıkalım yola.......&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; ve şimdi bir gecede yürüyoruz....yıldızlar arkamızda... selamımız sevdalı yüreklere....bizim sözümüz sevmeyi bilenlere......gönlümüz baharda açan güllerle birlikte.....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; sevmeyi anlamak lazımdı anlatmaktan önce.......ama anlamadılar anlatanlar...sevgiyi bu dünyala sınırladılar....halbuki sevgi okadar küçükmüydü yüreğim dünya kadar basitmiydi.....hayır VALLAHİ hayır..eğer okadar basit olsaydı verilmezdi uğrunda canlar..eğer okadar basit olsaydı akmazdı gözden yaşlar....demekki sevginin öteside var...burdan gözükmeyen ama hissedilen.....vede sadece bunu sevenler hisseder..gerçek sevenler....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; gel yüreğim ŞİMDİ AŞIKLARDAN BAHSEDELİM ONLARIN HALLERİNDEN...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; AŞIKLAR gönülleri dolu insanlardı....derdin ya hep yüreğim bunlar çoook acı çekerler diye....ama gözlerinde hep bir pırıltı vardı...umut dağıtırlardı AŞIKLAR....onlar dünyala sınırlı değillerdi...buraya sığmazdı gönülleri.....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; hep el uzatırlardı düşmana bile...."gel derlerdi gel kardeşim bak gittiğin yol iyi değil..gittiğin yer senin için hayırlı değil..gel kardeşim bana yaptıkların önemli değil yaptıkların kendi zararınadır..gel kardeşim ne olur sende gel"hatta yüreğim AŞIKLAR kendilerini incitenlere bile dua ederlerdi.."RABBİM onları affet bilmiyorlar...onları cennetine alacak ameller nasib et...gerekirse RABBİM ben feda olayım..ama kimse cehenneme girmesin.."işte yüreğim bir AŞIĞIN duası böyleydi....onlar kendilerini düşünmezlerdiki....onlar öyle bir yüreğe sahiplerdiki yere ve göğe sığmazdı....onlar öyle bir aşkla dolmuşlardıki gece olunca kapanırlardı kimse görmesin diye.....ağlarlardı hiç durmadan....elleri açılmış RABBİNE ..başları önde ....seccadeleri hep ıslak olurdu...ama bunu kimse bilmezdi...sahibi biliyor ya yeterdi onlar için...geceye ışık olurdu elleri....sevdaya işaretti gönülleri....ve AHİRETTİ onların tek dertleri.....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; şimdi anladınmı yüreğim sen aşıklar diyarının kolay olmadığını.....AŞIK OLMANIN kolay olmadığını......AŞIKLIK ÖYLE BİR MESLEKTİKİ..TEK YOLDAŞIN GÖZYAŞIN...TEK SERMAYEN SEVDAN....TEK ÇAREN UMUDUN OLURDU....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; şimdi yüreğim hangi yola girdiğinin farkındasın dimi.....ikimiz daha yolun başındayız...elbet bizi incitcekler,kanatcaklar,acıtcaklar...ama biz bunlara tebessümle devam etmeliyiz....bizi uçuruma itenlere el uzatıp GEL KARDEŞİM diyebilmeliyiz..... bilmeliyizki yüreğim SEVENİ SEVEN MUHAKKAK VARDIR.....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; aslında biz buraya ait değiliz yüreğim...burada geçici bir misafiriz...ve söyle yüreğim hangi misafir az kalcağı yerde birini incitir.....değermi yaniii...BİZDE BURDA MİSAFİRSEK BU TELAŞ NİYE...KISACIK DÜNYA İÇİN BU BAĞRIŞ NİYE....SÖYLE YÜREĞİM BANA NOKTA KADAR BİR MENFAAT İÇİN VİRGÜL GİBİ EĞRİLMEYE DEĞER Mİ..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; yüreğim dikenli olur sevda yolları....kanarsın çoğu zaman.....hasret olur umudun sana yalnız kalırsın çoğu zaman...ama yüreğim şunu hiç unutma YALNIZDA KALSAN,HEP KANASAN BİLKİ BU YOLDA DEĞER YÜREĞİM İNAN DEĞER...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; biz zaten sevgini ürünüyüz...RABBİM sevdi bizi ilk önce sevdiki bizi yarattı..sevdiki bizim için cenneti var etti...ve biz yüreğim YARADAN BİZİ SEVERKEN BİZ NASIL OLURDA SEVGİMİZİ GİZLERİZ..SEVELİM YÜREĞİM SINIRSIZCA ,SONSUZCA VE YÜREKLİCEEE..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; ve yüreğim yine gitme zamanı.....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;color:#339966;" &gt; şimdi güneşi alıp arkamıza yola çıkalım yüreğim..sevda misali devemizide alarak...ve aşk ipine sımsıkı tutunarak...çıkalım yüreğim sabah olmadan...şehir uyanmadan...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-7156238327509664423?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/7156238327509664423/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/dinle-beni-yuregim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7156238327509664423'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7156238327509664423'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/dinle-beni-yuregim.html' title='Dinle Beni Yüreğim ...'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-49464901348769591</id><published>2009-08-17T14:52:00.001-07:00</published><updated>2009-08-17T14:52:43.414-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='NEREYE GİDİYORUZ...'/><title type='text'>NEREYE GİDİYORUZ...</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;Zaman çok boşa geçiyo dünyanın sahte büyüsüne kendimizi kaptırmış gidiyoruz ne değer yargımız kalmış ne de iman.Sona gelmişiz ama farkında bile deyiliz yaşantılarımız sadece biraz kaos tek derdimiz maddiyat ve gösteriş. Dostluklar bitmiş çıkar ve sahte tebessümler almış yerini, gözleri ve kalpleri haram bürümüş. Attığımız her adım günaha dönüşmüş birbirimize haram yolları hoş gösterip önerir olmuşuz. Ama ne yazıkki her şeyin farkında olduğumuz halde hiç bir şeyin farkında deyilmişiz gibi davranıyoruz dini duygular sadece dini terimler olmuş nereye gidiyoruz ve gerçekten bunun için mi geldik geliş amacımıza ne kadar uyğun yaşıyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;     &lt;/span&gt;Acaba Allah sadece dara düştüğümüzde anmak için mi var.yoksa isteklerimizi karşılamak için zaman zaman ona yaptığımız duygu sömürüleri için mi .Ne zaman uyanıcaz bu sahte rüyadan .Acaba uyandığımızda çok mu geç kalmış olucaz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;     &lt;/span&gt;Yoksa uyanmadan mı bitecek bu rüya.İçine sıkıştığımız hareket dahi edemediğimiz bu düzeni biz mi istiyoruz yani günahın ve küfrün gönüllü askerlerimiyiz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;     &lt;/span&gt;Günümüzün yüzbin de kaçını geliş amacımıza uygun geçiriyoruz.Hiç bi zaman dolduramadığımız içimizdeki boşluğun gerçekte iman boşluğu olduğunu bildiğimiz halde neden bunun farkında deyilmiş gibi yaşıyoruz.Kendimiz bu kadar boşluk içindeyken ne hakla çok rahatlıkla başkalarını yargılayıp yerden yere vuruyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;      &lt;/span&gt;Ne zaman kendimiz olucaz.Yaşlanıp bizim için her şeyin artık boş olduğunu ve sonun çok yakın olduğunu hissettigimizde mi.Bu sizcede çok geç olmaz mı .O zaman neden bekliyoruz yoksa hala kendi kendimizi avutmamız devammı ediyo.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;     &lt;/span&gt;Hepimizin korkuları var.Ama asıl korkmamız gerekenden korkmuyoruz, hepimizin sekdikleri var ama asıl sevmemiz gerekeni sevmiyoruz o bize yaklaştıkça biz kaçıyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;     &lt;/span&gt;Kalbimizde kalan o yumuşaklığın tamamını söküp almadan hala şansımız varken ve başımıza bi felaket gelmeden neden af dileyip sana döndük gerçeği gördük demiyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;     &lt;/span&gt;Yoksa yaptıklarımızdan mı utanıyoruz.Onun bizi affetmeyeceğinimi düşünüyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;Hayır emin olun o sizi ve beni bütün hatalarımıza rağmen hala çok seviyo ve bizden pişman olduğumuzu gösterecek şeyler bekliyo.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;     &lt;/span&gt;Ne kadar küçük çıkarlarımız için onu unutsakta o bizi asla bi saniye bile unutmadı ve hala bizde umudu var.ama ne yazık ki biz gene nankör olmaya devam ediyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;    &lt;/span&gt;Hayatımızı kendimiz yönettiğimizi zannedip kazandıklarımızın, aklımızın ve güzelliğimizin kendi kabiliyetimiz ve becerimiz olduğunu zannediyoruz.Bize verilen rızkın yaratanla hiçbir ilgisi yokmuş gibi davranıyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;    &lt;/span&gt;Hiçbir peygamberin ve patişahın yaşamadığı lüksü yaşıyoruz .kışın ortasın da yaz meyvesi yazın ortasında kış meyvesi bulabiliyoruz .sıcak yuvalarımız eşlerimiz çocuklarımız var.istediğimizi istediğimiz saatte yiyip içiyoruz.Ama bunları bize sağlayana şükür bile etmiyoruz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;    &lt;/span&gt;Ne olduda bu kadar kör ve nankör olduk.neden hayallerimizi hep dünya süslüyo yoksa cennete ve cehenneme olan inancımızı mı kaybettik.Bize nelerin günah nelerin sevap olduğu öğretilmedimi .ya da dünya gerçekleri unutturacak kadar tatlımı geldi &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;b&gt;&lt;span&gt;    &lt;/span&gt;Bence artık karar vermemizin zamanı geldi mi    .......  (ALINTI)&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-49464901348769591?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/49464901348769591/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/nereye-gidiyoruz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/49464901348769591'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/49464901348769591'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/nereye-gidiyoruz.html' title='NEREYE GİDİYORUZ...'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-4774384035128649976</id><published>2009-08-17T14:50:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:51:51.050-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='namaz'/><title type='text'>Namazın önemi</title><content type='html'>&lt;table align="center" border="0" cellpadding="4" cellspacing="4" width="405"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td valign="top"&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;Hz. Ömer b. el-Hattâb şöyle anlatıyor: "Bir gün Allah'ın Resulü�nün yanında idik. Beyaz elbiseli, siyah saçlı bir adam çıkageldi. Üzerinde yolculuk izi yoktu, ama hiçbirimiz kendisini tanımıyorduk.&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt; &lt;tr&gt;&lt;td colspan="2"&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; Hz. Peygamber'in önünde diz çöküp oturdu. Dizlerini onun dizlerine dayadı. Ellerini de Allah'ın Rasûlü'nün dizlerinin üzerine koyup sordu: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;"&lt;b&gt;- İslâm nedir? Bana  anlat" &lt;/b&gt;Allah'ın Resulu cevap verdi: &lt;b&gt;"-İslâm Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in, Allah'ın elçisi olduğuna inanman, namaz kılman, zekât vermen, Ramazan orucunu tutman, gücün yeterse Hacca gitmendir&lt;/b&gt;" &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;Bu sorulardan sonra iman ve ihsan hakkında sorular sordu ve cevaplar aldı. Bu sorulardan sonra kıyamet alâmetlerini de soran adam kalkıp gitti. Arkasından baktılar, hemen ortadan kaybolmuştu. O'nun kim olduğunu merak eden ashâb-ı kirama Allah Resulu şöyle buyurdu: "&lt;b&gt;-  O Cebrail idi, size dininizi öğretmek için geldi.&lt;/b&gt;" (Buhâri, İman, 37;  Müslim, İman, 13.)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;Rasülullah Sallallahu Aleyhi Vesellem İslam�ın şartlarını sayarken ilk önce kelime-i şehadeti sonra namazı sayıyor. Buradan anlıyoruz ki namaz bu dinin direğidir. Namazsız bir Müslüman olamaz. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;Eğer bir kişi sabah Müslüman olmuşsa öğle namazına kadar namazı öğrenmek zorundadır. İslam ile şereflenen bir kişi vakit geçirmeden namazı öğrenmeli kurtuluşa, felaha çağıran ezanın çağrısına hemen cevap vermelidir. Çünkü kişinin namazı onun Müslümanlığının ispatıdır. Bir insan hayata veda ettiğinde eğer cami cemaatine devam eden biriyse onun Müslüman olduğuna şahadet edilir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;Eğer bir kimse namazı  terk ederse Rasülullah Sallallahu  Aleyhi Vesellem�in şu hitabına maruz kalır. &lt;b&gt;"Namazı terkedenin İslam'dan  hiçbir nasibi yoktur" &lt;/b&gt;(Hakim).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;Rahmet peygamberine  ümmetini nasıl tanıyacağı soruluyor:&lt;br /&gt;��Ümmetinden henüz gelmemiş olanları nasıl tanıyacaksın ey Allâh�ın Rasûlü?� dediler. Peygamber Efendimiz -aleyhissalâtü vesselâm-:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;��Bir adamın alnı ve ayakları ak olan bir atı olduğunu düşünün. Adam bu atını, hepsi de simsiyah olan bir at sürüsü içinde tanıyamaz mı?�&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;��Evet, tanır ey Allâh�ın Rasûlü!� dediler. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:&lt;br /&gt;&lt;b&gt;��İşte  onlar da abdestten dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları parlak olarak  geleceklerdir.�&lt;/b&gt; (Müslim,  Tahâret 39, Fedâil 26)&lt;/span&gt; diye  sordu. Sahâbe:&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; Aklı başında olan hiçbir Müslüman Peygamber (a.s)�ın kıyamet günü kendini tanımamasını istemezdi. Herhalde böyle bir şey Müslüman bir insan için en büyük ceza olurdu. Ellerimizin ve ayaklarımızın parlamadığı halde o gün, nasıl olurda &lt;b&gt;�Ey Allah�ın resulü ben de senin ümmetinim�&lt;/b&gt; diyebiliriz.  Ellerimizde ve ayaklarımızda Müslümanlık emareleri bulunmadan hangi yüzle bu emareleri taşıyan Müslümanlar arasına katılacağız. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;Namazın önemi anlamaya çalışırken namazın hayata bu kadar sık nüfuz etmesini de düşünmek gerekiyor. İnsanoğlundan her gün, yaratanın karşısına çıkıp ibadet etmesi isteniyor. Bu kadar sık çağırılışın hikmeti birazda insan kalbinin kaymalara açık olmasından kaynaklanıyor olsa gerektir. Gün içinde defalarca pusulası bozulan insan, her namaz vaktinde yeniden İslam�a kuruluyor. Hakka yönlendiriliyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; Bu huzura sık geliş ve zamana verilen önem insanı disipline ediyor. İnsan, sürekli namaz saatlerini takip ediyor. Namaz, gün içinde belirli vakitlerde ve saatleri sürekli değişen bir ibadet. Bu durum bizi zamana karşı uyanık olmaya ve akıp giden zamanın ruhunu yakalamaya çağırıyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; Kişi bir sıkıntıya düştüğü  zaman Allah�tan onun istediği şekilde yardım isteyebiliyor. &lt;b&gt;�Ey İman edenler! Sabır ve namaz ile  (Allah�tan) yardım isteyin! Şüphe yok ki Allah, sabredenlerle beraberdir.� &lt;/b&gt;(Bakara  suresi, 153.) &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; Namaz kılan insanları Allah  Teâlâ kötülüklerden koruyor.  &lt;b&gt;��muhakkak ki namaz,  hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar.�&lt;/b&gt; (  Ankebut, 29/ 45)&lt;br /&gt;Günümüzde  namaz ibadeti sanki isteğe bağlı bir ibadet gibi algılanıyor. Toplum, &lt;b&gt;�Namaz kılarsan iyi olur. Kılmasan da pek bir  şey olmaz.�&lt;/b&gt; Diye bir hava veriyor insana. Hâlbuki Rasülullah  Sallallahu Aleyhi Vesellem zamanında Müslüman olup da O'nun&lt;b&gt; �Sen namazdan muafsın� &lt;/b&gt;dediği hiç  kimse yok. Bu ruhsat ölümcül hastalara bile verilmemiş. Hiç kimsenin  böyle bir hakkı olmaz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; İslam bize uymuyordu da biz onu kendimize mi uydurduk? Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem zamanında münafıklar bile namaz kılıyordu. Çünkü namaz Müslüman olanla olmayanı birbirinden en önemli göstergeydi. Onlar Müslüman gibi görünmek için namaz kılıyorlardı.&lt;br /&gt;Ben şimdi Müslümanların kime benzemek için namazı  terk ettiklerini anlamaya çalışıyorum. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt;&lt;b&gt;�Hevasını (kötü duygularını) ilah edinen ve Allah'ın saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürlediği, gözünün üstüne de perde çektiği kimseyi gördün mü?�(Casiye,&lt;em&gt;23) &lt;/em&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; Dua edelim de bu ayetin muhatabı biz olmayalım. Yoksa  maazallah gideceğimiz yer çok fena bir yer olur. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; İnsanları namaza davet  ettiğinizde zaman zaman şöyle bahaneler ortaya atarlar. &lt;b&gt;�Ben öyle namaz kılanlar biliyorum ki�� &lt;/b&gt;diye başlayan ve Müslüman�a yakışmayacak ameller sıralanır. Her nedense beş vakit namaz kılıp da örnek yaşayan Müslümanlar ve Allahın peygamberi hatırlanmaz. Biz yanlışımı örnek alacağız, yoksa doğruyu mu? &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#800000;"&gt; Rasülullah  Sallallahu Aleyhi Vesellem�in Namazın  önemini ifade eden başka bir hadis de şöyledir: &lt;b&gt;"Kulun, Kıyamet gününde ilk hesaba çekileceği şey namazıdır. Eğer -bu hesabı- düzgünse diğer ameli de düzelir; yok, bu -hesabı- fasit olursa, diğerleri de fasit olur." (Taberani)       &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="yazar"  style="color:#800000;"&gt;İkrime FIRAT(namazzamani)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-4774384035128649976?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/4774384035128649976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/namazn-onemi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4774384035128649976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4774384035128649976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/namazn-onemi.html' title='Namazın önemi'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-7175306816182867266</id><published>2009-08-17T14:48:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:50:10.387-07:00</updated><title type='text'>Gençliğimizin kıymetini bilmeliyiz...</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Toplumumuzun bugün geçirmekte olduğu hızlı sosyal değişim, sahip olduğumuz değerlerde de yıpranmayı beraberinde getirmekte. Yaşadığımız bu yıpranmanın bir sonucu olarak görüyoruz ki, fertlerin birbirleri ile olan ilişkileri, diyalogları değişiyor. Ahlâki değerler bozuluyor. Dün büyük tepkilerle karşılanabilecek çoğu durumlar, artık normal kabul ediliyor. İnsanları bir arada tutan dinî ve millî bağlar zayıflıyor. Özellikle yeni nesiller büyük bir ahlâki çöküntüyle karşı karşıya. Herkesin bir şeylerden şikayetçi durumda olması, yaşanan değişimin ters istikamette olduğunun bir göstergesi değil mi?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Uzun tahliller yapmaya gerek yok. Eğer yeni nesiller, bizi biz yapan değer ölçülerinden uzak tutulursa, başka nasıl bir tablo hayal edebiliriz ki? Eğer bir milletin öz değerleriyle kendisi arasında perde varsa, elbette başka toplumların kültür ve değerleri akacak; bu da ister istemez rahatsızlığa sebep olacak. Özellikle toplumun dinamik gücü olan gençliğin dininden koparılması, yeterli din eğitimi verilmemesi veya yanlış temeller üzerine kurulması, yeni nesillerin yabancı kültürlerin tahakkümüyle başbaşa bırakılması demektir. Hiç şüphesiz bu konuda asıl vazife ailelerindir. Küçük yaştan itibaren aile içinde doğru metodlarla verilmiş dinî eğitim, sadece mukaddesatını tanıyan bir gençlik yetiştirmekle kalmaz, aynı zamanda sağlam bir şahsiyet ve karakter oluşumuna da önemli katkılar sağlar. Küçük yaşlardan itibaren cami ve cemaate sıklıkla katılarak, evinde mübarek gün ve gecelerde manevi bir atmosfer yaşayarak ibadetleri taklit eden bir çocuk, gençliğinde dininin gereklerini hakikatine uygun bir şekilde yaşamaya başlayacaktır. Aile içinde bu görgü ve eğitimi alan gencin, karşılaşacağı yanlış zorlama ve yönlendirmelere karşı direnmesi de daha kolaydır. Ama çocukluğunda bu şansı yakalayamamış bir insan için, sonraki dönemler elbette çok daha zor olacaktır. İnsanın en heyecanlı ve dinamik olduğu zamanın gençlik yılları olması, bu dönemde yanlışlara düşme ihtimalini doğrudan arttırır. Dolayısıyla, sürekli eleştirip suçlayarak gençleri kendimizden koparmak yerine, en uygun araç ve üslubu kullanarak doğru ve güzel olana yöneltmek durumundayız. Esasen terbiye çocukluk çağında başlar. Sonrasında ise daha çok okul ve toplum yönlendirir.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Diğer taraftan, Fahr-i Cihan A.S. Efendimiz’in “el-emin” sıfatını, nübüvvet vazifesinden çok önce, genç yaşlarında kazanmış olması, ortam nasıl olursa olsun genç yaşlarda üstün vasıflar kazanılabileceğine bir işarettir. Günümüzde her yanlışta yalnızca ortamı suçlu bulan anlayış doğru değildir. Ortam elbette yönlendiricidir, fakat insanoğlunun kendi azmi ve iradesi de vardır. Allah Rasulü A.S.’ın hayatından örneklerle devam edersek, O’nun genç yaşta, yaşlı insanların oluşturduğu “Hılfu’l-Fudul” yani Faziletlerin Korunması Cemiyeti’nin üyesi olması, gençlerin toplum içinde hayırlara vesile olmasının yöntemi hakkında ipuçları sağlar. Demek ki gençlerimiz, hayır amaçlı oluşumların içinde yer almalı, yetişkinler de buna fırsat sağlamalıdır. Yine Asr-ı Saadet'teki cami ve cemaat anlayışı da çarpıcı misallerdendir. Mescid-i Nebevî’nin bir köşesinde bulunan Ehl-i Suffe'deki gençlerin, o çağda Allah’ın Dini’nin yayılmasında ve yaşanmasında büyük katkılar sağlaması dikkat çekicidir. Oysa bugüne geldiğimizde, yetişkinlerimiz camiye gelen gence tahammülsüzlük göstermekte. Namazdaki bir kusurundan dolayı acımasızca eleştirmekte. Gençleri ön saflara bir türlü yakıştıramamakta.  Çocukları ve gençleri eğitirken, onlarla münasebet kurarken, en mükemmel insan Allah Rasulü A.S. örnek alınmalıdır. Zira Rabbimiz, “Andolsun ki Rasulullah'da sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için mükemmel örnek vardır." buyuruyor.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Allah Rasulü A.S.’ın çocuklara bile selam verdiği, onlarla usanmadan oyunlar oynadığı, namazda omuzuna çıktıklarında düşmesinler diye secdeyi uzattıkça uzattığı biliniyor. Biz bugün çocuklarımızın seccademizin önünden geçmelerini bile cezalandırırken, onları sürekli kısıtlayıp baskı altında tutarken, sahi, Allah Rasulü’nü örnek mi almış oluyoruz?&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;O, onsekiz yaşındaki Usame b. Zeyd R.A.’ı ordunun başına komutan tayin ederken, çocuk yaşlarından itibaren Hz. Ali R.A.’a önemli görevler verirken gençlere güveniyor; sahip oldukları meziyetleri ve dinamizmi hayata geçirmelerine ortam hazırlıyordu. Genellikle yapıldığı üzere, gençleri hep potansiyel suçlu gibi görerek, acımasız eleştirilerle hırpalıyarak, onlara asla güvenmeyerek, elbette Peygamber örnek alınmış olmaz. Hepimizin bildiği bir hakikatı hatırlamakta fayda var: 12-15 yaşlarında, büluğa ermiş bir insanı Cenab-ı Allah tam bir birey olarak kabul ediyor. Ama günümüz yetişkinleri 17-18 yaşındaki genci neredeyse muhatap kabul etmiyor. Üstünlük yaşla değil, sahip olunan fazilet ve takva iledir. Tabii ki genç insan da takva ve fazilet sahibi olabilir. Nitekim Mukaddes Kitabımız’a baktığımızda, zulmün karşısında adaletin, bâtılın karşısında hakkın  sesi olmuş gençler görürüz. Ashab-ı Kehf’i bilirsiniz. Karanlık ruhlu kral Dakyanus'a karşı iman ve azimle mücadele vererek bir mağaraya sığınmayı, saray zevk ü sefasına tercih eden Ashab-ı Kehf, yedi gençten ibaret idi. İslâm’ın o zorlu yıllarında da gençleri görürüz. Hz. Ali R.A., İslâm’ın sancaktarlığını yaparken, Fahr-i Alem A.S.’ın hicretinde O'nun yatağına yatarak canını feda etmeye hazırlanırken bir gençti. Gençliğin medarı iftiharı bir genç... O genç, risaletten sonra velâyetin sultanı, mana aleminin ummanı oldu, Allah'ın Arslanı diye adlandırıldı.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Genç bir köle iken Hak Din’le müşerref olan, bütün eza ve cefalara rağmen “ehad” diye haykırmaktan vaz geçmeyen müezzinlerin seyyidi Hz. Bilal-i Habeşî R.A. da bir gençti. Çok zengin ve narin biri iken, İslâm’la şereflendikten sonra türlü işkencelere maruz kalmış, Uhud'da sancağı taşırken Rasulullah A.S.’ı koruma uğrunda şehid edilen Mus'ab bin Umeyr R.A. da bir gençti. Yirmibir yaşında İstanbul'u fethederek Allah'ın Habibi A.S.’ın övgüsüne mazhar olan Fatih Sultan Mehmed Han, İlâ-yı Kelimetullah uğruna nice fetihler yapan Yıldırım Beyazıd, Yavuz, Kanunî, hepsi birer gençtiler.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;&lt;strong&gt;Bu örnekleri verirken bir gerçeği gözden kaçırmak, özlediğimiz gençliği anlayamamak, hiç kavrayamamak olur. Bu gerçek şudur: Her örnek gencin hamurunda, kâmil bir terbiyeci, ilmiyle âmil rabbanî alimler ve Allah dostlarının mayası vardır. Onlardaki fevkalâdeliği, mükemmelliği, her biri gönül mimarı olan mana aleminin erlerinde aramak gerekir. Bu ince noktayı göz ardı etmek, bir esere hayran olunduğu halde, o eseri meydana getiren sanatkârı görememek, sezememek demektir. Asr-ı Saadet’te bu manevi otorite bizzat Habib-i Kibriya’dır. Osman Gazi’de Şeyh Edebali, Yunus'da Taptuk Emre, II. Murad'da Hacı Bayram-ı Veli, Fatih'de Akşemseddin'dir. Her devirde hak ve hakikata susamış gençlik, günümüzde de fıtratının meyline uyarak büyük bir iştiyakla iyiyi-güzeli arayış içindedir. Bu arayış, hiç şüphesiz ki gönül erbabı manevi mimarların elinde gerçek olgunluğuna ulaşacaktır. Aslında bugün aranan mana otoritesini kuracak olanlar, kâmil şahsiyetlerdir. İnsanlığı ihya edecek ruh ve manayı, cihanı nurlandıracak mesajı işte bu kâmil insanlar sunmaktadırlar. Unutulmasın ki bu alem boş değildir. Hak ve hakikat onların şahsında temsil edilmiştir ve kıyamete kadar da bu temsiliyet devam edecektir. Hakiki olan dava her zaman taze ve gençtir. Genç dava ise her zaman ve her yerde genç insanı fethetmeye devam edecek.&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;Allah’ın selamı üzerinize olsun.&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 0);"&gt;Muhammed Saki Erol (k.s)&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-7175306816182867266?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/7175306816182867266/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/gencligimizin-kymetini-bilmeliyiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7175306816182867266'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7175306816182867266'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/gencligimizin-kymetini-bilmeliyiz.html' title='Gençliğimizin kıymetini bilmeliyiz...'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-3981908824128723040</id><published>2009-08-17T14:46:00.002-07:00</published><updated>2009-08-17T14:47:36.986-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ağla Nefsim Ağla'/><title type='text'>Ağla Nefsim Ağla</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ağla bu gece ey nefsim. Ağlayacak neyin mi var? Neyin yok ki? Ağlamaya sebep mi ararsın ey nefis. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla o zaman, herşeye bulduğun o vakti, namazlarına bulamadığın için ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, her gece 8-10 saat keyfince uyuyup da, seni yalnızca Rabb’inin göreceği bir vakitte, riyadan uzak, gecenin en koyu bir zamanında duasız gecelerine ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, ağzından çıkanı kulağının duymadığı zamanlarda, kırdığın kalplere ağla. ‘İyiliği emredip, kötülükten sakındırmakla’ görevli olan dudaklarının hakkı haykırmadığına ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, ‘Mü’min örnek olandır’ düsturunca ne eşine, ne anne-babana, ne de evlatlarına hakiki bir örnek olamadığına ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, Peygamberimiz’in ‘Cennet onların rızasındadır.’ buyurduğu anne-babanı hor görmene, onları terk etmene, arada bir dahi olsa onları aramamana ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, her gün saatlerce izlediğin televizyona karşılık, gözlerini Kur’an’la buluşturmadığına ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, dünyada kalacakmışçasına yaşayıp da ölümü hiç düşünmediğine, kabri aklına getirmediğine ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, çeklerinin, senetlerinin, paralarının, yatının, katının hesabını yaptığın kadar; namazının, orucunun, kulluğunun hesabını yapmadığına ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, Efendiler Efendisi (sas), hiç bir günahı olmamasına rağmen, Rabbisinden her gün yüzlerce ‘af’ dilemesine karşılık, tövbenin, senin aklına günde bir kere bile gelmemesine ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, İslam büyükleri, imkanları olmadığı zamanlarda dahi, zekat verebilmek için çeşitli yollar aramalarına mukabil, sen, olduğu halde vermemek için ‘yükümlü değilim’ bahanesine sığınmana ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, yaşlılarımızı küçümseyerek onlara karşı sıla-i rahim görevimizi yapmadığımıza ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, sahabe-i kiram efendilerimizin ellerine geçen bir malı, kendi ihtiyaçları olmasına rağmen, hemen tasadduk etmelerine karşılık, senin özel günlerde dahi sadaka vermediğine ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, ‘Komşusu açken, tok yatan bizden değildir’ prensibince, hangi komşunun ‘aç’ yattığını dahi bilemeyecek kadar ‘egoistçe’ yaşamana ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, dünyanın dört bir yanında Hakk’a hizmet için çırpınan kalpler, binbir meşakkatle yoğrulurken, sen ‘oturduğun yerden ahkâm kesmene’ ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, fuhşiyatın binbir çeşidi kol gezerken, kendini koruyamadığına ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, Kainatın Rahmet Peygamberi’nin (sas), lanetlemesine karşılık, ‘yapan, ölü kardeşinin etini yemiş gibidir’ buyurduğu gıybeti, bırakamadığın için ağla. Kardeşinin, dostunun, amirinin gıybetini yapmayı devam ettirmene ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağla bu gece ey nefsim, en çok da bütün bunlara rağmen kendini ‘haklı’ görmene ağla. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ağlamaya sebep mi aramıştın ey nefis! Al işte, bir çırpıda söylenecek uyarılar. Fakat bilmem ki, Yüce Rabbimiz’in (cc) ve Peygamber’in (sas) sözlerinin ‘tesir etmediği’ sana bu uyarılar etki eder mi? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Hem öyle yalvaralım ki bu gece, Peygamber Efendimiz (sas), bizlere, burada rüyalarımızda, ötelerde de cennetinde kucağını açsın ve bizleri huzuruna mutlulukla çağırsın. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Gel ey nefsim, bu geceyi Kur’an’la dopdolu geçirelim ve okuduğumuz ayetler, kabir aleminde nur olsun bizlere. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Gel ey nefsim, Rabb’imizden, hakiki kurtuluşu, Hak yoluna infak edeceğimiz helal rızkı, dine hizmet edecek sıhhati, insanlığa Allah’ı ve Rasulü’nü sevdirecek aileyi isteyelim. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; Ya Rabbi! Bu mübarek günlerde Efendiler Efendisi’nin istediği bütün güzellikleri istiyoruz bizlere nasip eyle, kaçındığı bütün kötülüklerden de uzaklaşmak istiyoruz muhafaza eyle Ya Rabbi. (Amin)&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-3981908824128723040?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/3981908824128723040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/agla-nefsim-agla.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3981908824128723040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3981908824128723040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/agla-nefsim-agla.html' title='Ağla Nefsim Ağla'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-1614544767483458301</id><published>2009-08-17T14:46:00.001-07:00</published><updated>2009-08-17T14:46:48.448-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uçurumun Kenarında'/><title type='text'>Uçurumun Kenarında</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Okul çağı, insanın topluma karıştığı (sosyalleştiği), yeni arkadaş ve çevreler edindiği, toplumun benimsediği gelenek, örf ve âdetleri öğrenip kabullendiği zamandır. Ferdin, toplum içinde yer edinmek için gerekli kabiliyet, özellik ve fırsatları bulduğu bu okul ocağı, aynı zamanda genel kültür ve tecrübenin de aktarıldığı müstesnâ bir merkez rolü görmektedir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Eğitim ve öğretimin kalbi mesâbesindeki bu sahalar, günümüzde maalesef devamlı feryâd ve figânın yükseldiği bir ağıt evine dönmüş durumda!.. Gün geçmiyor ki, herhangi bir gazete, dergi veya televizyonda liseli bir öğrencinin vukuâtına rastlanmasın!.. Ayrıca bu tür hâdiseler hem keyfiyet itibariyle ağırlaşıyor, hem de kemmiyet açısından çoğalıyor. Bu durum, ne yazık ki, sadece ülkemize mahsus bir özellik de arz etmiyor.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Duyuyoruz ki, Amerika’da, Avrupa’da gayr-i meşrû hâmilelik yaşı, ilkokula inmiş. Ortaokul ve liseden mezun olup da ciddî bir ilişki veya arkadaşlık (!) yaşamamış insana tesâdüf etmek mümkün değil!.. On yaşındaki bir çocuk okul basıp öğretmenini, arkadaşlarını âdetâ kurşuna diziyor. Daha niceleri… Uyuşturucu, mafya, silah, şiddet, sigara, içki, kumar… vb. almış başını gitmiş!.. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Eskiden “uzaktan davulun sesi hoş gelir.” hesâbı, bizi çok fazla ilgilendirmeyen, düşündürmeyen bu gibi olaylar; etrafımızda, yanıbaşımızda tekrarlanmaya başlayınca bir tedirginlik aldı bizi de… Ne oluyoruz, nereye gidiyoruz?!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;“-Bizim zamanımızda…” diye başlayan ve dünle bugünü kıyaslayan ifâdeler gittikçe artıyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Eskiden çocuklar, sokaklarda, mahallelerde gece yarılarına kadar rahatça, güvenle oynayabilirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Eskiden bırakın büyük insanları, küçücük çocuklar bile şehri bir baştan bir başa elini kolunu sallayarak dolaşabilirdi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Eskiden…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Peki şimdi ne oldu?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Değişen neler var?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Her türlü ahlâksızlık ve şiddet, medya eliyle körüklenir oldu. Televizyonları bir akşam bu gözle izleyin; içinde silah, öldürme, hakaret, dayak, işkence olmayan bir film veya dizi bulabilecek misiniz? Hatta kimi dizilerde, bu gece 30 kişi öldürüldü, 40 kişi öldürüldü diye çetele tutuluyor. Yine dikkat edin bakalım, üç yaşında-beş yaşında çocuğunuzla yüzünüz kızarmadan izleyebileceğiniz kaç program bulabilirsiniz?!. İçinde kadeh tokuşturulmayan kaç güzîde (!) filmimiz, ya da dizimiz var?!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Evet, bu, o kadar alenî, o kadar tekrarlanan bir durum hâline geldi ki, çoğunlukla olan biteni fark etmiyoruz. Bu sahneleri göre göre kanıksıyor, alışıyor ve gözümüzde normalleştirerek âdeta hazmediyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Artık bir çiçeğin ayak altında kalması bizi üzmüyor, arabanın çiğnediği kedi-köpek, zamanla bize âdeta haz vermeye başlıyor. İnsanların ölümle boğuşmaları, işkence görmeleri hiç de yadırganacak şeyler değil sanki!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Bir masumun ölümüyle titremesi gereken dünya, o kadar çalkalanmış ki, deprem üzerinde yaşamaya alışmış insanlar bunu hissetmiyor bile!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Bu çöküş önce evde başlıyor; anne ve babada… Evden aldığını okul perçinliyor. Gençliğinin, “deli”kanlılığının baharında gençler, yeni heyecanlar arıyor. Büyüklerinde gördükleri “kolay kazanma”nın, bitmek tükenmek bilmeyen “dünya hırsı”nın, “zayıfı ezme”nin ihtisâsını yapıyorlar okullarda… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;El ele veren gençler, tek başlarına âciz kaldıkları işleri “hep birlikte” yapıyorlar. Çeteler kuruyorlar, çakı, bıçak, kasatura… ne bulurlarsa okula taşıyorlar, dayılanmak, efelenmek ve büyüklüğünü kabul ettirmek için… Haraca bağlıyorlar, “baba”lık yapıyorlar. Bu demir mengene; hem onların ruhunu sıkıyor, hem de sınıf arkadaşlarının… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Fuhuş çılgınlığı, ahlâkî çöküş ve dejenerasyon, neredeyse teşvik ediliyor… Basılı- görüntülü yayınlar, yine öncü… Bu uğurda bütün engelleri göğüslüyor, gençlere ve halkımıza hizmet vermenin (!) amansız yarışı içinde… Sineması, dizisi, hikâyesi, romanı, karikatürü, reklamı; hepsi, ama hepsi “bu çorbada bizim de tuzumuz olsun” kabîlinden katkıda bulunuyorlar, zinde ve körpe ruhları zehirlemeye… Gençliğinin, duygularının baharında olan gençler, “el ele tutuşturuluyor”. Düşülen hatalar, affedilmesi gereken kaçınılmaz “yol kazaları”… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Medyaya göre, âileler, anne-babalar, toplum; gençleri anlamalı, müsâmaha etmeli, onların önünü açmalı, hatta medenîleşme (!) yolunda rehberlik etmelidir. Onları daha “ileri”, daha “çağdaş”, daha “modern” yapmak için el ele vermeli, gençlerin birbiriyle kucaklaşmasının önü açılmalıdır!!!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Sokaklar, çocukların yeni meskeni oluyor; anne-babanın biraz daha kazanabilmek için sokakların bağrına bıraktığı çocuklar, ayakkabıcı oluyor, mendil satıyor, merhamet dileniyor insanlardan!.. Bir çoğu evdeki, okuldaki kıskaca dayanamayıp daha insaflı bulduğu sokaklara terk ediyor, kendisini… Bazıları da çaresiz… Kapı dışarı edildiğinden sokaklarda…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Okuldaki bağlantılarıyla ufak ufak çocuklara sirâyet eden zehir tüccarları… Çocukların, insanların hayatlarından, hayallerinden ve üç kuruş paralarından çalan harîs, acımasız, gaddar varlıklar!.. Zenginliklerini, insanların cesetleri üzerine kuran insanlığın yüz karaları!..&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Evet, burada saydığımız ve sayamadığımız daha nice konular, çok acı!.. İçimizi yakıp kavuruyor. Medeniyet ve irfanın beşiği olması gereken okullar, bu anafor içinde savrulup gidiyor, maalesef!..&lt;br /&gt;Ama daha da acısı; çarpık eğitim sistemi sebebiyle çocuklarımızın güzel ahlâktan, mâneviyât ve dinden uzak bırakılması!.. Ruhlarının hasta olması... Gönüllerinin, ateizme (inançsızlığa), satanizme (şeytana tapmaya) kayması… Allâh’ın, –hâşâ- gökyüzüne hapsedilerek dünyadan uzaklaştırılması… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Bütün bunların neticesinde insanların ve bilhassa gençlerin derin bir boşluk ve hiçlik içinde yaşaması!.. “Yarın” endişesi olmayan, bugünü kurtarmanın derdinde olan, dünyada sadece haz ve menfaatleri için yaşayan, kısa zamanda köşeyi nasıl döneceğinin hesabını yapan bir gençlik yetişmesi… &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Tembel, içine kapanık, vurdumduymaz, kendisi için yaşayan, kendisinden başkasını sevmeyen, saymayan bir gençlik!.. Allah'ı tanımadığı gibi hiçbir mukaddes değere saygısı ve inancı kalmamış bir gençlik!..&lt;br /&gt;İşte medenî dünyanın içinde kavrulduğu buhran bu!.. Ve biz de şu ân, tam bu cehennemin eşiğine geldik. Bir ayağımız çukurda!.. Esrar, içki, kumar, fuhuş… belki er-geç bitebilir; ya inançsızlık!.. İnsanı içten içe kemiren gerçek kurt bu!.. Eğer, okullarımız, aslında olması gerektiği gibi, insanı ruh ve bedeniyle bir bütün olarak inşâ edemezse, bu uçuruma daha nice nesiller kurban gidecek!.. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Uykumuzu kaçırması gereken, en büyük derdimiz bu olmalı!.. Kendimizin ve çocuklarımızın, gerçek istikbâlini kurtarmak!.. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;(Fatma Nur Cihan )&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-1614544767483458301?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/1614544767483458301/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/ucurumun-kenarnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/1614544767483458301'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/1614544767483458301'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/ucurumun-kenarnda.html' title='Uçurumun Kenarında'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-2399563312575638185</id><published>2009-08-17T14:38:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:45:55.664-07:00</updated><title type='text'>PEYGAMBER (SAV)’DEN GENÇLİĞE BİR DEMET MESAJ</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemin, çocukluğu ve gençliği temiz ve iffetli bir şekilde geçmiştir. Gerek O’nun üstün seciyelerle donatılmış olması ve gerekse ilâhî gözetim ve koruma altında bulunması sebebiyle, O’nun bütün hayatı gibi gençliği de bizim için en güzel örnektir. O, peygamberlikten sonra nasıl bir ahlâka sahipse, kırk yaşından önceki hayatı da öyle temiz ve nezih bir ahlaka sahipti. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, bi’setinden evvel ticaret kervanlarıyla yolculuklara çıkıyor ve ortaklık şeklinde ticarî faaliyetlerde bulunuyordu. Hayatın pek çok alanında olduğu gibi, bu alanda da örnek bir şahsiyetti. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Abdullah bin Ebi'l-Hamsa, Peygamberimizle olan ticarî bir hatırasını şöyle anlatmaktadır:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme daha bi'set (peygamberlik) gelmezden önce O’ndan bir şey satın almıştım. O alışverişten ona hâlâ bir miktar (borç) bakiyesi kalmıştı. Ben o kalanı, kendisine yerinde vermeyi vaad ettim. Ama bunu unuttum. Üç gün geçtikten sonra hatırladım, geldiğimde o hâlâ (sözleştiğimiz) yerindeydi. "Ey genç! Bana meşakkat verdin, ben üç gündür burada seni bekliyorum" buyurdular. (Ebu Davud, Edeb 90, (4996).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Peygamberimiz ticarî işlerinde hesabını doğru tutar, hiçbir kimseye haksızlık etmezdi. Peygamberliğinden önce kendisiyle alışveriş yapanlar, yaptıkları alışverişten çok memnun kalırlardı. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Sâib ibnu Ebi's- Saîb anlatıyor: Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme geldim. Beni, O'na zikredip hakkımda methüsenada bulunarak tanıtmaya başladılar. Bunun üzerine Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem : "Ben onu sizden iyi tanırım" buyurdu. Ben hemen atılıp: "Annem, babam sana kurban olsun" dedim. "Doğru söyledin, zira sen benim ticaret ortağım idin, sen ne iyi ortaktın. Senden ne bir itham görmüştüm, ne de seninle bir münakaşa yapmıştık." (Ebu Davud, Edeb 20, (4836); İbnu Mace, Ticaret 63, (2287).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;O, el-Emîn Lakabı İle Bilinirdi&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Hacer-i Esved’in yerleştirilmesi konusu ihtilafa yol açmış ve neredeyse kan dökülecekti. Ebu Ümeyye ibni Muğîre: “Yarın sabah Safa kapısından ilk olarak kim girerse, o bizim aramızda hakem olsun.” dedi. Teklif yerinde bulundu ve kabul edildi. Sabahleyin Kureyş’in önde gelenleri ilk giren kişiyi merakla bekleşmeye durdular. Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi görünce sevindiler. Çünkü O’nun doğruluğuna ve güvenilirliğine asla şüpheleri yoktu. O’na el-Emin diyorlardı. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemi çağırdılar ve meseleyi kendisine arz ettiler. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, orada bulunanlara hemen bir sergi/yaygı getirmelerini söyledi. Onlar da sergi/yaygıyı getirdiler. Her kabileden bir temsilci seçti. Kendisi Hacer-i Esved’i yaygının üzerine koydu. Seçtiği adamlara yaygının uçlarından tutmalarını söyledi. Böylelikle taşı yerine koyma işi, bütün kabilelerin katkısıyla gerçekleşmiş oldu. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin feraseti ile mesele kan dökülmeden halledildi. Evet, O gençliğinde böyleydi ve güvenilir bir gençti. Pek çok beşerî duyguları, feverana hazır vaziyette bekleyen bir gencin güvenilir olması ve hakem kabul edilmesi, bizim gençlerimiz için önemli bir davranış modelidir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Abdullah ne iyi genç, keşke bir de gece namazı kılsa!&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, ibadete çok düşkün biriydi. Her fırsatta gençlere ibadetin önemini anlatırdı. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında kişi, bir rüya görecek olsa rüyasını, Efendimiz sallallahu aleyhi ve selleme anlatırdı. Bir gün İbnu Ömer bir rüyasını anlattı ve Allah Rasulü rüyayı, onun için tevil etti:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;“O sıralarda ben genç, bekar bir delikanlıydım, mescitte yatıp kalkıyordum. Bir gün rüyamda, iki meleğin beni yakalayıp cehennemin kenarına kadar getirdiklerini gördüm. Cehennem, kuyu çemberi gibi çemberlenmişti. Keza (kovaya takılan) kuyu direği gibi iki de direği vardı. Cehennemde bazı insanlar vardı ki, onları tanıdım. Hemen istiazeye başlayıp üç kere: "Ateşten Allah'a sığınırım" dedim. Derken beni getiren iki meleği, üçüncü bir melek karşılayıp, bana: "Niye korkuyorsun? (korkma)" dedi. Ben bu rüyayı kız kardeşim Hafsa radıyallahu anhaya anlattım. Hafsa da Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme anlatmış. Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;"Abdullah ne iyi genç, keşke bir de gece namazı kılsa!" demiş. Salim der ki: "Abdullah bundan sonra geceleri pek az uyur oldu!" (Buhari, Ta'bir, 35, 36, Salat 58, Teheccüt 2, Fedailu'l-Ashab 19; Müslim, Fedailu's-Saha-be 140, (2479).&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Allah’a İbadet İçinde Büyüyen Genç&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Fahr-i Kainat Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ibadetle yetişen ve büyüyen gençlerin ahirette çok özel bir konuma sahip olacaklarını bildirmişlerdir: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;"Yedi kişi vardır ki, Allah, onları hiçbir gölgenin olmadığı kıyamet gününde kendi gölgesinde gölgeler. Bunlar: Adaletli devlet başkanı, Allah'a ibadet duygusu içinde yetişen genç, kalbi mescide bağlı olan (namazlarını cemaatle kılmaya gayret eden) kimse, Allah için birbirlerini seven, Allah rızası için bir araya gelip, Allah rızası için ayrılan iki kişi, güzel ve makam sahibi bir kadın tarafından davet edildiği halde: ‘Ben Allah'tan korkarım’ de(yip icabet etmey)en kimse, sağ eliyle verdiğini sol eli görmeyecek kadar gizli bir şekilde sadaka veren kimse, Allah'ı tek başına zikrederken gözlerinden yaş boşanan kimse." (Buhari, Ezan 36, Zekat 16, Rikak 24, Hudud 19; Müslim, 91, (1031)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;Özetle Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hayatının bütün dönemlerinde bizler için en güzel örnek ve model olmuştur. O’nun gençliğindeki davranış ve muamelelerinde, bir gencin nasıl olması gerektiği konusunda çok önemli mesajlar vardır. Şu var ki, günümüz müslümanlarına düşen görev, O’nu sadece sözle anlatmak yerine, fiili olarak onun getirdiği mesajları temsil etmek olmalıdır. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#00ff00;"&gt;*Dicle Üniv. İlahiyat Fak. Öğretim Üyesi:&lt;br /&gt;Doç. Dr. Mesut Erdal&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-2399563312575638185?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/2399563312575638185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/peygamber-savden-genclige-bir-demet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2399563312575638185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2399563312575638185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/peygamber-savden-genclige-bir-demet.html' title='PEYGAMBER (SAV)’DEN GENÇLİĞE BİR DEMET MESAJ'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-276452079446678027</id><published>2009-08-17T14:37:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:38:47.294-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haya'/><title type='text'>GENÇLERE “HAYA” YAKIŞIR</title><content type='html'>&lt;div class="content"&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Allah Resulu (sav) Ensar’dan bir kişinin yanından geçerken, onun kardeşini utanmaktan vazgeçirmeye çalıştığını gördü. &lt;strong&gt;“Onu kendi haline bırak; çünkü haya imandandır!”&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; buyurdu.&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Haya mümin ahlâkıdır. Edep, kulluk ve tüm güzellikler haya ile gelir. Şimdilerde anne-babasının, öğretmeninin yanında bacak bacak üstüne atabilen, uzanabilen, kendinden büyüklerin huzurunda hiç çekinmeden sigara içebilen gençlik, &lt;strong&gt;haya&lt;/strong&gt; duygusundan yoksun olduğu için bu halde. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Eskiden bir şarkıyı güftesindeki bazı uygunsuz cümlelerden ötürü reddederken şimdi güftesi bir uçtan bir uca ahlâksız, klibi tamamıyla müstehcen şarkıları çocuğumuzun dilinde duyduğumuzda &lt;em&gt;"Ne güzel de sesi varmış benim yavrumun!"&lt;/em&gt; demekle yetiniyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Genç kızımız ve oğlumuzla beraber izlediğimiz dizilerde hoşumuza gitmeyen bir bölüm olursa zaplayıp, bir müddet sonra aynı kanala dönerek eğlencemizden ödün vermiyoruz. Eğlence, espri, popüler kültür derken çoğalan eksilerimizin arasında çocuklarımıza &lt;strong&gt;“haya”&lt;/strong&gt;dan bahsetmek aklımıza çoğu kez gelmeyebiliyor. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;“Rasulullah, perdenin arkasındaki bir genç kızdan daha fazla haya sahibiydi” &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Gençlere haya duygusunu aşılayabilmenin en güzel yolu yaşayarak göstermektir. Onlara bu konuda öncelikle büyükler örnek olmaya çalışmalı. Eğer kendimiz örnek olmada yetersiz kalıyorsak, onları örnek alabilecekleri şahsiyetlerle tanıştırmayı ihmal etmemeliyiz. Bu şahsiyetlerin ilki Efendimiz (sav) olmalı. Gençleri, alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz'deki (sav) zirve ahlâkın izlerini sürmeye teşvik etmeliyiz. Ebu Said el-Hudri'nin (r.a) ifade ettiğine göre Allah Resulu (sav), perdenin arkasındaki bir genç kızdan daha fazla haya sahibiydi. O'nun gençlik çağında, Arap yarımadası hayasızlıklarla dolu bir görüntü arzetse de Efendimiz (sav) cahiliye âdetlerinden uzak kalmış ve ömrünü, hususiyetle gençlik dönemini, eşine az rastlanır haya örnekleriyle süslemiştir. O’nun gençliğinde halk Kâbe'yi çıplak bir şekilde tavaf etmeyi âdet edinmişken Efendimiz (sav), gerek tavafta gerek sair vakitlerde hiçbir zaman böyle bir tutuma yeltenmedi. Kötülüklerin yer aldığı meclislere gitmekten haya etmiş, çirkinliklerden bahsetmemeye özen göstermişti. Efendimiz (sav), haya hakkında en güzel öğüdü ashabına şöyle ifade buyurmuştur: &lt;strong&gt;"Haya insan için zinettir…"&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;&lt;strong&gt;Haya duygusu, yanlıştan uzaklaştırır&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Gençlere haya duygusunu anlatırken Allah’tan (c.c) utanmanın önemine değinmeyi ihmal etmemeliyiz. Çünkü Allah'tan utanmak, hayanın hem kökü ve hem de meyvesi mesabesindedir. Allah'tan utanan bir kul, o utancı sayesinde insanlardan da haya eder. Allah’a karşı duyduğu haya hissiyle dini müeyyidelere tâbi olur. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Bir gün İbn-i Ömer koyun otlatmakta olan bir çocuğun yanına giderek koyunlardan birini kendisine satmasını ister. Çocuk, satamayacağını çünkü koyunların kendisine ait olmadığını söyler. İbn-i Ömer, &lt;em&gt;“Sahibine, ‘Koyunu kurt yedi!’ dersin. Böylece para da cebinde kalır”&lt;/em&gt; der. Çocuğun cevabı kendisindeki güzel ahlakı yansıtır: &lt;em&gt;“Sahibime ‘kurt yedi!’ diyeceğim. Peki söyle bana, Allah (c.c) bunu görmeyecek mi!...”&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Haya duygusu kişiyi yanlış işlerden alıkoyar. Efendimiz (sav), &lt;strong&gt;"Utanmıyorsan dilediğini yap!"&lt;/strong&gt; buyururken, insanın fıtratında bulunan haya hissinin nasıl kuvvetli bir otokontrol sistemi olduğuna dikkat çeker. Hayanın sembolleştiği Peygamberlerden biri olan Yusuf Aleyhisselam, ona yaklaşmayı arzu ettiğinde odadaki putun üzerini örten Züleyha’ya neden böyle yaptığını sormuştu. &lt;em&gt;“Puttan utandığım için”&lt;/em&gt; demişti Züleyha. Yusuf Peygamber’in sözleri manidardı: &lt;strong&gt;&lt;em&gt;“Sen sahte olan ilahından haya ediyorsun, ya ben Rabbim’den nasıl utanmam!”&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;Utanma duygusuna sahip gençlerimize her zamankinden daha çok muhtaç durumdayız. Çünkü haya eden bir genç, ne ebeveyninin ne de kanunların ikazına ihtiyaç duyar. Hayası onu kötülüklerden uzak durmaya sevk eder. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="color:#339966;"&gt;&lt;em&gt;H. Bektaşoğlu &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Haziran 2006 &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Semerkand Aile&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-276452079446678027?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/276452079446678027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/genclere-haya-yakisir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/276452079446678027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/276452079446678027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/genclere-haya-yakisir.html' title='GENÇLERE “HAYA” YAKIŞIR'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-5736114139355017405</id><published>2009-08-17T14:24:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:28:14.158-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KUR&apos;AN'/><title type='text'>Düşünmeyin Kur'anı!</title><content type='html'>&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="postbody"&gt;&lt;span style="font-family: Comic Sans MS;"&gt;&lt;span style="font-size: 19px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;(On iki yaşından küçük çocukların Kur'an öğrenmelerinin ya­saklanması üzerine...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakın şimdi bu yasak için bağırıp çağırmayı... Bırakın dövü­nüp sızlanmayı!.. Ağlamayı bırakın!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakın yasağı tartışmayı!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah aşkına, bugüne dek-yasak değilken- ne öğrettiniz çocuk­larınıza Kur'an'dan?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuklar bir yana, siz ne öğrendiniz bu yaşa dek?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoklayın bir gönlünüzü, dimağınızı, kalbinizi, kafanızı; Allah'ın kitabı, bildiklerinizin, kültürünüzün yüzde kaçını teşkil ediyor?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakınız bir fiil ve davranışlarınıza; hayatınıza; Kur'an'ı ne ka­dar yansıtıyorsunuz?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratan mı daha çok söz sahibi sizin hayatınızda, yaratılanlar mı?.. İnanç ve düşünce yapınızı Kur'an mı belirliyor, başkaları mı?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her gün eşiniz ve çocuklarınızla zamanmızm kaç saatini Kur'an öğrenmeye ayırıyorsunuz?.. Hiç olmazsa evinizi, kimsenin müdaha­le edemediği evinizi bir Kur'an şehri haline getirebildiniz mi?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an'ı tamamen yasaklasalar ne fark eder ki!.. Çünkü siz za­ten yasaklamışsınız Onu hayatınızda...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an'ı, mevlitlerde, ölülerde, "kandil gece!erinde"(?) anlaşıl­madan okunmak için, Ramazanlarda hatimler İndirilmek için hatırlıyorsunuz sadece... İnsanlığın hayat anayasası olan Kutlu Kitabını bunun için mi gönderdi Rabb'İmiz?..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Din" diye bildiğiniz çoğu şeylerin, Allah'ın vahyine ters düşen bidat ve hurafeler olduğunun farkında bile değil çoğunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl siz Onu yasakladınız... Her şeye açtınız kapınızı, ama Kur'an'a kapadınız... Medyumlara, meczuplara, falcılara, sahte ho­calara, uydurma menkıbelere müracaat ettiğiniz kadar Kitabınıza müracaat etmediniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nicedir uzaklaştırdınız vahyi hayatınızdan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an'la barışık, Kur'an'a dost, hayatını Kur'an'a programla­mış kaç Müslüman bulabiliriz dersiniz?...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size bir şey söyleyeyim mi?.. Eğer siz Kur'an sevdalısı, gerçek Müslümanlar olsaydınız, Kur'an'ı, hayatınızın rehberi bilseydiniz; kimse ayıramazdı sizi Ondan... Hiçbir engel döndüremezdi yolu­nuzdan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne eder eder, evinizi birer mektep yapar; yine Kur'an'ın bildir­diklerini öğrenir ve öğretirdiniz... (Hani yakın tarihimizde de yasak konduğu için samanlıklarda Kur'an Öğretilmedi mi!..)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz isterseniz, baskıcı, ayırımcı, kanunsuz, hukuksuz yasakları da kaldırırsınız... Halkın isteyip de, (Allah'ın izniyle) yapamadığı hiçbir şey yoktur... Yeter ki, lakayt olmayasınız... Haklı davanızda, hakkınızı -meşru bir şekilde- aramayı kendinize dert edinesiniz... Sevda derecesinde sevesiniz Kitabınızı... Aşk, engel tanımaz!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşe yaramaz, müzelik bir eşya gibi baktınız Kitabınıza... Kur'an'a değil; Mushaf'a saygı duydunuz... Unuttunuz Kur'an'ı... Mushaf'ı, Kur'an sandınız... Kur'an'ı unutup Mushaf'ı kutsallaştfrdınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlgisiz kaldınız Kur'an'a!.. Onu, ruhunuza, kalbinize, kafanıza yazmadınız... Yürekten okumadınız... Kur'an ile ahlaklanmadı-nız... Yaşayan bir Kur'an olamadınız... Teslim (Müslüman) olduğu­nuzu söylediniz Allah'a, fakat başka şeylere bağlandınız...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Sahip çıkmadığınız İçin alınıyor Kur'an elinizden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz, Kitabınızı terk ettiğiniz için, o da sizi terk ediyor... Ayrılı­yor sizden; boynu bükük, küskün ve kırgın olarak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;On İki yaş sınırlaması bir uyarı; belki bir ceza Yaratıcıdan... Bu lâkaytsızhğınız devam ederse... Kur'an öğrenmek bir gün bütün Müslümanlara yasaklanırsa; sakın şaşmayın!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fazla önemsemediniz bu yasağı!.. Evinizin bir camı kırılsaydı, televizyonunuz bozulsaydı; daha çok önemserdiniz belki... Oku­yacağınız gazete yırtılsaydı, daha çok üzülürdünüz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an derslerinin okutulduğu İmam - Hatip okullarının, ilahi­yatların tedricen kapatılma trajedisi sahnelenirken de seyrettiniz sadece, hukuki yollardan önemli bir tepki göstermediniz. Üzülme­diniz de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göbeğini açarak okula giden kızlar, mezun olurken, resmi ku­rum ve kuruluşlarda bazı bayanlar, göğsünü, bacaklarını açarak ça­lışırken; Kur'an'ın emrini tutup başlarını örten kızlarımızın boyun­larını büküp gözyaşlarıyla eve dönüşlerine de aldırmadı birçoğu­nuz... Zavallı çocukları yalnız bıraktınız... Televizyon karşısında çaylarınızı içip kahkahalar attınız... magazin seyrettiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalınan alın terleri, satılan namuslar... İnanç ve düşünceye vu­rulan kelepçeler, Masumların feryatları... yeryüzünün barut koku­ları, kan kokulan... ilgilendirmiyor sizi... Sızlatmıyor vicdanınızı... Yine de ilgilenmeyin siz. Bozmayın keyfinizi... Boş verin... Boş verin benim söylediklerime... Aldırmayın... Konuşuyorum işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakmayın bana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyfinize bakın!.. Üzmeyin kendinizi... Düşünmeyin; okulla­rın, kursların, camilerin kapanışını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saz çalmasını öğretin çocuklarınıza... Şarkı, türkü söylesinler... "Ruhun gıdası müzik" değil mi?.. Gıdasız kalmasın ruhları. Pop müziği dinlesinler... Coşsunlar... Tepinsİnler... Umursamasınlar, kafalarına takmasınlar hiçbir şeyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Atari salonlarına koşsunlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bale öğrensinler... Dans öğrensinler... Halay çeksinler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kızlı - erkekli partiler düzenleyip içip eğlensinler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Magazin okusunlar, seyretsinler... Kimin, kimi aldattığını, kim­le seviştiğini izlesinler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanlan olursa at yarışlarıyla ilgilensinler... Toto, loto oyna-sınlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar çok daha önemli!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne işiniz var Kur'an'la!.. Öğrenip de ne yapacaksınız!.. Onu öpün, ya kitaplığa hapsedin, ya duvara asm... İlgilenmeyin... Hem fişlenebilirsiniz de... "İrticacı" damgasını yer, aforoz edilebilirsi­niz... Ağrıtmayın başınızı... Kendinize acımıyorsanız, çoluk - çocu­ğunuza acıyın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha, isterseniz; kiliseye, havraya da götürün çocukları... Gör­sünler... Tanısınlar... Alışsınlar... Küçük yaşta alışsınlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İncil, Tevrat Öğretin... Bilsinler... Bunlara yasak da yok... Yasak Kur'an'a...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakın ara-sıra da medyumlara, meczuplara, kendilerini Pey­gamberlerin varisi sanan, insanları Kur'an'dan uzak tutup menkıbe­lerle oyalayan sahte hocalara gitsinler... Fal baktırsınlar... Sihir, muska yaptırsınlar... Nazarlık taksınlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilek ve istekleri için yatırlara, türbelere, kabirlere koşsunlar... İyisi mi siz, hiç tanıştırmayın çocuklarınızı Allah'la, Kur'an'la, peygamberle... Rahatınızı düşünüyorsanız, dinleyin beni!... Devam edin böyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cami ve Kur'an kurslarının kapılarında: "Bu Yere 12 Yaşından Küçük Çocuklar Giremez!" yazısını görürseniz; gülün, geçin... Ha­ni bazı, kumarhane, meyhane, pavyon vs. kapılarında da yazıyor ya... Kur'an, onlardan daha da tehlikeli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kur'an'ın tamamen yasaklandığını, camilerin İse samanlık ve hapishane yapıldıklarını görürseniz yine aldırmayın... (Bunlar ol­madı mı sanki... Tarih, tekerrür etmez sanmayın!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne ki, siz düşünmeyin bunları... Hiçbir şey düşünmeyin! Dü­şünmek suç! inanmak suç! En büyük suç!.. Her suç affedilebilir... Ama inanç ve düşünce sevdalılarına af yok!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnancınızı, aklınızı, fikrinizi "bİF çürük diş" gibi çekin, atın!.. Kurtulun... "Büyüklerimiz düşünür" deyin... "Boynumuz kıfdan in­cedir" deyin... "Gelen ağam, giden paşam", "Biz, emir kuluyuz" deyin... Allah'ın kuluyuz, demek baş ağrıtır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahlaka uygundur, değildir demeyin; televizyon seyredin... Dine ve toplumun örfüne uygunluğunu önemsemeden; modayı, artistleri, şarkıcıları... medyanın meşhur ettiklerini tanıyın; iyi tanıyın!... Onlar gibi inanın, onlar gibi düşünün... Onlar gibi yaşayın... Onları örnek alın!.. Bırakın Peygamberi, sahabeyi, salİhleri, alimleri...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keyfinizi ve rahatınızı düşünüyorsanız; tutun sözümü... Karış­mayın bir şeye! Dünya yıkılsa karışmayın!... Siz ekmeğinizi düşü­nün sadece!...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Allah Teaia: "(Ey Muhammed, bu Kur'an,) insanları uyarman için ve inananlara da bir öğüt olmak üzere sana indirilen bir kitap­tır"' buyuruyormuş...[227]&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;"Bu Kur'an, (Allah'tan) insanlara uyarılmaları için, onun tek bir ilah olduğunu bilmeleri için ve akıl sahiplerinin ibret almaları için bir tebliğdir" [228] buyuru yormuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Onlar, Kur'an'ı hiç düşünmüyorlar mı?.."[229] diyormuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varsın desin... Düşünmeyin Kur'an'ı!.. Siz kendinizi düşünün! Rahatınızı düşünün... Kur'an'ı dinlemeyin! Nefsinizin sesine kulak verin... Tağutlara itaat edin... Ve böyle devam edin... Kaçmasını is­temiyorsanız rahatınızın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sakın bu sözlerimi "tariz" sanatı kullanarak; Dininize, Kitabınıza sahip çıkın anlamında söylediğimi sanmayın... Öyle söyleseydim; bu hakkınızı, meşru ve hukuki yollardan aramanızı da söylerdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle devam edin diyorum bu lâkaytlığınıza... Devam edin böyle... Kaçırmayın ke&gt;finizi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak unutmayın!.. Saltanatınız ebedi olmayacak!.. Dünya çok kıssa... Siz de bir gün öleceksiniz... Ve hesaba çekileceksiniz Kitabınızdan...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;Unutmayın!...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;div class="date"&gt;&lt;a href="http://muslumangnc.blogcu.com/dusunmeyin-kur-ani_36937941.html"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-5736114139355017405?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/5736114139355017405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/dusunmeyin-kuran.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5736114139355017405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5736114139355017405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/dusunmeyin-kuran.html' title='Düşünmeyin Kur&apos;anı!'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-3653549942881067514</id><published>2009-08-17T14:21:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:22:17.797-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özür diliyorum senden...'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğru söyledim hayat'/><title type='text'>Doğru söyledim hayat, özür diliyorum senden...</title><content type='html'>&lt;span style="color:#008000;"&gt;Halimi soranlara bir şeyim yok diyorum&lt;br /&gt;Hiçbir şeyim kalmadı zaten, ben doğruyu söylüyorum"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zorluk derecesi vardır yaşamın.&lt;br /&gt;Hal-hatır alışmaya müsait olmalı hayatın çileli tarafına…Karşına çıkacak zorluklara karşı eylemlerin olmalı ki! Ha temel sağlamsa yılgınlık uğramaz evine. Öyle kolay yıkılmayacak işler için hazırlıklı olmalısın dostum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teslim olmuş,samimiyet kokan cümleciklerin olsun. Olsun ki, o cümlecikler ifadesi olunan her şeyi sağlam kılsın. Korkularını yenenler dostun olmalı. Dostun senin dost olduğunu bilmeli bildirmelisin bunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru söylemelisin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğruyla anılmaktır hayat. Ki yine teslim olmanın özündedir doğru olmak.Bu sebeple sen dokuzuncu köyden kovulacaksın,göze alacaksın bunları.Seni onuncu köy sakinleri misafir edecek!.. Bu korku sinyalleri oluşturmayacak bizde. Biz doğrunun peşinde olmalıyı seçmedik mi? Reel olacaktık, dürüst olacaktık. Dava adamı olmayı hak etmek için doğru söyleyecektik. Karşımızdakine biz öyle bir lanse edilecektik ki ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“İşte bu doğru söyler”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedirtecektik.Her ne kadar doğru söz eğri görünse de fark edilecek önünde sonunda dostum. Tavizsiz yaşam gördük biz doğruyu… Doğru söyleyeceksin ve ALLAH (azze ve celle) seni sevecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın derinlerinde gizlidir siyah, hep beyaza art niyetli yaklaşımlarıyla eğlenir! Eğlendiği gibi eğlendirir. Evin en karanlık köşesine çekilmeli,düşünmeli birgünde neler yaptığını.Kaç kez kandırıldığını ve kaç kez buna yeltendiğini.Vicdani muhasebe ile kendini sorgulamalı… Siyah lekeleri daha dünyada iken aklamayı denemelisin dostum!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın acıları,yalnızlıkların hüznü bürüsün! Bu korkutmasın bizleri.Filistin’in acıları korkutamadı onları bilir misin ? Mücadeleden bezmediler görür müsün ? Adları teröriste çıktı ama umursamıyorlar, doğru bildiklerinden şaşmıyorlar duyuyor musun ? İşkencelerin yanından bile geçemeyenler birilerinin ağız suyuna,şirinlik olsun diye laga luga yapıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte dokuzuncu köyden kovulacağımızı biliyorduk biz! O yüzden yılmak gibi bir korkuya kapılmadık. Sabra sarılıp şükre meyletmeyi bildik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğru söyledim hayat, özür diliyorum senden.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-3653549942881067514?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/3653549942881067514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/dogru-soyledim-hayat-ozur-diliyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3653549942881067514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3653549942881067514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/dogru-soyledim-hayat-ozur-diliyorum.html' title='Doğru söyledim hayat, özür diliyorum senden...'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-7968857063022759658</id><published>2009-08-17T14:13:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:14:49.054-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Stres ve Tevbe'/><title type='text'>Stres ve Tevbe</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Günlük hayatımızda sık kullandığımız bir kelime var: Stres. Kelime yabancı ama muhtevası tanıdık. “Gergin olmak, sıkıntı ve bunalıma girmek” anlamında kullanılıyor.  Yaşadığımız asır, bazıları tarafından stres asrı olarak tanımlanıyor. Böylesine yaygın hale gelen bu sorunun bize çok yakın, şaşırtıcı bir çözüm yolu var. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Kim diyebilir, benim hiç gergin anım, bunaldığım zamanlar olmaz diye; hepimiz bunalıyoruz. Karşılaştığımız kimi olaylar, insanlar, hatta en yakınımız, eşimiz, anamız-babamız bile bizi anlayamıyor, sıkıntı kaynağı olabiliyor. Elbette biz de bazen onları anlayamıyoruz. Sonunda, şöyle ya da böyle o meşhur strese giriyoruz, bunalıyoruz. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Üzüntüyü bunalıma dönüştürmemek &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Buraya kadar söylediklerimiz hayatın tabii bir parçası. Normal yani. Fakat her şeyin bir kararı var. Sıkıntı ve bunalma hali sürekli ve hayatı etkileyecek kadar yoğun hale gelince, hem kendisi ciddi bir rahatsızlığa dönüşüyor, hem de başka hastalıkların zeminini oluşturuyor. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Yaşını başını almış, çoluk çocuğa karışmış bir tanıdığım vardı. Zaman darlığından yakınır durudu . İşlerine yetişemediğini, yapması gereken pek çok şeyi yapamadığını anlatırdı. Sonraları evini ihmal ettiğini, çocuklarıyla gerektiği kadar ilgilenemediğini söyleyerek dertlenmeye başladı. Bir süre sonra da iyi bir müslüman olamadığından, ibadetlerini gereği gibi yapamadığından şikayet eder oldu. Rahat yaşayan bir insanken, her şeyden tedirgin olan biri haline gelmişti. Bunalımı o noktaya ulaştı ki, artık uyku düzeni bozulmuş, iştahtan kesilmişti. Bu arada ilginç rüyalar gördüğünü, bazı emirler aldığını söyleyerek, bu hallerin manevi ve hikmetli yönünün bulunduğunu da iddia etmeye başladı. Bir yandan da durgunlaştı, içine kapandı, farz ibadetlerini bile aksatır oldu. Sonunda bizim hali vakti yerinde, işinde gücünde yaşayıp giden tanıdık, ruhen ve bedenen hasta bir insan haline geldi. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Anlattığımız bu hadise kırk yılda bir rastlanan cinsten değil. İhtimal, sizin de karşılaştığınız benzeri olaylar vardır. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Gerilimden hayat enerjisine &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Kuşkusuz yapmak istediğini yapamamak herkesi üzer. Elde etmek istediklerine ulaşamamak herkes için az-çok huzur bozucudur. Diğer taraftan yapması gerektiğine inandığı şeyleri yapamamak, ideallerine zıt düşmek, yani inandığı gibi yaşayamamak da büyük iç çatışmalara sebep olur. Fakat işi bunalım noktasına getirmeden, yani hasta olmadan bir çıkış yolu bulmak lazımdır. Hatta bu iç gerilimi hayat enerjisine dönüştürmek mümkündür. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Sıkıntı, üzüntü böyle iyi neticelere nasıl kaynaklık edebilir? İlâhi mesaja gönülden kulak verdiğimizde bunun hiç de zor olmadığını öğreniyoruz. Bizim her halimizi, her yönümüzü çok iyi bilen Yüce Mevlâmız , yetişemediğimiz, başarısız olduğumuz, bazı imkanları kaçırdığımız noktada, önümüze çıkan iki yoldan birini bırakıp diğerine girmemizi istiyor. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Yollardan birinde, elde edemediklerimize üzüntü üstüne üzüntü, gerginlik ve sonunda bunalım var. Nihayet ruhen ve bedenen rahatsız bir insan haline gelme ihtimali var. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Diğerinde ise, elde edemediklerimize yine üzüntü, fakat hemen arkasından tevbe ve gücünün yettiğince yapamadıklarını yapmaya gayret etmek var. İşte bu yolun sonunda huzur, tatmin ve mutluluk Allah'ın bir lutfu olarak ihsan ediliyor. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Yüce Rabbimiz her şeyi ve herkesi bütün yönleriyle bildiğini ( Hadid , 22) hatırlattıktan sonra, bunun bir sonucu olarak iman sahibi olanlara şöyle hitap ediyor: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;“ Tâ ki elinizden gidene üzülüp bunalmayasınız ve size gelenle şımarmayasınız! Çünkü Allah büyüklük taslayanların ve övünenlerin hiçbirini sevmez.” ( Hadid , 23) &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Mutluluk, huzur ve başarı yolu ise şöyle gösteriliyor: &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;“(Ey inananlar!) Yarışın !.. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Rabbinizden (size akan) mağfirete (bağışlanmaya) doğru yarışın! &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Ve genişliği gökle yerin genişliği gibi olan cennete doğru yarışın! O, Allah'a ve O'nun peygamberlerine iman edenler için hazırlanmıştır. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Bunlar, Allah'ın fazlıdır (fazladan, karşılıksız kendi ikramıdır), dilediklerine onları verir. Allah büyük ihsan sahibidir.” ( Hadid , 21) &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Evet, Rabbimiz üzüntülerimizi bunalıma dönüştürmemizi istemiyor. Çünkü bunalım, insana hiçbir şey kazandırmıyor. Hatta kazanılanları tahrip edebiliyor. Buna karşılık, üzüntümüzü dünyamız ve ahiretimiz için kazanca dönüştürmemizi emrediyor. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Ayette geçen “Rabbinizden (size akan) mağfirete (bağışlanmaya) doğru yarışın! Ve genişliği gökle yerin genişliği gibi olan cennete doğru yarışın!” ifadesi ne kadar etkileyicidir! Rabbimiz'in bağışı âdeta çağıldayarak akan bir nehir. Oraya doğru koşmamızı, yarışarak koşmamızı bize emir buyuruyor. Bağışlanma beratı ahirette verilecek; oraya kadar yarışmamızı istiyor. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;İnsanın bağışlanmaya koşması ne demek olabilir? Tahmin edileceği gibi bu tevbedir . Huzur'a varıncaya kadar sürekli tevbe etmek, tevbeyi hayat tarzı haline getirmek... Yürürken, otururken, konuşurken, alırken, satarken, gülerken, ağlarken tevbe . Arındıran, onaran, iyileştiren, dirilten o ırmakta yıkanış... &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Benlik duygusu ve pişmanlık &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Yukarıda geçtiği üzere, Cenab-ı Mevlâ, Hadid Suresi 23. ayetin sonunda, “Allah büyüklük taslayanların ve övünenlerin hiçbirini sevmez.” buyuruyor. Elden gidene üzülüp bunalmak da, gelen nimetlerle şımarmak da benlik duygusunun sonucudur. Çünkü elden gidene üzülüp bunalıma giren kişi gizli bir gurur sahibidir; büyüklük taslamaktadır. Ele geçiremediği maddi veya manevi nimete layık olduğunu düşünmektedir. Onu elde edememiş olmayı içine sindirememektedir, kendine yakıştıramamaktadır. İncinen kendi benliğidir. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Nimete övünmek ise, Allah'ın verdikleriyle başkalarını küçümseyip, kendisini üstün görme hastalığıdır. Her iki halin içinde de hırs vardır. Hırs ise benlik duygusundan kaynaklanır. İşte bu duygu, insanı ele geçiremediklerine üzüle üzüle strese, oradan da bunalım girdabına düşürür. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Tevbe ile hallenen insan ise aciz yaratıldığının ve zayıf olduğunun farkındadır; kudret ve kuvvetin yegane sahibine, Allah'a sığınmaktadır. Hatasını itiraf edip boynunu Rabbi'ne bükmüş, bağışlanmayı dilemektedir. Samimi olduğu için Allah'ın tevbesini kabul edeceğine itimadı tamdır. Bir de eğer Allah yaşatırsa, bundan sonraki hayatında önceden yapamadıklarını, elde edemediklerini ihsan etmesi için Allah'tan yardım istemektedir. Kötülükleri bir daha yapmayacağı konusunda kendisine değil, Rabbi'ne güvenmektedir. Bunun için “İnşallah bir daha yapmayacağım” demektedir. “İnşallah” sözüyle kendi gücüne değil, Allah'ın korumasına dayanmaktadır. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Tevbeyi hayat tarzı haline getiren insan asla bunalım yaşamaz. Huzuru bulmuştur. Artık bundan sonra “genişliği gökle yerin genişliği gibi olan cennete” yüzünü çevirmiş ve oraya layık olabilecek bir hayatı yaşamanın gayreti içerisine girmiştir. &lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b style="color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_icerikLb"&gt;Huzura giden yol başka ne olabilir? (semerkand)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-7968857063022759658?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/7968857063022759658/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/stres-ve-tevbe.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7968857063022759658'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7968857063022759658'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/stres-ve-tevbe.html' title='Stres ve Tevbe'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-4879829201468263910</id><published>2009-08-17T14:11:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T14:13:21.442-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='namaz'/><title type='text'>HAKİKİ DOSTUMUZ NAMAZ</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; color: rgb(51, 0, 51);"&gt;&lt;i&gt;Biz her namazı son namaz olarak kılarız. İkindiyi kıldık. Şu an ölebiliriz. Akşama yetişirsek, akşamı da son namazımız gibi kılarız. Yatsıya yetişmek diye bir garanti yok elimizde... İnsanın ölmesi çok basit... Kalp durdu mu işimiz bitti. Kalbimizi çalıştıran Allah, kalbimize dur dese, bir sonraki namaza yetişemeyiz! &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; İnsanda tembellik kulağı vardır. Yani her insanda zaman zaman tembellik olabilir. Önemli olan, tembellik ibadete mani olmasın. Dinlenmek iyidir. Uyku ne büyük nimet. Amma uykuyu tembelliğe dönüştürmesi kötü. Uyuyalım amma sabah namazına engel olmasın. Tembellik duygumuz içimizden üflüyor; "Yahu yat!" Açlık kulağımızla açlığımızı hissediyoruz mesela. Organların insanlara hükmetmesidir bu. Vücut diyor ki: "Ben yorgunum!" Onun sözüne kulak asıp yatıyoruz. &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; İnsan ebediyen yaşayacağını zanneder. Ölmek aklına bile gelmez. İnsan şöyle düşünmeli: "Ölmeden şu akşam namazımı da kılayım..." &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Ben bu yaşa geldim. Düşünüyorum; elimde hiçbir şey yok. Öldüğüm anda elimde kalacak tek şey ibadetler... Tek kazancım ibadetler. Gerisi boş... Çok güzel yemekler yedik. Hepsi gitti. Gezdik eğlendik. Hepsi geçti. Para biriktirdik, yiyemedik. Şöhretimiz dağlar kadar yükseldi. İşe yaramadı. Elimizde bir tek şey kaldı. İman ve ibadet... Sanki ömrümüz boşa geçti. Her şey boşmuş... &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Üstad diyor ki: &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; "Her gün her gün ekmek yersin, su içersin, havayı teneffüs edersin; sana onlar usanç veriyor mu? Madem vermiyor; çünkü ihtiyaç tekerrür ettiğinden usanç değil, belki telezzüz ediyorsun. Öyle ise, hane-i cismimde senin arkadaşların olan kalbimin gıdası, ruhumun ab-ı hayatı ve lâtife-i Rabbaniyyemin hava-yı nesîmini cezb ve celb eden namaz dahi, seni usandırmamak gerektir." (21. Söz) &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Bir ömür boyu nefes alıp verdik. "Yeter artık, nefes almayacağım!" diyor muyuz? Bir ömür boyu su içtik. "Artık su içmeyeceğim!" diyor muyuz? Öyle bir iman gerek ki, namaz su gibi, hava gibi olsun... &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; "Kılmazsam yaşayamam." diyebilmek... &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Ben öyle şahıslar gördüm ki, odasında bir tane rahle var. Kendisi kıbleye dönmüş, namazda oturur gibi oturuyor. Uykusu gelirse, başını rahleye koyuyor. Her anı secdede... "Namaza doyamıyorum!" diyor. Rabb'imiz böyle mübarek kulları ne de güzel övüyor: Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar aksatmazlar. (Mearic 70/23) &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Onlar ki namazlarını muhafaza ederler. (Mearic 70/34) &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Eğlenceler, dünya hayatının meşgaleleri bize hastalık verirken, namaz kılmak, hastalıklarımıza ilaç gibi tesir ediyor. Kalbimiz rahatlıyor. Üzüntümüz hafifliyor. Elemler geçiyor... &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Biz namazı bitirdik, sarhoş kadehi bitirdi, kumarbaz oyunu bitirdi... &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Bugün, şu an ölsek, namazımız bize arkadaş, yoldaş. Gerisi burada kalacak... &lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt; Hekimoglu Ismail&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-4879829201468263910?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/4879829201468263910/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hakiki-dostumuz-namaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4879829201468263910'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4879829201468263910'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hakiki-dostumuz-namaz.html' title='HAKİKİ DOSTUMUZ NAMAZ'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-4951709581365350857</id><published>2009-08-17T13:57:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T13:58:10.195-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlik'/><title type='text'>En Hayırlı Gençler</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);font-size:130%;color:#008000;"  &gt;&lt;b&gt;Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, “Gençlerinizin en hayırlısı, (sefahetten uzak durmakta ve temkinli davranmakta) ihtiyarlara benzeyendir. Yaşlılarınızın en fenası ise, (başını gaflete sokmakta ve nefsinin arzularına uymakta heva-perest) gençler gibi yaşayandır” (Heysemî, Mecmau’z-Zevaid, X/270; İbn Hacer, el-Metalibu’l-Aliye, III/3). buyurmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun İçin mi Yaratıldın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu itibarla, ister kadın ister erkek en hayırlı genç, bir ayağı kabirde yaşlı bir insan edasıyla sürekli ölümü ve ölüm ötesini düşünen, âhiretine azık tedarik etmek için çalışıp didinen, gençlik heveslerine esir olmayan ve gaflette boğulmayan gençtir. O, nefsânîliğin en azgın olduğu dönemlerde bile, öteler iştiyakıyla coşup cismanî arzularını gemleyebilmiş, kulluğu tabiatının bir derinliği haline getirmiş ve kendisini Hakk'ın yoluna vermiş bir adanmış ruhtur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşı açısından daha küçücük bir çocuk iken, Allah Teâlâ'nın hususî lütuflarına mazhar olan ve kendisine hikmet verilen Hazreti Yahya (aleyhisselam) bu yiğitler için en güzel örneklerden birisidir. Rivâyete göre; yaşıtı olan çocuklar, “Yahya, gel, sen de bize katıl; beraberce oynayalım!” dedikleri zaman, “Ben, oyun için yaratılmadım” diyen Aziz Nebî, oynamak çocukların şiarı olmasına rağmen, kendisi daha o yaşta hilkatin gayesini kavramış, dünyevî meşgalelerden mümkün olduğunca uzaklaşmış ve yaratılış hikmetine uygun bir gidişâtı ihtiyar etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte, en hayırlı genç, Hazreti Yahya gibi, daha hayatının ilkbaharında, kulluğunun farkına varıp dünya misafirhanesini ebedî saadetin kapısını açmak için bir vesile olarak değerlendiren delikanlıdır. İman gücüyle şahlanıp iradesinin hakkını vererek nefsanî arzularını sınırlayabilen, her gün birkaç defa kendini hesaba çekerek davranışlarını kontrol altına alabilen, silkinip gönül dünyasında dirilerek gerçekten varolduğunu ortaya koyabilen, en ulvî hislerle mamur ettiği gönlünü fizik ötesi âlemlere de açık hale getiren ve bu kemâle ermişlikle fütüvvet ruhunu temsil eden kahramandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, bir gencin yaşlılara benzemesi, kanının en deli aktığı ve beşerî garîzelerinin kendisini sürekli dünyaya çağırdığı bir dönemde dahi âhiret yolcusu olduğunu unutmaması, başında şafak emareleri tulû etmiş, saçı-sakalı ağarmış bir ihtiyar gibi bir ayağı ötedeymişçesine yaşaması, şeytanın binbir oyununa rağmen olgun bir gönül adamı edasıyla hayatını dine, imana, Kur'an'a, hizmete adaması ve her zaman ihsan şuuruyla hareket ederek bütün cismanî isteklerine, şehevî arzularına başkaldırması, günahlara karşı isyan bayrağı açması demektir.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-4951709581365350857?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/4951709581365350857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/en-hayrl-gencler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4951709581365350857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4951709581365350857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/en-hayrl-gencler.html' title='En Hayırlı Gençler'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-1499888444879909566</id><published>2009-08-17T13:45:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T13:53:21.103-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlik'/><title type='text'>Hakk'ın Mahbubu Tevbekâr Genç</title><content type='html'>&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Böyle bir genç hiç mi sürçmez, hiç mi düşmez, hiç mi günaha girmez?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki, en hayırlı genç de kimi zaman kayıp düşebilir. Zaman zaman tökezlemek, ara sıra sürçmek, yer yer devrilmek ve bazen şeytana aldanıp bir günah çukuruna düşmek nebîler haricinde her insan için söz konusu olabilir. Ne var ki, iyiliğe kilitlenmiş bir yiğit, daha günaha kapaklandığı ilk anda seccadesine koşar, günahına hiç hayat hakkı tanımaz, onu hemen tevbe ile boğar ve en kısa sürede namaz, oruç, hac, sadaka, iman hizmetine müteallik meşguliyetler gibi salih ameller vesilesiyle günah kirlerinden arınır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlikteki ibadetlerin Hak katında daha sevimli olduğunu belirten Hazreti Sadık u Masdûk Efendimiz, “Tevbe güzeldir, fakat gençlerde olursa daha güzeldir; Allah tevbe eden genci sever.” buyurmuştur. Bu zaviyeden, hayırlı genç Mevlâ-yı Müteâl'in rızasına ermek için kendisini ibadet ü taate veren ve ezkazâ bir günaha girdiğinde hemen helak olacakmış gibi kalbi tir tir titreyen, ilk fırsatta bir arınma kurnasına koşup isyan lekelerinden kalbini temizleyen bahadırdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar, ızdırap içinde kıvrım kıvrım kıvrandığına şahit olduğum nice gençler vardır ki, gözleri harama iliştiğinden dolayı, inleye inleye gelip sadaka vermişler, hemen seccadelerine koşup Hak karşısında iki büklüm olmuşlar ve gönüllerini karartmasından korktukları isyan izlerini gözyaşlarıyla yıkamışlardır. İşte, bir anlık gaflet sebebiyle gözüne ilişen bir haramdan dolayı kaddi bükülen ve “Eyvah, ben mahvoldum; Allah'ın bunca nimetlerine mazhar olmuşken günah yakışır mıydı bana, ne olacak şimdi halim?” diyen ve tevbe, inâbe, evbe basamaklarıyla hakiki kulluk ufkuna yükselen delikanlı, olgun bir ihtiyar gibi davranan ve şeytanî hücumlara karşı kalbini koruyup canlı tutan en hayırlı gençtir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haddizatında, insan, kalbi hayatdâr olduğu nispette günahlardan nefret eder ve onlara karşı içinde tiksinti duyar. Gönül hayatı itibarıyla bütün bütün mefluç olmamış bir kul, her masiyeti ruhunu yaralayan ve vicdanını kanatan bir iblis kurşunu sayar; işlediği bir günahtan dolayı binlerce nedametle dolar ve günlerce ızdırapla yatıp kalkar. Zaten, bir insan, içine düştüğü günahlar sebebiyle neredeyse hasta olacak kadar ızdırap çekmiyorsa, alışılageldiği üzere o da diliyle yüzlerce kez “Tevbe ya Rabbi!” dese bile, onun yaptığı tevbe değil, sadece bir merasim ve yararsız bir kaç söz söylemekten ibaret kalır. Tevbe, vicdanı kasıp kavuran pişmanlık hissi ve bu nedametin insanı iki büklüm etmesidir. Pişmanlığı ve af talebini dil ile söylemeye gelince, o sadece böyle iki büklüm olmuşluğa kavlen iştirak ve bir tercümanlıktır. Evet, gerçek tevbe ancak ızdırap terennümünün ve masiyetten yiğitçe sıyrılıp ilahî dergaha dönüşün ünvanıdır.&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-1499888444879909566?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/1499888444879909566/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hakkn-mahbubu-tevbekar-genc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/1499888444879909566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/1499888444879909566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hakkn-mahbubu-tevbekar-genc.html' title='Hakk&apos;ın Mahbubu Tevbekâr Genç'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-5758533238340090968</id><published>2009-08-15T03:14:00.000-07:00</published><updated>2009-08-17T13:45:31.856-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='protein'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='delikanlı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğal seleksiyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='antibiyotik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutasyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='canlılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fosil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ara geçiş formları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='direnc'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mekanizma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='evrim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bakteri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dna'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ara geçiş formu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='üreme'/><title type='text'>evrim</title><content type='html'>&lt;object classid="clsid:D27CDB6E-AE6D-11cf-96B8-444553540000" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=9,0,28,0" height="280" width="320"&gt;&lt;br /&gt; &lt;param name="movie" value="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player.swf?movieName=16268&amp;amp;sId=38998"&gt;&lt;br /&gt; &lt;param name="quality" value="high"&gt;&lt;br /&gt; &lt;embed src="http://tr.harunyahya.tv/player/flv_player.swf?movieName=16268&amp;amp;sId=38998" quality="high" pluginspage="http://www.adobe.com/shockwave/download/download.cgi?P1_Prod_Version=ShockwaveFlash" type="application/x-shockwave-flash" height="280" width="320"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-5758533238340090968?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/5758533238340090968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/haberturk-sansursuz-programinda-oktar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5758533238340090968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5758533238340090968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/haberturk-sansursuz-programinda-oktar.html' title='evrim'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-3717043710538716895</id><published>2009-08-14T05:41:00.000-07:00</published><updated>2009-08-14T05:45:40.121-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutluluk'/><title type='text'>Allah'a İman Etmek Gençleri Daha Mutlu Ediyor</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; color: rgb(51, 51, 51);"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Dünyanın farklı bölgelerinde son yıllarda yapılan anketler ve araştırmalar  göstermektedir ki; materyalizmin “sapkın ve insanı karanlığa sürükleyen bir  felsefe” olduğunu kavrayan ve Allah’a iman eden gençler, iman etmeyen  yaşıtlarına göre daha huzurlu ve mutlu bir yaşam sürüyor. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;İnsanların  büyük bir kısmı bir türlü gerçek huzuru yakalayamadıklarından, onca çabaya,  çalışmaya ve yorgunluğa rağmen bir türlü mutlu olamadıklarından şikayetçidirler.  Böyle bir sonuçla karşılaşmalarının sebebi, bu kişilerin mutluluğu yanlış yerde  bulacaklarına inanmış olmalarıdır. Örneğin bazılarına göre mutluluk sözde maddi  zenginliktedir; böylece istediği şeylere sahip olabilecek ve her geçen gün bir  öncekine göre daha fazla şey tüketebilecektir. Bu gibi insanlar için tüketmek  hayatlarının en büyük mutluluk kaynağıdır. Bazılarına göre mutluluğun kaynağı  genç ve iyi görünümlü olmaktır, bazılarına göreyse iyi bir mevki sahibi olmak ve  tanınmaktır. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Bunlar elbette ki insanları dünyada belli oranda ve çoğu  zaman bir an için heyecanlandırabilecek sebeplerdir. Ancak bunların kişilerin  tek mutluluk kaynağı haline gelmesi, bir araçtan çok amaca dönüşmeleri, bunlar  olmadığında kişinin ciddi bir mutsuzluk yaşaması önemli bir sorundur. Bu bozuk  düşünce tarzının sonucunda ortaya hiçbir şeyden memnun olmayan, sürekli daha  fazlasını, daha iyisini isteyen, daha genç ve güzel ya da daha ünlü olmak için  çalışan ve sadece bu sayede mutlu olup daha rahat bir hayat sürebileceklerini  zanneden insanlar çıkar. Ne var ki bu çabaları onlara bekledikleri mutluluğu  kazandırmaz. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Sorunların Tek Çözümü Din Ahlakının Yaşanmasıdır  &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Allah’ın varlığı ve birliği apaçık olmasına rağmen bazı insanlar  inkarlarında direnirler ve din ahlakını yaşamaktan sürekli olarak kaçınırlar.  Şüphesiz, bu çok cahilce bir tutumdur. Çünkü insanın hayatı boyunca arayışında  olduğu gerçek huzuru, mutluluğu ve güveni bulabilmesinin tek yolu yaratılışına,  diğer bir deyişle Allah’ın emrettiği din ahlakına uygun bir hayat sürmesidir.  Din ahlakını yaşamayan bir insanın, imkanları ne kadar geniş olursa olsun,  gerçek mutluluğu bulmasına imkan yoktur. Gün içinde yaşanan ve mutluluk gibi  görünen anlar ise hem çok kısa ve geçicidir hem de çoğunlukla bu insanlar,  gerçekte mutlu değildirler, sadece mutluluk taklidi yapmaktadırlar. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Din  ahlakı insanların sabırlı, merhametli, hoşgörülü, itidalli, vicdanlı kısacası  güzel huylu bir hayat yaşamalarını sağlar. Herkesin din ahlakına uygun olarak  yaşadığı bir toplumda ise, huzur ve itidal toplumun geneline hakim olur.  Bireyler her zaman sevgiyle, merhametle ve anlayışla karşılık görürler.  &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Associated Press: “İman Eden Gençler Daha Mutlu”  &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Associated Press’in 24 Ağustos 2007 günü yayınladığı haber bu konuda  oldukça dikkat çekicidir. Ajans, din ahlakının gençler üzerindeki olumlu  etkisini, “Birçok çocuk için inanç mutluluğun anahtarıdır” başlığı ile dünyaya  duyurmuştur. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Haberde verilen bilgiye göre, yapılan araştırma  sonuçlarında dindar olan gençlerin dindar olmayan gençliğe nazaran daha mutlu  oldukları ortaya çıkmıştır. Associated Press ve MTV’nin yaptığı geniş bir  araştırma kendini dindar ya da çok dindar olarak tanımlayan 13–24 yaş arasındaki  insanların dindar olmayanlardan çok daha mutlu olduğunu göstermiştir. Gençlerin  %44’ü dinin ve maneviyatın kendileri için çok önemli olduğunu belirtmiş, %21’i  bu konuyu önemli bulduğunu söylemiştir. Araştırmaya katılan farklı ırklar  arasında ise Afrika kökenli Amerikalılar dinin kendileri için en önemli unsur  olduğunu söylemişlerdir. Hayatlarında dinin çok önemli olduğunu belirtenlerin  %80’i kendilerini “mutlu” olarak nitelendirmişlerdir. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Sosyologlar da  mutluluk ile dini uygulamaları yerine getirme arasında doğrudan bir bağ olduğuna  dikkat çekmektedirler. Kuzey Carolina Üniversitesi Sosyoloji Profesörü Lisa  Pearce “dinin mutluluğa büyük katkıda bulunduğunu” belirtmiştir. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Yapılan  araştırmada gençlerin %68’i kendi dinlerini ve inançlarını uyguladıklarını  açıklamıştır. Araştırmaya katılan kişilerin %75’i ise, mutluluklarının üzerinde  Allah’ın etkisi olduğunu söylemişlerdir. Ankete katılan 20 yaşındaki üniversite  öğrencisi David Mueller, Allah’ın hayat üzerindeki kontrolüne olan inancını şu  sözlerle açıklamıştır: &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;“Yaşamınızdaki olaylara gelince, bunlar sizin  için önceden düzenlenmiştir… kendinizi bulacağınız yer Allah’ın sizi  yönlendirdiği yerdir.” &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Mutluluk Hissini Veren Allah’tır  &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Allah’a iman, insanları başka hiçbir koşulda elde edemedikleri huzurlu  ve mutlu bir yaşama iletir. Mutluluğu ruha hissettiren Allah’tır ve Allah bu  hissi yalnızca razı olduğu kullarına verir. Allah’ın rızasından uzak yaşayan  birisi kendisini maddi sebepler kullanarak mutlu etmeye çalışabilir ve geçici  bir süre için kendini mutlu hissettiğini de zannedebilir. Ancak bu kişi gerçekte  bir aldanma içerisindedir. Çünkü duyduğu mutluluk hissi, iman sahibi bir insanın  yaşadığı mutluluk ile aynı değildir. Kelime olarak aynı kelime ile  isimlendirilse bile, bu durum ömründe hiç tatlı yememiş bir kişinin ekşi tadını  ‘tatlı’ zannetmesine benzer. Bu kişi yediği yiyeceğin şekerli olduğunu iddia  etse de, gerçek şeker tadını bilen bir insana göre yediği yiyecek ekşidir.  Mutluluk kavramı da bu örnekteki gibidir. Allah’a iman edip, Allah’ın kalplerine  indirdiği huzura kavuşmuş olan müminler, ‘gerçek’ mutluluğu yaşamaktadırlar ve  diğer kişilerin mutluluk zannettikleri hislerin anlık ve geçici heyecanlar  olduğunun bilincindedirler. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Müminlerin kalbinde, Allah'ın rızasını  kazanma umudunun ve bu yolda çaba harcamanın verdiği bir sevinç ve huzur vardır.  Yaşadıkları bu neşe ve sevinç, onları hem dünya hayatında mutlu ve huzurlu kılar  hem de Allah'ın rızasını daha fazla kazanmalarını sağlayacak olan şevklerinin en  önemli kaynağını oluşturur. Bu sevinç ve mutluluk, iman etmeyen insanların asla  ulaşamayacakları ve taklit edemeyecekleri bir sevinçtir. Çünkü bu, Allah'ın  yalnızca müminlere hissettirdiği ve Allah'ın rızasını, rahmetini ve sonsuz  cennetini ummanın verdiği mutluluk ve huzurdur. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Asıl Mutluluk  Yurdu: Cennet &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Allah müminleri dünyada güzel ve mutlu bir yaşamla  yaşatırken ahirette de cennetle müjdelemiş, yaptıkları tüm salih amelleri kabul  edeceğini ve kavuşacakları güzelliğin ve mutluluğun ise pek yakın olduğunu  bildirmiştir. Allah'ın sonsuz rahmetini ve sevgisini hissetmek ve sonsuz  cennetle mükafatlandırılmayı ummak müminin kalbine büyük bir ferahlık ve huzur  verir. Allah Kuran'da müminlerin dünyada ve ahirette güzel bir yaşam  süreceklerini şöyle müjdelemektedir: &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;“Şüphesiz "Bizim Rabbimiz  Allah'tır" deyip sonra dosdoğru bir istikamet tutturanlar (yok mu); onların  üzerine melekler iner (ve der ki) "Korkmayın ve hüzne kapılmayın, size vadolunan  cennetle sevinin".” (Fussilet Suresi, 30) &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Din Ahlakından Uzak  Yaşamın Ortaya Koyduğu Karanlık Tablo &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Her gün televizyonlarda,  gazetelerde mutsuzluk nedeniyle intihar eden pek çok insandan söz edilmektedir.  Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, son 45 yılda, tüm dünyada intihar oranları yüzde 60  artmıştır. Yine Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği bilgilere göre dünyada her 40  saniyede 1 kişi intihar ederek ölürken, her 3 saniyede 1 kişi de intihar  girişiminde bulunmaktadır. İntihar, günümüzde tüm ülkelerdeki ölümlerin ilk 10  nedeni arasında sayılmaktadır. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Tüm bunların nedeni insanların din  ahlakından uzak yaşamalarıdır. Ancak bu olumsuz tablo artık değişmektedir. İki  yüzyıl boyunca tüm dünyayı etkileyen materyalist felsefenin ektiği kötülük  tohumları artık yok olmaya başlamıştır. İnsanlar Yaratıcımız olan Allah’ın  varlığını inkar eden ve “hiç kimseye karşı sorumlu değilsiniz, yaşam mücadelesi  veren evrimleşmiş maymunlarsınız, güçlü olan kazanır” yanılgılarını telkin eden  Darwinist propagandanın etkisinden çıkmaktadırlar. Bu konudaki en önemli etken  hiç kuşkusuz ki; Harun Yahya (Adnan Oktar)’nın kitapları, internet siteleri,  belgeseller ve dünyanın birçok yerinde gerçekleştirilen, yaşayan fosillerin yer  aldığı sergiler vasıtasıyla Darwinizm’in geçersizliğinin ve Yaratılış Gerçeğinin  anlatılması, din ahlakını yaşamanın tüm toplumsal ve kişisel sorunların kesin  çözümü olduğunun ortaya konulmasıdır. &lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;“Haberiniz olsun; Allah’ın  velileri, onlar için korku yoktur, mahzun da olmayacaklardır. Onlar iman edenler  ve (Allah’tan) sakınanlardır. Müjde, dünya hayatında ve ahirette onlarındır.  Allah’ın sözleri için değişiklik yoktur. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk’  budur.” (Yunus Suresi, 63–64)&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Bu makale, &lt;/b&gt;&lt;b&gt;İlmi Araştırma Dergisi &lt;a class="tablolink2" href="http://www.ilmiarastirma.net/index.php?Pg=Publish&amp;amp;Journal=%C4%B0lmi%20Ara%C5%9Ft%C4%B1rma&amp;amp;Number=43"&gt;43.  sayı&lt;/a&gt; (Ocak 2008) 14. sayfada yayınlanmıştır.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-3717043710538716895?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/3717043710538716895/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/allaha-iman-etmek-gencleri-daha-mutlu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3717043710538716895'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3717043710538716895'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/allaha-iman-etmek-gencleri-daha-mutlu.html' title='Allah&apos;a İman Etmek Gençleri Daha Mutlu Ediyor'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-7762589613916243343</id><published>2009-08-12T05:55:00.000-07:00</published><updated>2009-08-14T06:02:20.355-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genc talebe'/><title type='text'>Damat Efendi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; font-family: arial;"&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 102, 102);" &gt;&lt;i&gt;Mecmau'l-Enhür sahibi Muhammed b. Süleyman, “Damat  Efendi” lakabıyla meşhur olmuştur. Çünkü, bu iffet âbidesi, talebelik döneminde  bir gece yarısı, mum ışığı altında ders çalışmaktadır. İlmî mütâlaalara daldığı  bir esnada kapısı çalınır. O vakitte birinin gelmesinin hasıl ettiği hayret ve  misafirin kimliği hakkındaki merakla hemen kapıyı açar. Karşısında genç ve güzel  bir kızcağız durmaktadır. Misafir, yolunu kaybettiğini ve etrafta başka bir ışık  göremediği için onun kapısını çalmaya mecbur kaldığını söyler. &lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 102, 102);" &gt;&lt;i&gt;Genç  talebe, misafirini geri çeviremez, onu gece karanlığına ve sokağın soğuğuna  terkedemez, çaresizce kızı içeri alır. Ona oturup dinlenebileceği bir köşe  gösterdikten sonra da sabaha kadar dersine çalışmaya devam eder. Utangaç ve  gizli-saklı nazarlarla onu seyreden kızcağız, bu iffetli talebenin bir haline  taaccüb eder; genç, arada bir parmağını önünde yanan mumun alevine tutmakta ve  bir müddet öylece bekledikten sonra geri çekmektedir. Bir defa ile de  yetinmemekte ve bunu ara ara sürekli tekrarlamaktadır. Bu hal üzere sabah olur.  &lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 102, 102);" &gt;&lt;i&gt;Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılıp evine döner. Halkın  yardımıyla yolunu bularak ulaştığı ev, Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır;  bu genç kız da, o vezirin kerimesidir. Saray halkı, ona geceyi nerede ve nasıl  geçirdiğini merakla sorarlar; zira, bütün gece onu aramış ama bir türlü  bulamamışlardır. Genç kız başından geçenleri, gördüklerini ve hususiyle de  kendisini misafir eden talebenin tuhaf halini bir bir anlatır. Vezir, kızına  yardım eden o genci sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun  üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Yusuf yüzlü genç,  “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan bir misafiri dışarıda bırakamazdım; bu  sebeple onu kulübeme aldım. Nefsimin desiselerine karşı koyabilmek için de,  elimi ara sıra mumun bana Cehennemi hatırlatan alevi üzerine koydum. Şeytan beni  kandırmaya yeltendiğinde, parmağımı ateşe tutarak, nefsime cehennem azabını  hatırlattım ve böylece yanlış bir şey yapmaktan kurtuldum.” &lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(102, 102, 102);" &gt;&lt;i&gt;Evet,  hayırlı genç, bu iffet ve ismet şuuruyla ve ahirete kilitlenen gönlüyle o  vezirin çok hoşuna giden ve teklifi kabul ederek o kızcağızla evlendikten sonra  da “Damat Efendi” olarak anılagelen Muhammed b. Süleyman gibi, bu dünyanın  cazibedar güzellikleri karşısında bakışı bulanmayan, gözü kaymayan, veraların  verasını ebedî saadet diyarı sayan ve hep ona ulaşmayı düşünerek yaşayan  insandır.&lt;/i&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-7762589613916243343?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/7762589613916243343/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/damat-efendi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7762589613916243343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7762589613916243343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/damat-efendi.html' title='Damat Efendi'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-3136342671958570604</id><published>2009-08-12T03:30:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T03:31:23.848-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ölüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bakış Açısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gül'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuzluk'/><title type='text'>Bakış Açısı</title><content type='html'>&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Yaşadığımız&lt;/span&gt; dünyada her gün binlerce olay meydana geliyor. İyi, kötü, çirkin davranışlar sergiliyor milyarlarca insan.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Bu olaylar, çok farklı biçimlerde, birbirinden farklı yorumlarla değerlendiriliyor. İnsanlar farklı bakışlarla olaylara bakıyorlar. Konu ile ilgili görüşlerini belirtiyorlar: “Çok güzel”, “Yazıklar olsun!”, Beğendim.”, “Helâl olsun!” gibi.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Bütün bu farlılıklar, önemli bir gerçeği gösteriyor: Olaylara farklı açıdan bakanlar, onları ister istemez farklı biçimde yorumlarlar. Olaylara bakışımızı farklılaştıran nedir? Olay aynı, görüntü aynı, niçin farklı yorum?&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Bakışlarımızı, bakış açılarımızı, inançlarımız, alışkanlıklarımız, değerlerimiz, kültürel birikimlerimiz, düşüncelerimiz belirliyor. Biz hayata, olaylara onların objektifinden bakıyoruz.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;İslâm inancını özümsemiş, onunla hayıtını anlamlandırılmış bir &lt;span class="SpellE"&gt;mü’minle&lt;/span&gt;, inançsız bir insanın olayları yorumlaması nasıl bir olsun!&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Ölüm, inanan insan için sonsuz bir âleme geçiş, bir dünya değişimidir. İnanmayan içinse bir son, bir yok oluş…&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Susuzluktan yanan bir insan için bir damla su ne büyük bir nimettir! Vatan sevgisinden mahrum bir insan için &lt;span class="SpellE"&gt;şehadet&lt;/span&gt; ne ifade eder?&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Bütün bunlar, hayatı anlamlandırmada bakış açısının önemini vurgulayan, öne çıkaran örnekler.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Atalarımız , “Güzel gören, güzel düşünür.”, “Güzel düşün, güzel gör!” gibi sözlerle bizleri güzel düşünmeye, olaylara müspet gözle bakmamızı öğütlüyorlar. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Mutlak güzel (&lt;span class="SpellE"&gt;Hüsn&lt;/span&gt;-ü Mutlak) olan yaratıcımız, bizi en güzel biçimde yaratmış. Hayata güzel bir bakışla bakmamız gerektiğini öğütlemiş.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Sevgili Peygamberimizin, arkadaşlarıyla birlikte giderken gördüğü bir köpek ölüsü karşısında, onun dişlerini göstererek, “nasıl da güzel dişleri var!” tarzındaki ifade, ölüde, leşte dahi bir güzelliği görebilme inceliğini işaret ediyor.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Hayata bakışımız olumlu mu, olumsuz mu? &lt;span class="GramE"&gt;Bu, çok önemli. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Kişisel gelişim uzmanları, psikologlar insanlara “hayata olumlu bakılabildiği oranda insanın olumlu ruhsal yapıya &lt;span class="SpellE"&gt;kavuşabileceği”ni&lt;/span&gt; söylüyorlar.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Daha işe başlarken, “ben bu işi yapamam, beceremem” diye başlayan bir kişinin o işte başarılı olması elbette mümkün değil. Mesleğini sevmeden yapan, işine kerhen sarılan bir işçinin, memurun başarılı ve mutlu olması beklenebilir mi?&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Atacağımız adımlar, olumlu bir bakışla başarıya ve mutluluğa götürür bizi. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Hayata müspet bakışımız, bir anlamda dua da değil midir? Bu bakışla Yaratıcıya sığınıyor ve işimizin olumlu ve hayırlı bir biçimde devamını da diliyoruz böylece.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Hayata güzel ve olumlu bakışımızın başta kendimiz olmak üzere çevremize de olumlu bir enerji yaydığı gerçek. Son yüzyılda bu konuda yapılan araştırmalar çok ilginç. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Bir çiçeğe, bir hayvana, bir insana yaklaşımımızda, onunla iletişimimizde takındığımız tavrın olumlu yansımaları, sonuçları rahatlıkla görülebiliyor. Olumsuz bir tavırla iletişimin sağlanamadığı, bu nedenle de başarısızlık ve mutsuzluğun yaygınlaştığı da…&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Apartmanımızdaki komşumuzun, işyerinde bir arkadaşımızın somurtkan yüzü, her şeye olumsuz bakışı, bizi de elbette etkiler. Bir güler yüz, bir tebessüm, bir selâm iletişimi nasıl da olumlu kılar. Etrafa olumlu bir enerji yayar.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;İnancımız, güler yüzlülüğün bir sadaka hükmünde olduğunu belirtir. &lt;span class="GramE"&gt;İnanan insanın tebessümü dahi ibadet.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Türkülerimize giren, atalarımızın şu sözü nasıl unutulur? “Güler yüze tatlı dile doyulur mu?&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Şahit olduğumuz güzel bir olay bizi mutlu kılar. Seyrettiğimiz güzel bir tablo, bir hat eseri, &lt;span class="SpellE"&gt;tabiî&lt;/span&gt; güzellikler nasıl da içimizi açar. Camilerimizdeki çiniler bizi çiçek bahçelerine götürür. Gördüğümüz güzel bir rüyadan uyanmak bizi nasıl da üzer.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;İnsanoğlu hayat sınavını, hayata bakışıyla, onu yorumlayışıyla, onu anlamlandırışıyla verir.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Hayat, kendisine olumlu bakan gözlere güzellikler sunar. Gözlerden yüreklere bir mutluluk çağlayanı akar ardından. Gözlerden gönüllere &lt;spanclass=grame&gt;akan&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bu ırmakta, sıkıntılarımız yıkanır. Irmakla birlikte mutluluk deryasında kendimizi buluruz. Bir Arap atasözünü hatırlayalım: Men Dakka &lt;span class="SpellE"&gt;dukka&lt;/span&gt;. Eden, bulur. Atasözlerimizden “Ne ekersen onu biçersin” anlamında bir söz.&lt;/spanclass=grame&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Biz, hayata güzel bakalım ki güzellikler bizi kuşatsın. Güzellikler ekelim, olumlu bir tavrı davranış olarak benimseyelim ki, güzel ürünler alalım.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Gül olalım, gül kokalım. Hayat bir gül. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="font-weight: bold; text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Onun dikenlerine takılıp kalmayı kim ister! (R.KAYMAZ)&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-3136342671958570604?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/3136342671958570604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/baks-acs.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3136342671958570604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3136342671958570604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/baks-acs.html' title='Bakış Açısı'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-3536305704371813903</id><published>2009-08-12T03:26:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T03:29:50.353-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahlak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='toplum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='değişim'/><title type='text'>Nereden Başlamalı</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Her insan etrafındaki olayları gözlemleyip iç dünyasında bunun nedenlerini araştırmaya yatkındır sanırım… Bunu yapar veya yapmaz; o kendisine kalmıştır. Ama Yüce Yaratıcı bu kabiliyeti, aklı olan tüm canlılara bahşetmiştir. Kişi, kendinden yola çıkarak etrafındaki insanları ve toplumu değerlendirebilir.&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Ben de etrafımda olan olayları algılamaya çalışıp toplumdakiiyilikleri bunun yanında hızla artan kötülükleri düşündüm. Evet, iyiler ve iyilikler var çok şükür. Peki, ya toplumun geneli? Gün geçtikçe içerisindeyaşamanın korkulur hâle geldiği, iyiliklerin yerini kötü davranışların aldığı topluma ne demeli?&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;Dışarıdan bakıldığında, hızla ahlaki bir yok oluş sürecinegirmiş olduğumuz ortada. Ahlaksızlığın had safhalara ulaşması, tutum, davranış ve sözlerdeki değişmeler, başkalarına hatta kişinin kendisine olan saygısınıyitirmesi, maddi manevi tüm değerlerin kıymet kaybetmesi. İnanç alanında kocabir boşluk, bu boşluğu doldurmak için yanlış yollarda yürünmesi. Amaçsız,başıboş insan yığınları, buna teşvik eden bir düşünce sistemi, insanın etrafını çepeçevre kuşatan gayriahlâkî bombardımanlar. Çocuk denecek yaştaki kişilerin sigara, hatta uyuşturucu kullanmaları. Ne kadar da içler acısı! &lt;spanclass=grame&gt;Tertemiz bedenlerin zehirlenmesi.&lt;br /&gt;&lt;/spanclass=grame&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;&lt;spanclass=grame&gt;&lt;br /&gt;&lt;/spanclass=grame&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: center;" class="MsoNormal"&gt;&lt;spanclass=grame&gt;Sadece bedenlerin değil, düşüncelerin de zehirlenmesi. Bir tuşa dokunarak, açtıkları&lt;/spanclass=grame&gt;&lt;span class="GramE"&gt; pencereden&lt;/span&gt; insanların değerleri alt üst ediliyor! Toplumda olan bu hızlı değişmede televizyonun payı küçümsenemez. Daha dün sokakta oynayan çocukları izlerken bunu bir kez daha derinden hissettim. Biz arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde saklambaç, seksek, ip atlama, evcilik gibi oyunlar oynarken şimdiki çocuklar bir araya geldiklerinde televizyonda izledikleri programların canlandırmalarını yapıyorlar. İlkokul çağındaki iki kız çocuğu izledikleri bir dizinin sihir sahnesini canlandırırken oyun oynadıklarını düşünüyor, bundan zevk alıyor ve hatta gerçekten sihirli olmak, gördükleri senaryonun gerçek bir karakteri olmak için can atıyorlar. O sahte karaktere olan özenti, dış görünüşü etkilediği gibi kullandığı kelimeleri de etkiliyor. Erkek çocukları da, herkesin etrafında pervane olduğu, bir sürü adamı olan, kendisini yeryüzündeki kötülükleri düzeltmek için gönderildiğini zanneden ama bunun yanında kendi yaptığı kötülükleri, ahlaksızlıkları yok sayan, dediğim dedik, renkli ekranlarda güçlü kuvvetli olarak gösterilen, gerçekle uzaktan yakından alakası olmayan dizi kahramanlarının yolunda gidiyorlar.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;İstatistiklere bakıldığında suç oranlarının artması, küçük yaştaki çocukların kötü işlerde yer almaları, bir yerlerde bir şeyleri ihmal ettiğimizin apaçık göstergesi. Belki kendi adımıza, “Ben o programları izlemiyorum, ben kendimi bu yok oluştan korumak için dikkat ediyorum. Kendimi manevi alanlarda güçlendirmeye çalışıyorum, vs…” diyoruz. Çocuklarımızın bu hâle gelmesinden bizler sorumluyuz. İlla ki kendi çocuğumuz olması gerekmiyor, kardeşlerimiz bu hâle geldi. Bizler, ne zaman Müslüman bilincimizi kaybettikse bu hâle geldik. Din kardeşini gözeten insan da kalmadı aramızda! Kardeş kelimesi zihinlerimizde bir şey ifade etmiyor artık! Güzel ahlaklı olmada önemini yitirdi sanırım.&lt;br /&gt;Kendisine irade verilen, yaptığı tüm davranışlardan sorumlu olan ve hesaba çekilecek olan bizler, ahlakımızı güzelleştirmek için çaba sarf etmiyoruz. Güzel ahlakı tamamlamak için gönderilen peygamberimiz, “&lt;spanclass=spelle&gt;Allahım! Benden huyların kötülerini uzaklaştır. Çünkü senden başka, benden kötü ahlakı uzaklaştıracak yoktur.” (Müslim) buyuruyor. Ne kadar da güzel bir dua! &lt;span class="SpellE"&gt;Acziyetin&lt;/span&gt;, teslimiyetin, iradeyi ortaya koymanın zirvesi. Rabbim, ben dikkat ediyorum, elimden geleni yapıyorum ama senin yardımına ihtiyacım var. Ben irademi ortaya koyarak güzellikleri seçmeye çalışıyorum ama farkında olmadan yanlış adım da atabilirim. Beni koruyacak, kollayacak, doğru üzerinde tutacak sensin! Bu gidişatı değiştirmek için herkes, önce kendim değişmeliyim desin!&lt;br /&gt;(&lt;/spanclass=spelle&gt;&lt;span id="ctl00_ContentPlaceHolder1_GridView1_ctl02_Label1" class="bold"&gt;N. ÇAY)&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-3536305704371813903?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/3536305704371813903/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/nereden-baslamal.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3536305704371813903'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3536305704371813903'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/nereden-baslamal.html' title='Nereden Başlamalı'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-2027411173695543886</id><published>2009-08-11T05:54:00.000-07:00</published><updated>2009-08-14T05:55:22.160-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlik'/><title type='text'>Gençlere mektup...</title><content type='html'>&lt;b style="color: rgb(51, 51, 51);"&gt;Daha ortaokul sıralarındayken arkadaşlarımdan bazıları  delikanlı olduklarını ispat için sigara içmeye başladılar. Askerî okulu  bitirdim, memleketime gittim. Arkadaşlarım, mezuniyetimi kutlamak için bir bağda  sofra kurmuşlar, beni de davet ettiler. Gittim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çay bardaklarına rakı  doldurmuşlar. Peynir ekmek gibi yiyecekler de var. "Ben içmem" dedim. Onlardan  biri tepeme dikildi, "içmezsen eğer, bu şişeyi başından aşağıya boşaltacağım!"  dedi. "Boşalt" dedim. Israrlar, tehditler birbirini takip etti. "Biz seni  arkadaşımız biliyoruz. Mezuniyetini tebrik için böyle hazırlık yaptık. Sen şimdi  hepimizi mahcup ettin, olmaz böyle şey!" dediler. Özür dileyerek yanlarından  ayrıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yarın ben iyi insan olacağım diyen, bugün kötü adamdır." Niye  bugün değil de yarın? "Yarın iyi olacağım" diyoruz; bu emri veren benim!  Hayatımızı Kur'an ölçüsünde yaşamaya bugünden başlayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Organlarımız  bizi Kur'an caddesine çekiyor. Allah okuyan göz vermiş, okunacak kitabı da  göndermiş. Allah kulak vermiş, dinlenecek alimleri de göndermiş. Eğer bu  organlarımızın isteklerini yerine getirmezsek, can sıkıntısı başlar. O  sıkıntıdan kurtulmanın çaresi, ya kitap okumak, ya bir alimi dinlemek, yani  ibadet etmektir. Diyorlar ki, "İbadet ediyoruz amma can sıkıntısı devam ediyor.  İbadetten lezzet alamıyoruz." Bunun sebebi, ibadet ederken hayallerde gezinmek,  ibadetin şuurunda olmamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsterseniz Asr-ı Saadet'e gidelim.  Sahabenin az olduğu devirleri düşünelim. Her tarafı müşrikler doldurmuşken, bir  avuç sahabenin durumunu hayal edelim. Bunlardan biri diyebilir ki: "Ben bir  insanım. Benim cürmüm ne ki hükmüm ne olsun? Koskoca dünyada İslamiyet'i yayma  davasını nasıl güdebilirim?" Ama böyle dememişler. Onlar, "mademki ben  Müslüman'ım, öyleyse İslamiyet'i öğrenmeliyim ve yaşamalıyım" diyerek, tek  başlarına da kalsalar, İslamiyet'i öğrenmek ve anlamak gayesiyle yaşamışlar.  Allah'ın rızasını bunda aramışlar, bu gaye onların hayatını doldurmuş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her genç ben ne olacağım demelidir. Ve bir hedef tayin etmelidir. Futbol  oyununda gol kelimesinin manası, hedeftir. Yani o oyunda hedef olduğu için  oyuncular koşuyor. Hedef olmasa hiçbiri koşmaz. İşte insanın da hayatında  hedefler olmalıdır. Mesela gençlik yıllarımda 'ben sefil perişan olmayacağım'  diye kendi kendime konuşurdum. Bu sebeple gençler kahveye giderken ben derse  gittim. Amacım oraya gidenlerden farklı olmaktı. Kendi kendime İngilizce,  Osmanlıca öğrendim. Kitaplar okudum, kitapları anlamaya çalıştım. Çünkü benim  bir hedefim vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlere tavsiyem, gelecekteki hayatlarını daha iyi  şartlarda yaşamak istiyorlarsa bugünden hazırlansınlar. Önce eğitim veya sanat  üzerinde durmalı ki ekonomik bir sıkıntı yaşamasın. Ayrıca ilim ve irfan için  eğitim almalı... Bugünün gençleri alimlerin dizinin dibinde oturacak, başka  türlü olmaz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hekimoğlu İsmail&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-2027411173695543886?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/2027411173695543886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/genclere-mektup.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2027411173695543886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2027411173695543886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/genclere-mektup.html' title='Gençlere mektup...'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-4645880350306423222</id><published>2009-08-11T05:40:00.000-07:00</published><updated>2009-08-14T05:41:01.250-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><title type='text'>Aşk'a Düşen Bazı Gençler</title><content type='html'>&lt;div id="post_message_727238"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family:Comic Sans MS;font-size:100%;"&gt;Aşka düşen bazı gençlerden yardım mesajları alıyorum. Lisede,  üniversitede, tuzağa zamansız yakalanıyorlar. Evliliğe hazır değiller; ama,  tutuluyorlar ve kalplerine söz dinletemiyorlar. Karşı cinse eğilim insan  doğasında vardır; hele çağımızda çok körüklenmiştir. Mutluluk bu eğilimin  zamanında ve meş*ru yollarla karşılanmasında yatar; yoksa aksi, toplumlar için  hep felâket olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitemizin servis otosundan inmiş, bekar  evimize yürüyordum. Zihnim derin tefekkürlere dalmış; içime tutunan yalnızlık  virüsünden ve paylaşma arzusundan nasıl kurtulabileceği*mi düşünüyordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etkileyici bir kadın sesinin Anadolu ezgileriyle yoğrularak caddede  yankılandığını fark ettim. Sanatçının sesinin süslediği şarkıyla sürüklenirken,  sanki ruhuma hançerler saplanıyordu. Kangrenli yaralarım doğranıyordu; zayıf  damarımdan yakalanmıştım; acıma tuz biber ekilmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Günlerdir  yalnızlığıma üzülüyorum, artık kurtulayım.” Duasıyla patladım ve yanımdaki  duvara kapanarak sarsıntımı geçirmeye çalıştım. Utan be koca adam. Ne yalnızı,  ne kimsesizi… İşte doğa, işte muhteşem canlılar dünyası… İşte ideallerin, işte  çalışmak ve işte huzurunda bulunduğun Rabbin… O dirençsiz halimde, “Ey  merhametli Hâkim, lütfen bana ve bu gençlere acı, bize nefsimizden bir kurtuluş  bağışla!” dedim. Sakinleştim ve kalbimdeki sohbeti dinledim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Delikanlı,  dur hele… Sen hamuru çamurdan yoğrulan o kandan irinden cesedi istemiyorsun.  Sen, Yaratıcının o vücut hamuruna sunduğu suretin arkasındaki ruha aşıksın.  Dinle ki Mevlânâ, ‘Seni toprakla karışmış bir yudumcuk güzellik şarabı böyle  deli divane ediyor; artık onun safı ne yapmaz?’ diyor. Senin Yaratıcın,  topraktan cesede nurdan şekiller giydirdi. Toprak cisim yurduna dönünce, suret  de hayal evrenine gidecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Yemek istediğin meyvesini izinsiz çalıp  Yaratıcını karşına alma. O çok cömerttir; sabırla iste de, zamanı gelince sana  ne helal bağışlarda bulunacağını gör. Bütün kadınlara ilâhî güzel*likten bir  zerre serpen Yaratıcın, tüm güzellikleri tek bir kadında hücre hücre dokuyup  sana sunabilecek kudrettedir. Dünyanın güzelliklerinden binler kat fazlasını  bedenlerinde barındıran huriler seni bekliyor. Gelecekteki sonsuz temiz ve  iffetli güzelliklere, kirlettiğin bir gençlikle kavuşamazsın. Madem Allah’tan  başkasını da sevmeye muhtaçsın, seni bekleyen can tatlısı cennetlerini sev.  Bunca yıl direnen, biraz daha sabredebilir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sustum… Aradığım ihtişam,  yüzümü kapadığım duvarın hemen arkasındaydı ve hayalim ötelere dokunur gibiydi.  Başımı kaldırıp mutluluktan gülümseyerek yoluma devam ederken, kasetçiden  yayılan o şarkıyı duymuyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önermeye çalıştığım, bu kıyamet asrında  “Ruhunu çıkar at, kolunu bacağını kes.” demek gibi zor gelebilir. Ama,  gençliğimiz, “ilâhî ölçülere göre yasak olan” bir ilişkiyle lekelenirse, sa*dık  bir eş bulma şansımız azalacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasındaysa, bayanlar cennetin  hurilerinden güzel sultanları olma şansını; erkekler de huri güzelliğindeki  kadınla sonsuza dek mutlu kalma fırsatını yitirme tehlikesindedirler. Allah  temizleri kirlilere mahkum etmez. İçten ve gözyaşlarıyla yoğrulmuş bir tövbeyi  başaranlar hariç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonsuzluk yolcusu, sadece şimdi tadacağı ota saplanan  kurbanlık koyuna benzemez. Uyanık insan zehirli balı yemez; yemin arkasındaki  oltayı görür; bugünkü tercihinin gelecekteki sonuçlarını düşünür. Gelecekteki  eşine yakıştırmadığını, bugün kendisi için de çirkin görür. Yanlış bir iş yapar  da, içten bir tövbeyi başaramazsa, kaderin ona acılı bir evlilikle bedel  ödeteceğini unutmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla, gözlerimizi tahrikçi  görüntü*lerden, zihnimizi benzeri hayallerden arındırmalı; duaya ve tövbeye  sarılmalı; aile onurunu inciten TV yapımlarından sakınmalıyız. Yaratıcıya  yakınlığımız, ideallerimiz uğrundaki çalışkanlığımız, cinsel ihtiyaçlarımızı  gölgeleyip unutturacaktır. Evlenme imkanımız varsa da, bekletmemeli, o sığınağa  çabucak girmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evliliği öldüren manevî hastalıklardan arınmalıyız:  Allah’ın evlilik lütfuna şükretmemek, parayı tanrılaştırmak, vücudun görünümünü  kalbin içtenliğinden üstün tutmak, keyfe/eğlenceye düşkünlük, zorluğu eşit  paylaşmak yerine ihmal ve tembellik, küçümseme, takdir etmeme, saygısızlık,  bilgisizlik, çocukların eğitimlerine duyarsızlık, birbirinin sırrını ve onurunu  korumamak, TV’ye saplantı, iletimsizlik, birbirlerinin ilgilerine duyarsızlık,  sarhoşluk, kumar, ahlâksızlık gibi manevî hastalıkların olduğu evlerde  evlilikler yaşamaz. Evlilikler ancak erdemle, fedakarlıkla ve paylaşmayla  beslenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eşiyle geçinemeyen, toplumla geçinemez; ailesini  yönetemeyen kimseyi yönetemez. İnsanın iyiliği sokaktaki şirinliğinden değil,  evindeki erdemliliğinden anlaşılır. Eşiyle geçinemeyen kendisinde sorun  aramalıdır. Tek taraflı kusurdan kaynaklanan boşanma, parmakla sayılacak kadar  azdır. Eğer gerektiği gibi iyiyseniz, eninde sonunda eşinizi kazanırsınız.  Kazanamazsanız da, Allah sizi karanlık kalpli ve ısrarlı nankörden kurtarır;  size canınızı ısıtacak başka bir evlilik bağışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir türlü hayırlı bir  evlilik nasip olmayanlar, telaşlanmasınlar. İki günlük dünyanın zevklerine  değil, sonsuzluğa talibiz. İnsanlık derdine düşenin cinsellik derdi kalmaz.  Bunaltıcı bir evliliktense, bekarlığa razı olmak pekala çok  onurlucadır.&lt;br /&gt;..alıntı..&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-4645880350306423222?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/4645880350306423222/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/aska-dusen-baz-gencler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4645880350306423222'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4645880350306423222'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/aska-dusen-baz-gencler.html' title='Aşk&apos;a Düşen Bazı Gençler'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-2581173905576396038</id><published>2009-08-11T04:40:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:41:07.373-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kardeşlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boykot'/><title type='text'>Yaşasın Boykot Kardeşliğimiz!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Dev bir kinle bakıyorum sana ey  kırmızı COCA COLA kutusu! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Oraya buraya değil tam da bağrıma  bağrıma attırdığın bombaların ateşi sarıyor ruhumu!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Düzden bakınca zulüm  görüyorum,tersten baktığımda inkarındaki şifreyi!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Zaten ancak Bir  Siyonist Zekası’nın işi olabilirdi, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;şişesinde “Mekke Ve Muhammed’e  Hayır” yazan zehirli sıvıları &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Muvahhid Mekke Muhalefeti’ne ve Eşsiz  Lider ve Önder Resul Hz.Muhammed’e(s.a.v) sevdalı insanlara içirip sonra buradan  gelen Cola-Dolar’larla Müslüman kardeşlerini katletmek iğrençliği…  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Ne TANG’ini kabul ediyorum soframa ne CAPPY’ini!  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;FANTA FANTA FANTA içtiğimde Çanta Çanta Bomba verdiğimi biliyorum  lanet olasıca ordularına!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;“Susuzluğunu Dinle” diyen sese inat “Filistin’i  Dinle” diyor içimden bir ses SPRİTE’nı iterken!  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;MARLBORO pakedine baktığımda şarjör görüyorum , sigarasına  baktığımda M-16 veya Uzi mermisini!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Tek bir dal izmarit ile tek bir  merminin maliyetinin de satış rakamının da neredeyse aynı olduğunu öğrendiğimde  kalakalıyorum! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;”Allah’ım” diyorum !...“İçmeyerek kaza edemem,zira on  sene içtim,maaş verir gibi para verdim,şu kuluna para nasib et de yolunda  harcayıp bari bunlara verdiğim paraları kaza etmiş olayım Ya Rabbim!..”  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Bu arada  sigara içen insanlara da “Onu içmen kadar efkara sebeb  bişi mi var” diye soruyorum!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;”Dikkat et! Her içtiğin sigarayla bir mermi  sıktırabilirsin bak kardeşlerinin kafasına ama ” diye ekliyorum “Radikal”  damgası yeme pahasına! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Yahudi PHİLİP MORRİS ve diğerlerinin  paketlerinin üstündeki aslanlara da, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;PEUGOT marka arabaların  üstündeki aslanlara da kafam takılıyor! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Çünkü ben onlara  bakınca,Allah’ın Aslanı  Hamza’nın katillerini , &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Resul’un Aslanı Ali’nin  hainlerinin zihniyetlerini görüyorum!... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;PEUGOT hızlı  kaçarmış!...Azap meleklerinin zaman mefhumu bile yokken kim nereye  kaçıyor,gülüyorum..&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;VOLVO dünyanın en güvenlisiymiş!...İsrail’e  gidecek paraları verip içine binildiğinde direkt ateşe giden araba nasıl güvenli  olur merak ediyorum!...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;En az siyon kardeşlerinin sembolu aslan kadar  tehlikeli olduğunu biliyorum NESTLE’nin ambalajındaki  güvercinin…NESTLE’nin çikolatasını,gofretini mi yemişim ki NESTLE SUyunu veya  yeni aldıkları ’sini içeyim! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Su demişken; COCA COLA’nın bırak  kolasını ne TURKUAZ ne DAMLA SUyu’nu içmiyorum!...  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Baktım ki ALGİDA’nın arkasında UNİLEVER yazıyor,almam  efendim almıyorum!  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Bula bula MAGGİ çorba mı içmişim ki  sonrasında LİPTON’unu, NESCAFE’sini zıkkımlanacağım?  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;NESCAFE’den ve JACOBS’tan çıkan dumanla Gazze’den ve  Bağdat’tan yükselenin benzerliğini fark edemeyecek kadar da saf değilim!  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Irak,Filistin,Çeçenistan,ordan,burdan değil hiçbir yerden ve hiçbir  şeyden verdikleri haberlerinde güvenmiyorum  CNN’e,NTV’ye,REUTERS’e!... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Huy işte!Hucurat  üstü müydü “Hucurat 6” mı ne?!... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;FOX,adı gibi tilkilik  yaptı,TGRT’yi alıp Yahudi-Neocon birliğini Türkiye’de bir medya sahibi  daha yapmakla… &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Malum,sadece iki hafta var  HÜRRİYET GAZETESİ  ve İSRAİL’in doğum günleri arasında…Rastlantı işte…  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;NTV’nin ve GARANTİ’nin sahipleri Şahenk’ler de  AMERİKAN-İSRAİL ortağı GENERAL ELECTRİC’le el sıkışmışlar bir de…  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Duy da inanma!...Oku da inanma!...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Evet Evet ! Budur  !&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Oku ama asla inanma!...Duy ama asla inanma!... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Bir de  NATIONAL GEOGRAPHIC var  ki Yahudi Darwin’izm’in Türkiye Temsilciliği  sanki!O da Şahenk’lerin…Seyrettirmiyoruz çocuğumuza! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;NİKE..LEE  …ADİDAS-SOLOMON veya LEVİ’S…Giymiyoruz ve giymeyeceğiz!  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;UNİLEVER… PROCTER&amp;amp;GAMBLE…JOHNSON&amp;amp;JOHNSON kokmuyoruz  ki  L’OREAL,VİCHY , LANCOME veya ARMANİ sürünelim! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;“Bu  TİMBERLAND ile şu DOCKERS çok güzel dururdu üzerinizde” diyen  tezgahtara aldırmıyoruz…“TİMBERLAND  İtalyan, DOCKERS Alman’dı ama  ikisini de Amerikalı Yahudiler aldı ve biz onlardan alışveriş yapıp Müslüman  kardeşlerimize ihanet etmiyoruz” diyerek şoktaki tezgahtarı bırakıp dükkandan  çıkıyoruz!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Gelirinin tamamına yakınını düzenli olarak İsrail’e gönderen  şirketler listesindeki MARKS&amp;amp;SPENCER’a ibretle  bakıyorum!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;PHİLİPS’ten, IBM’den, NOKİA’dan başka  tercih edilebilecek teknoloji kalmadı mı diye  düşünüyorum…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Zira,dayanışmaları ve sonuçları gözümüzü yaşartıyor!  Kanımızı döküyor! İşte bundan dolayıdır ki;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Müslüman kardeşlerimizle  rabıtalarımız baki,muhabbetkar tasavvurları gönüllerimizin bembeyaz listelerinde  daimi olmalı ama emperyalist zalimlerin markaları her zaman kara listelerimizde  kalmalı!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Bu kara listelerdekilere para ve moral vermiyoruz ve  vermeyeceğiz!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;YAŞASIN BOYKOT KARDEŞLİĞİMİZ!  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;“Ali’nin”…”Ömer’in”… “Ahmed’in…”diye marka yapsan gülüp geçecek  ümmetin YAKUB’UN veya LEVİ’nin veya MC DONALD’ın deyince yağmalarcasına  rağbetini anlamıyorum! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Ne Osmanlı Mutfağı diye koca bir sofrası olan  kadim milletimin ne de yetmiş çeşit baharatla yedi yüz çeşit yemek çıkartan Arap  kavminin MC DONALD’S ve BURGER KİNG Hayırseverliğini  çözemiyorum!... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Tek bildiğim hamburger arası zulüm yemediğim!...  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Bir de dalga geçer gibi “Ateş Seni Çağırıyooor” diye kampanya  yapıyor elin gavuru da hala yiyor bizim Ayşe veya Ali!  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Siz…Biz…Hepimiz…Kardeşlerimize saldıranlara,bacılarımızı kirletmeye  çalışanlara para ve moral vermiyoruz ve vermeyeceğiz!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;YAŞASIN BOYKOT  KARDEŞLİĞİMİZ! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Alışveriş yapacak bir tek Fransız Yahudileri’nin  CARREFOUR’u mu kaldı dediğimde arkadaşımın yüzündeki şaşkınlığı  unutamıyoruz! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Yoksa bizim ferasetsizliğimizden ve  basiretsizliğimizden başka sermayeleri mi var sanıyorsunuz? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Durumlar  üstü kabul ederek düzenli kıldığı namazlarında günde beş defa uluslar arası  çıkış yaparak Kabe’ye yönelen bizler… &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Her Ettehıyyatü’nün  aleyna’sında…Her Rabbena atina’sında kardeşlerini hatırlayan  bizler…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Sizler…Bizler…Hepimiz…&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Rabbimiz Allah’ın düşmanlarına ve  Peygamberimiz Hz.Muhammed’in inkarcılarına para ve moral vermiyoruz  ve  vermeyeceğiz!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Bu yaptığımızı da kınayanın kınamasından korkmadan veya  şaşıranın şaşkınlığına aldırmadan yapacağız , yayacağız  ve tavsiye edeceğiz!  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;“Az” alınmasını değil “hiç” alınmamasını  sağlayacağız!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Biz,para verip sonra bu parayla yakılacak yıkılacak el  değil siyon aslanının pençesini kıracak eliz! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;YAŞASIN BOYKOT  KARDEŞLİĞİMİZ!                              &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;br /&gt;&lt;i style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10px;font-size:100%;color:#008000;"  &gt;&lt;span class="ayrinti01"&gt;Fatih  TEZCAN / KUDÜS YOLU&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-2581173905576396038?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/2581173905576396038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/yasasn-boykot-kardesligimiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2581173905576396038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2581173905576396038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/yasasn-boykot-kardesligimiz.html' title='Yaşasın Boykot Kardeşliğimiz!'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-8999168874317797165</id><published>2009-08-11T04:38:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:39:34.813-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özlü sözler'/><title type='text'>özlü sözler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Hikmet ehli büyük zatlar buyuruyor ki: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Herkes imtihandadir. Aldatan aldanmistir, ezen ezilmistir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kimseye tepeden bakmayin. Tepeden bakan tepetakla gider. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* En büyük bela dilden gelir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kisinin isi olursa isi, sever onu her kisi. Kisinin isi olursa kisi, çikmaza girer isi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Sevginin temeli karsilikli güvendir. Güven varsa sevgi de vardir. Ikisi varsa basari da vardir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Mümin gida gibi olmalidir. Her zaman ihtiyaç duyulmalidir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Yüzü dünyaya dönük olan herkesle kavgali olur, yüzü ahirete dönük olan, herkesle barisiktir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Insanlarin sikintilarina katlanmak güzel ahlaktir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Insan ancak bu kadar iyi olabilir denilenlere ne mutlu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kirildigi kimselere iyilik eden, hediye veren rahat eder. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kalbi en fazla nurlandiran sey; kizdiginiz kimseye dua etmektir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kul hakkindan korkan [önemini bilen] ayagini uzatip rahat yatamaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Fütüvvet [mertlik] seni sevmeyene ihsanda bulunmak ve sevmedigin ile de tatli konusmaktir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Mürüvvet, insanlik, iyilik yapmak arzusudur &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kötünün iyi, iyinin de kötü huyu bulunabilir. Iyi huylarini örnek almali! Peygamber efendimiz (Bir müminin iyiligini unutup, kötülügünü hatirlayani ALLAH sevmez) buyuruyor. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Takva akillica yapilan islerin en güzelidir. Hakka âsi olmak ahmakça yapilan islerin en çirkinidir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Cömert olmayan, insanlarin sevgisini kazanamaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Ömrünü faydasiz, bos seylerle geçiren, tarlaya tohum ekme mevsimini kaçirmis olur. Vaktinde tohum ekmeyen ise, hasat zamani gelince elbette pisman olur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Omzunda iki müfettis var, hep teftis halindedir. Su halde, az konus, agizdan çikan sözün hayir veya ser yazildigini unutma. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Bir söz söylerken, hem kendinin, hem karsidakinin ahiretini düsünerek konus. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Herkeste sef olmak arzusu vardir. Bu hâl yalniz yüzü ahirete dönük olanlarda olmaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Güler yüzlü olmayanin, sevgi ve itimat kazanmasi zordur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Bir müslüman, bir müslümanin yanina, herhangi bir is için, rahat gidemiyorsa, çekinerek gidiyorsa, o kendisinden çekinilen müslümanin son nefesinden korkulur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Ölümü hatirlamak, ömrü uzatir, çok yasama arzusu ömrü kisaltir. Böyle biri, üç seye hasret gider. Isteklerine doymaz, umduguna kavusamaz. Ahiret için kâfi hazirlik yapamaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Halinden sikayetçi olma, beterin beteri vardir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Bulasici hastaliklarin bulasmama ihtimali de vardir. Fakat bir binada bulunan kötü bir insan, baska bir odada da olsa, ondaki kötü huylarin geçmeme ihtimali yoktur. Kötülük çabuk yayilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Basarinin sirri, güler yüz, tatli dil ve güzel siyasettir. Güzel siyaset, herkesin memnun olmasidir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Sevgi yakinlik ister, kaçan mahrum kalir, gözden irak olan gönülden de irak olur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Her sikintinin sebebi günah islemektir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kibir ve öfke basa çok felaketler getirir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Iyilerle dost olan kötülerden emin olur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kalbdeki kibre göre, akilda noksanlik olur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Baskasina yük olan alçalir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Söz tasimak, emanete hiyanettir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kendine acimayan, baskasina hiç acimaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Âlimle gezen aziz, cahille gezen zelil olur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Dini hükümleri akil ile anlamaya çalisan Peygamberlige inanmamis olur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Mümin az konusur, çok is yapar. Münafik ise çok konusur, az is yapar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Ahlak ve edep, aklin disaridan görünüsüdür. Kisinin akli edebi kadardir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Akil gibi sermaye, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi seref olmaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Dil canavar gibidir, serbest birakilirsa parçalar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kisi, dilinin altindadir, konusunca belli olur. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kötü insan, herkesi kendisi gibi kötü bilir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Bütün kötülüklerin basi kötü arkadastir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kalb temiz olursa, dilden güzel sözler çikar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Kendi görüsünü begenen dogruyu bulamaz. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;* Her iyilik, sabirla ele geçer.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-8999168874317797165?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/8999168874317797165/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/ozlu-sozler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8999168874317797165'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8999168874317797165'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/ozlu-sozler.html' title='özlü sözler'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-4457091818947081937</id><published>2009-08-11T04:35:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:37:30.614-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bela'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='söz'/><title type='text'>Hani Söz Vermiştik</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="414"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x7b1uj_hani-soz-vermiytik_music&amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x7b1uj_hani-soz-vermiytik_music&amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="414" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-4457091818947081937?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/4457091818947081937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hani-soz-vermistik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4457091818947081937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4457091818947081937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/hani-soz-vermistik.html' title='Hani Söz Vermiştik'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-3868804656709239841</id><published>2009-08-11T04:32:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:35:55.662-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='delikanlı'/><title type='text'>genclik nasıl deger kazanır?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Gençliğin iksiri &lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Gözü keskin, sesi gür; kulakları  hassas, dikkati yüksek… Çabuk anlar ve kesin konuşur. Hafızası kuvvetli;  söylediğini ve söylenenleri unutmaz… Çabuk karar verir ve hemen hamle yapar;  tuttuğunu koparır, vurdu mu hedef çöker… Taşı sıksa suyunu çıkarır… Yürüdü mü  yollar dürülür… Başarılar onun için çantada keklik… Üstelik geç yorulur, çabuk  dinlenir. Sevabı, en üst seviyeden kazanabilecek kuvvette, günahı en fazla  işleyebilecek imkânda… Kısaca Allah’ın verdiği nimetleri en üst seviyede  kullanabilir. Güçlü kuvvetli, dirayetli, muktedir…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Kim mi  bu?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Genç…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Kâinat kendisi için yaratılmış olan varlığın genci…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Kim  yanına almak istemez, kim yanında görmek istemez böyle bir gücü, böyle bir  cevheri…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dünyadaki bütün fikirler, dinler, inanışlar, akımlar, ideolojiler,  felsefeler, kurumlar, kuruluşlar onu kazanmaya çalışır… İlk hedef kitle, hepsi  için gençlik… Yaşasın gençlik!.. Cemiyetin en güçlüleri yanımızda!.. Zafere  çabuk ulaşılacak… Yarın, peşin olarak bugünden kazanılacak… Üstelik,  muhalefetlerinden kurtulmak bile başlı başına bir kazançken…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Bütün fikir ve  düşünce akımları, inanç sistemleri; gençlere, gençliğe şirin görünmek için  ellerinden geleni yaparlar… Ne varsa sende var, herşey sana emanet! Sensin,  emanet edilmeye lâyık olan! Sen olmasan halimiz nice olur? Bu yüce dava senin  omuzlarında yükselecek; sana ne mutlu! Sen her övgüye ve her ödüle lâyıksın!..  Böyle diyerek gençlere (tabirimi mazur görün) yaltaklanırlar…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Biri  hariç…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;İslâm…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Gençlere, şirin görünmek bir yana, hesaptan bahseder… İslâm;  verilen bu devletin, her gence hesabının sorulacağını belirtir… Genci; kuvvetini  hangi yolda harcaması gerektiği üzerinde; nelerden, nerelerden ve kimlerden uzak  durması ve neleri, nereleri ve kimleri sevmesi gerektiği üzerinde düşünmeye  davet eder… Düşünmeye ve emredildiği gibi yaşamaya… Sadece İslâm; insanı  kendisiyle hesaplaşmaya davet edebilir. İslâm’ın dışındakilerse; kendilerinin  hiçbir dahli olmadan meccanen ele geçirilmiş bu harika imkân sayesinde bâtıl  dâvalarına fayda devşirme hevesindedirler sadece… Hiçbir şey sarfetmeden birkaç  şatafatlı sözle kazanılmış güçlü kuvvetli köleler…&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;İslâm, düşünmeye davet  ediyor; diğerleri faydalanmak istiyor. Hakla batılı ayırdetmede bundan alâ  mihenk taşı mı olur?&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Diğerlerinin zaten gence verebileceği bir şey yok.  Şairin, “kendisi muhtac-ı himmet bir dede / nerde kaldı, gayriye himmet ede”  dediği gibi, kendileri gençliğe muhtaç... Eğer İslâm’ın da, bütün söyleyip  söyleyeceği “gençliğini iyi yolda kullan yoksa halin haraptır”dan ibaretse  eyvah… En “deli kanlı” zamanında yalnız bırakılan insana eyvah!.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-3868804656709239841?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/3868804656709239841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/genclik-nasl-deger-kazanr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3868804656709239841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/3868804656709239841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/genclik-nasl-deger-kazanr.html' title='genclik nasıl deger kazanır?'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-4217666266571971025</id><published>2009-08-11T04:29:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:32:32.631-07:00</updated><title type='text'>müslüman gencin halet-i ruhiyesi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Hepsi benzer hastanelerde, benzer doğum merkezlerinde,  aynı dünyaya aynı fıtrat üzerine doğmuşlardı. Belli kalıplar, belli kurallar  çerçevesinde bebek ve çocuk oldular çokta farklılaşmadan. Sonra her biri büyüdü,  serpildi ve farklılaşmaya başladı. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Tüm bu farklılaşmalar dış dünya denen  şeyin ve önce göbek sonra kan bağı ile bağlı olduklarının ellerinde yoğrulup  şekilleniyordu. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Her biri kendi çevresinin anlam çerçevesi içerisinde  büyüyor, gelişiyor, öğreniyor ve kendi perspektifinden bir toplum ütopyasının  varlığına inanıyordu. Her biri farklı birer birey olurken içlerinden birileri  "Müslüman genç" oluyordu. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Yumurtasını yeni kırıp dışarıya çıkmış civciv  misali hayata dair ilk izlenimlerini etrafına, olan bitene bakınırken edinmeye  çalışan Müslüman genç, yakın zamanlarda aynı fıtrat üzerine doğduklarıyla  karşılaşıyor, onlara karışıyordu imanlı, ihlâslı, vakur, duruş sahibi bir  edayla... &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Çeşitli şeylerle karşılaştı hayatında gencimiz, biz…  &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Müslümandı. Kardeşleri vardı, zor durumdaydı. Dert edinmeliydi "bizden  değildir" hitabına maruz kalmamalıydı. Yüreğine dert oldu… Öyle sandı ya da  sanmalıydı çünkü dert olmalıydı. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;"Sosyal" olanla karşılaştı gencimiz.  Önce "değişik" fikirlerle tanıştı, sonra dokunmasının haram olduğuyla ve haramın  bir başkasıyla... Önce arkadaş oldu haramla sonra… Sağ taraftan soktu şeytanı  kendisine sol taraftan gelenleri hiddetle tepti. "İslama uygun" kılıflar  bulmakta da gecikmedi. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Abdestin temizlik, namazın spor, orucunda insan  vücuduna bir dinlenme olduğunu anlatırken yakaladı kendini... &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Dünya da  artık eski dünya değildi, "modern"leşen, "global"leşen, "değişen" dünyada  artık... Neyse ki daha fazla ileriye gitmedi... &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;"Eşref-i mahlukat"tı,  "Allah ın (c.c) yeryüzündeki halifesi" idi. Bir duruşu, bir konumu saygın bir  yeri olmalıydı. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Bulunduğu toplumda en iyi, en örnek en en en olmalıydı,  Müslümandı. Derken şeyle karşılaştı "meşru daire"nin dışında kalan bir şeyle. Ne  yapmalıydı? "Kötü" görünmemeliydi, "geri"de... Demişti ya iyi ve örnek  olmalıydı. Olanlara "imanı" izin vermedi, vicdanı ruhunun derinliklerine  seslendi. Yutkundu bir şey diyemedi. Eveledi geveledi. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Müslüman olarak  bir "duruş" sergilemek yerine gurup içerisinde biraz daha yeşil ve uyumlu bir  şekilde kalmanın sayısız "fayda"larını düşündü. "Öteki"leri soğutmamak için  böyle davranılmalı fikrini iyice benimsedi. "Yorum", "şekil", "tarz" farkı dedi  unuttu gitti. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Daha geniş topluluklar içinde bir suskunluk sarmalı içine  girdi. Kendini saklaması "gerektiğini" düşündü. Duyuyordu ve susuyordu,  görüyordu... "Dilsiz şeytan" gibi bir şeyler aklına geldi "takiyye" dedi ve  kendini başka düşüncelere kanalize etti. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Diğer Müslüman gençlerle de bir  araya geldi. Konuştu, tartıştı. Dünyalar kurup, dünyalar yıktı. Hep dünyanın,  toplumun temel "direk"lerini konuştu ama "dinin direği"ni unuttu. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Hep  diğerlerini eleştirdi aynada karşısına çıkanı tanımadı. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Bir ara durakladı.  Neredeydi? Ne yapıyordu? Nereye koşuyordu... Hep bunları düşündü. "İslamı  kuşatıp boğan hüsranı göğsüyle kıran" genç olmak, "Namusunu çiğnetmeyen Asım´ın  nesli" olmak istiyordu halbuki. İmanlı, ihlâslı, vakur bir duruş ile yola  çıktığını hatırladı. Döndü ve duruşunu yokladı. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Yanında mıydı? Bulamadı…  Kendinden yontmadan durabileceği bir yere "dikilmeye" gitti. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;Bu ve  benzer düşünceler onu bunalttı. Sonra "şeytan sokuldu"  rahatladı.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 204, 0);"&gt;&lt;b&gt;alıntı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-4217666266571971025?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/4217666266571971025/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/musluman-gencin-halet-i-ruhiyesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4217666266571971025'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4217666266571971025'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/musluman-gencin-halet-i-ruhiyesi.html' title='müslüman gencin halet-i ruhiyesi'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-304505209541281514</id><published>2009-08-11T04:20:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:26:42.782-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bu zamanın gençleri'/><title type='text'>bu zamanın gençleri ...</title><content type='html'>bu zamanın gençleri ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object height="381" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x7m3q0_yyte-buzamnin-gencleryseyyyd-mucteb_people&amp;amp;related=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x7m3q0_yyte-buzamnin-gencleryseyyyd-mucteb_people&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="381" width="480"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x7m3q0_yyte-buzamnin-gencleryseyyyd-mucteb_people"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nasıl ağlamayayım ki ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object width="480" height="381"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x4ta2r_islamynasil-aylamayayim-kyseyyyd-mu_music&amp;related=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x4ta2r_islamynasil-aylamayayim-kyseyyyd-mu_music&amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" width="480" height="381" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-304505209541281514?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/304505209541281514/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/bu-zamann-gencleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/304505209541281514'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/304505209541281514'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/bu-zamann-gencleri.html' title='bu zamanın gençleri ...'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-8709358950392909277</id><published>2009-08-11T04:19:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:20:03.163-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='insanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='boş'/><title type='text'>BOŞ VER BOŞ İNSANLARI</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;Korkuyorum söylemekten  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;içimden geçip gitmeyenleri  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;birikiyor biliyorum taşacak  bir gün&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;lavaboda biriken sular  gibi&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;ıslatacak her yeri  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;kızacak annem babam  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;her şeyi ben  doldurmuşum&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;ben taşırmışım gibi  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;söylemek istiyorum aslında  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;öğretmenime böyle  olmadığını &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;anlattığı şeylerin  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;ama korkuyorum kızınca  dilini ısırıp&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;yumruğunu sıkınca  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;tokadı not defteri gürleyen  sesiyle &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;korkuyor ve susuyorum  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;güzel  şeyleri&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;korkuyorum yanlış  söylemekten&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;herkesin doğru bildiğini  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;korkuyorum oyuna  alınmamaktan &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;sınıfta kalmaktan  sevilmemekten &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;gece büyümem gerektiğini  söylüyor büyükler&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;gölgeler itekliyor beni  durmadan &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;dua  ediyorum&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;cesur olayım korkmayım  diye&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;sığınıyorum insanlardan  rabbime &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;güneşli günleri benim için  &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;tatlı rüzgârları, sevinçli  yıldızları&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;benim için yaratmış diye  seviniyorum &lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;seni ezdirmem kimseye  korkma&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;yanındayım seni seviyorum  diyor&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;seviniyorum  utanıp&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt;siliyorum  gözlerimi…&lt;o:p&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="margin: 0cm 0cm 0pt; text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;span style="font-family:Times New Roman;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/O:P&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;SEMERKAND-ÇOCUK&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-8709358950392909277?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/8709358950392909277/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/bos-ver-bos-insanlari.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8709358950392909277'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8709358950392909277'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/bos-ver-bos-insanlari.html' title='BOŞ VER BOŞ İNSANLARI'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-5960870215666346861</id><published>2009-08-11T04:17:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:18:47.956-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='moral'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='stres'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tevbe'/><title type='text'>MORALİN NİYE BOZUK?</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="color:#99cc00;"&gt;MORALİN NİYE  BOZUK?&lt;br /&gt;HZ. ADEM (A.S.)GİBİ 200 SENE TEVBE Mİ ETTİN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE  BOZUK?&lt;br /&gt;HZ.İBRAHİM GİBİ ATEŞE Mİ ATILDIN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE  BOZUK?&lt;br /&gt;HZ.ZEKERİYYA (a.s)GİBİ TESTEREYLE Mİ KESİLDİN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE  BOZUK?&lt;br /&gt;HZ.YUSUF (as) GİBİ KUYUYA MI ATILDIN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE  BOZUK?&lt;br /&gt;HZ.MUHAMMED (sav) GİBİ TAİF'TE TAŞLANDIN MI, BAŞINA İŞKEMBE Mİ KONULDU  NAMAZ KILARKEN, DİŞİN Mİ KIRILDI, YÜZÜNE TÜKÜRÜK MÜ ATILDI, HİCRETE Mİ  ZORLANDIN, SEVDİKLERİNDEN Mİ AYRILDIN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE BOZUK?&lt;br /&gt;HZ.HAMZA  (r.a) GİBİ BURNUN KULAĞIN MI KESİLDİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE BOZUK?&lt;br /&gt;MUSAB BİN  UMEYR GİBİ KOLLARIN MI KESİLDİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE BOZUK?&lt;br /&gt;CAFER BİN EBU  TALİP GİBİ OK, MIZRAK VE KILIÇ DARBELERİYLE YARALANDIN MI?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE  BOZUK?&lt;br /&gt;AMMAR,SÜMEYYE, YASİR GİBİ İŞKENCE Mİ GÖRDÜN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE  BOZUK?&lt;br /&gt;BİLAL GİBİ KIZGIN KUMLARA YATIRILIP, ÜZERİNE TAŞLARMI  KONDU?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE BOZUK?&lt;br /&gt;YUNUS PEYGAMBER GİBİ DENİZE Mİ  ATILDIN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE BOZUK?&lt;br /&gt;EYÜP PEYGAMBER GİBİ VÜCUDUNU YARALAR MI  KAPLADI?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE BOZUK?&lt;br /&gt;HZ. İSA GİBİ ÇARMIHA MI GERİLMEK  İSTENDİN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MORALİN NİYE BOZUK?&lt;br /&gt;ÜSTAD GİBİ ZİNDANA MI ATILDIN,  ZEHİRLENDİN Mİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HALA MORALİN Mİ BOZUK?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NE  DÜŞÜNÜYORSUN, DÜNYALIK İŞLER Mİ?&lt;br /&gt;SİLKİNELİM, KENDİMİZE GELELİM......  ..?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜZÜLECEKSEN, NAMAZINI KAZAYA BIRAKTIĞIN İÇİN, TEHECCÜDE KALKAMADIĞIN  İÇİN, BİRİNİN KALBİNİ KIRDIĞIN, PAZARTESİ PERŞEMBE ORUCUNU TUTAMADIĞIN İÇİN  ÜZÜL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜZÜLECEKSEN BUGÜN ALLAH İÇİN BİR ŞEY YAPAMADIĞIN İÇİN, VE ALLAH  RESULÜ (SAV)'NÜ MEMNUN EDEMEDİĞİN İÇİN ÜZÜL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİLİSTİN'DE, ÇEÇENİSTAN,  BOSNA HERSEK'TE, IRAK'TA VE DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA ZULÜM GÖREN, İŞKENCE  EDİLEN, ÖLDÜRÜLEN DİN KARDEŞLERİN İÇİN ÜZÜL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜZÜLÜRSEN, BİR FAKİRE YARDIM  EDEMEDİĞİN İÇİN, YETİMİN ELİNDEN TUTAMADIĞIN İÇİN ÜZÜL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜZÜLÜRSEN,  AFRİKA'DA VE DİĞER ÜLKELERDE BİR LOKMA EKMEK BULAMAYAN, HASTALIKLARLA MÜCADELE  EDEN İNSANLAR İÇİN ÜZÜL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜZÜLÜRSEN,KUR'AN- I YETERİNCE OKUYUP, HAYATINA  TATBİK EDEMEDİĞİN İÇİN ÜZÜL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜZÜLÜRSEN, PEYGAMBER EFENDİMİZ'İ, CANINDAN,  MALINDAN,AİLE BİREYLERİNDEN, HERŞEYDEN ÇOK SEVEMEDİĞİN İÇİN  ÜZÜL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜZÜLÜRSEN, HAKİKİ MANADA KUL, EFENDİMİZ'E ÜMMET OLAMADIĞIN İÇİN  ÜZÜL&lt;br /&gt;ÜZÜLÜRSEN, EFENDİMİZ'İN ŞEFAATİNE NAYİL OLAMAMA KORKUSUYLA ÜZÜL..  &lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-5960870215666346861?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/5960870215666346861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/moralin-niye-bozuk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5960870215666346861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5960870215666346861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/moralin-niye-bozuk.html' title='MORALİN NİYE BOZUK?'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-7846842723490415378</id><published>2009-08-11T04:16:00.001-07:00</published><updated>2009-08-12T04:17:54.009-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tesettür'/><title type='text'>Modern tesettür (!)</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center; font-weight: bold; color: rgb(0, 153, 0);"&gt;Askeriyede savaş anında her asker bir "sütre" gerisinde yatar, oradan ateş  eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kore'den gelen bir subay, bir taş göstermiş, "Beni kurtaran bu  taştır." demiş. Savaşırken o taşın arkasında yatmış. Bir iki kurşun o taşa değip  sekmiş, böylece o arkadaş vurulmamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sütre ve tesettür aynı kökten  gelir. Setr... Yani örtmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl ki askerler savaşta sütre gerisinde  yatarak korunur, Müslüman hanımlar da tesettürle kendilerini düşmanlardan  korurlar. İstisnalar kaideyi bozmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar modernizme uyarak hızla  açılan Amerika gibi ülkeler şimdi tesettürün çarelerini arıyorlar. Amerikalılar  bir zaman çıplaklıkta sınır tanımayarak çıplaklar kampı bile kurdu. Sonra  baktılar ki soyunmak felaket getiriyor, hiç faydası yok, babasız çocukların  sayısı her geçen gün artıyor; şimdi de müstehcenlikle mücadeleye başladılar.  Çünkü haramlar, insanı çökerttiği gibi aileyi ve milleti de  çökertir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanlar gözlerini, güzellik aramak için kullanır. Güzel  bir çiçeğe baktığı gibi güzel bir kadına da bakar. Çiçeğe bakar, "Bu ne güzel  bir çiçek!" der alır. Güzel kadın da hoşuna gitmişti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Videolar,  resimler, filmler, internet müstehcen resim göstererek insanlığı çökertmek  istiyorlar. Ya onlara bakmayacağız veya onlar ortadan kalkacak! Eğer onlara  bakarsak koyunun ota koştuğu gibi, sineğin tatlıya koştuğu gibi insan da harama  yapışır; maddeten ve mânen ölür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözü yaratan, gözün baktığı yeri görür.  Harama bakan, gözüyle avlanmıştır. Sanki onun bakışı ip olur, kişiyi baktığı  şeye bağlar. İnsan da ister istemez o yöne gider. Bu sebepten harama bakmamak  lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobüsteydim. Önde oturan yolcu, gazeteyi açmış bakıyor. Gazetede  bir resim var. İçimden dedim ki: "Allah'ım, bu resme bakmamı haram etmişsin;  işte ben de başımı çevirdim!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefse hakim olmak kolay değil. Fakat zoru  başarmak mesele...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tesettürde renk sınırlaması var mıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img src="http://www.sorularlaislamiyet.com/makale/image/article/bebis.jpg" align="right" border="1" hspace="10" vspace="5" /&gt;En başta örtünen insan örtüsünün manasını bilecek.  Şeffaf bir kumaşla örtünme olmaz. Penye gibi vücuda yapışan bir kumaşla, yanar  döner parlak renkli elbiseyle tesettür olmaz. Böyle giyinenlerle insan gözü  muhakkak alaka kuruyor. Elbiseyi inceleyeyim derken, vücut hatlarına  kayılıyor... Bir hanım tesettürde fakat elbisesi diyor ki, "Bana bak!" Bu olmaz!  Rengin önemi yoktur yeter ki, kişiyi cazip göstermesin. İnsan kendini Allah'a  beğendirmeye çalışmalı. Önemli olan bu. Mesela bir hanım manto almış. Kimisi bu  mantonun rengini beğenmez, kimisi biçimini, kimisi düğmelerini beğenmez. O hanım  şöyle soracak kendine: "Bu mantoyu Allah beğenir mi?" O'dur önemli olan. Bol mu?  Uzuvları belli ediyor mu? İçini gösteriyor mu? Rengi canlı mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir  kadının iffetli sayılabilmesi için, örtünmesi yeterli değildir. Kadının  bakışları, yürüyüşü, hareketleri... Bunlar tesettürü oluşturan bütünün  parçalarıdır. Kur'an'da tesettür, "cilbab" diye geçer. Yani kadının kafasından  bir örtü bırakacağız, işte oldu cilbab...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiki hanımlar, modern  tesettürlü (!) Modernizm Avrupa'ya aittir. Kanımca böyle hanımları imanları  kurtaracak... "Efendim ben öyle kapanamam." Kapanma. O zaman gelecek tehlikelere  de razı ol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kapalı bir hanım, yolda giden diğer bir kapalı hanımı  durdurmuş, şöyle demiş: "O kadar güzel kapanmışsın ki, çok cazip  görünüyorsun!"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ceylanı güzelliği için vururlar. En güzel meyveye çok taş  atarlar. Altın, değerli olduğu için onu ateşe atıp eritirler. Elmas yontuldukça  kıymetlenir. Geyikleri boynuzları için avlarlar. Bazı hayvanlar kürkleri için  acımasızca öldürülür. Birçok değerlere sahip olanlar, birçok felaketlere  uğrayabilirler. İslamiyet, dünya ve ahiretimizi cennet etmek için vardır.  İslamiyet'in dışına çıkansa, avcının ağına düşer!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tesettür, kadının  cazibesini artırması değildir!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-7846842723490415378?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/7846842723490415378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/modern-tesettur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7846842723490415378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/7846842723490415378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/modern-tesettur.html' title='Modern tesettür (!)'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-6925364483637282509</id><published>2009-08-11T04:16:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:16:31.470-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tesettür'/><title type='text'>Tesettürden Ne Anlaşılıyor Acaba</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Son zamanlarda yani son  2-3 senedir sokaklarda gördüğüm manzaralar beni dehşete düşürüyor ve acaba ben  yanılıyor muyum diyorum.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Vesikalık bir fotoğrafını görsem maşaallah ne güzel  kapanmış diyeceğim bir insan, ama başörtüsü dışında kalan kısım  korkunç.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Önceleri kısa etekli başörtülü bayanlar görüyordum, ama şimdi  dizaltına kadar inmiş etekler giyen başörtülü sayısı aşırı arttı.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Eskiden  köylerde yarım başörtü takıp, altına kısa kollu giyen teyzeler görürdüm,  cahillikten derdim. Ki zaten başörtüleri de yarım olur saçların yarısı  gözükürdü.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Şimdi ise eşarp harika bağlanmış, bir tel saç gözükmüyor. Ancak  bacaklar açık, kollar sıvanmış, dar elbise, dar pantalon, makyaj, vs.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Belki  size çok normal gelebilir ama tesettür bu değil&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Tesettür sadece başörtüsü  örtmek değil&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Eller, yüz, ayak bileğe kadar. Diğer kısımların tamamen ve vücut  hatları belli olmayacak şekilde kapatılması. Farz olan ve uyulması gereken  tesettür budur.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 22px;font-size:8;color:#008000;"  &gt;&lt;i&gt;&lt;b&gt;Artık insanların saçını kapatıp diğer yerlerini açmasından  nefret ediyorum. o zaman başını da aç kardeşim. Ne kapatıyorsun, saçını taramak  mı zor geliyor, kuaföre para vermek mi istemiyorsun, nedir başını örtmekteki  amacın... (alıntı)&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-6925364483637282509?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/6925364483637282509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/tesetturden-ne-anlaslyor-acaba.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/6925364483637282509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/6925364483637282509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/tesetturden-ne-anlaslyor-acaba.html' title='Tesettürden Ne Anlaşılıyor Acaba'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-5157309874091566521</id><published>2009-08-11T04:09:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:10:52.607-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dirilmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KUR&apos;AN'/><title type='text'>Ey Kur’an Dirilt Bizi!</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Hayatımız boyunca hep birilerini örnek aldık. Kimi  zaman bizden daha fazla bilenleri, kimi zaman önder olarak gördüklerimizi kimi  zaman hayatları koşuşturmaca içerisinde olanlar, kimi zamanda iyi edebiyat  yapanlar hep bizim fark ettirmeden kendilerini örnek aldığımız kişiler  olmuşlardır. Ama az bir bilgiye sahip olduğumuzda da maalesef ilk eleştirdiğimiz  insanlarda onlar olmuşlardır. Daha iyisini yapmışçasına, daha güzel örneklikler  sergilemişçesine eleştiri oklarımızı bir zamanlar bize örnek olan insanlara  yöneltmişiz. Yerden yere vurmuşuz bazen acımasızca. Haklı sebeplerimiz olsa da  bazen kantarın topuzunu kaçırmışız farkında olmadan.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Mihengimiz olan bu insanlar bize belki de İslam’ı  sevdiren bize gerçekleri anlatan insanlar olmuş. Ama ne hazindir ki bir çoğu  konuşmalarıyla sevdirdikleri İslam dan bihaber yaşam tarzlarıyla şaşırtmışlar  bizi. Gayri müslim birinin sözü hala kulaklarımı çınlatmakta. “İnsanlar bana  söylemleriyle İslam’ı sevdirdiler ama yaşantılarıyla nefret ettirdiler” diye  haykırıyordu. Kişilere endeksli bir yaşam değil aslında İslam. Kişiyle özdeş  değil. Kimsenin tapulu malı değil kısacası. Aslında İslam’a bakış açımızdaki  problemden kaynaklanıyor tüm bunlar. Şu gerçeği çoğu zaman gözden kaçırıyoruz.  Kişiler değil, yoktan var edenin bize inzal ettiği Kitap anlatıyor Müslüman’ı ve  onun yaşam tarzını. Ne yapması gerektiğini ve ne yapmaması gerektiğini yine  Kuran çiziyor kırmızıçizgilerle.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Oldukça belirgin bir çizgi çizer Kuran insanları  tanımlarken. Öyle belirgin ki, birbirine karışması imkânsız. Bir biri içine  geçmesi ve yanlış anlamamız imkânsız. Tüm olasılıkları göz önünde bulunduran  Rabbimiz altlarına çizdiği kalın çizgilerle tanımlar insana dair tüm vasıfları.  Müslüman, mü’min, kâfir, fasık, mücrim, münafık, müfsit, zalim, hata eden,  hataları hayatlarını kuşatanlar, mazlum, mustazaf, müstekbir gibi birçok tanımı  açık bir şekilde görmekteyiz. Allah’ın kitabı hiçbir şeyi noksan bırakmadan açık  ve net bir şekilde açıklıyor hepsini. Beşerin kendi tanımlarına gerek duymadan  onların yanlış anlama ve yanlış tanımlamalarını göz önünde bulundurarak ona  bırakmıyor Yüce Yaradan.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Bizi Kur’an şekillendiriyor ve ismimizi yine Kur’an  koyuyor.&lt;br /&gt;Bizi dirilten, ayağa kaldıran, yaşamımızı şekillendiren yine Yüce  Allah’ın kitabı. Evet bizi diriltecek olan tek kaynak.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Kavram kargaşasının  ortasında debelendiğimiz günümüzde yaşantımız ve eylemlerimiz doğrultusunda bize  Rabbimizin koyacağı isme ve o ismin gerekliliğin yapmaya talibiz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Susuz ve suya hasret kurak  toprak gibi senin bize kana kana gelmene muhtacız. Seni anlamaya, seninle  konuşmaya, seninle yürümeye, seninle yol almaya ve seninle dirilmeye  muhtacız.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Fırtınalarla boğuşuyorken  senin sakin limanına yaklaştık, nerde durmamız gerektiğini, nerede fırtınaya  dahil olmamız gerektiğini yine sen göster bize. Ne senin gölgendeyiz diye rahat  oturalım, ne de senin ardına sığınarak tüm dünyayı gereksiz ithamlarla  bulandıralım.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Birliğimiz, birlikteliğimiz  dağıldı. Her birimiz parçalanmış tesbih taneleri gibi her bir yöne dağıldık.  Toparlanmaya, tekrar kardeş olmaya, yar, yaran olmaya ihtiyacımız var. Senin  müminler ancak kardeştir ayetini yaşamaya şuan çok fazla muhtacız. Biz, bir  binanın tuğlaları gibi olmalıydık. Oysa kalplerimiz sınırlarla, cemaatlerle,  camialarla, mezheplerle bölündü.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Peygamberimizin size emanet  bırakıyorum diye buyurduğu bu emanetini muhafaza edemedik. Onu hovarda  mirasyediler gibi paramparça parçaladık. Bazıları seni anlaşılmaz bir kitap  olarak tanıttı. Açıp anlamaya bile çalışmadı. Bazıları onu yüksek raflardan  hayata indiremedi bile. Yine bazıları onu hayatlarından çıkarıp sadece merasim  kitabı gibi lanse ederken, kimileride bir kısmını okuyup, bir kısmını inkâr  etti.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Kalbimize tıpkı Mekke’de  nazil oluyormuşçasına tekrar nazil ol. Ayet ayet, sure sure tekrar in  kalplerimize. Tıpkı sahabe gibi bizde onar onar hayatımıza aktaralım  seni.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Bize kalkmamız gereken yeri,  nerde durup nerede harekete geçmemiz gerektiğini ve ne zaman yürümemiz ve ne  zaman koşmamız gerektiğini bir daha hatırlat. Hatırlat ki her şey çok geç olup  ölüm kapımızı çalmadan senin ayetlerin bizde tezahür etsin.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Üzerimize serpilen ölü  toprağının kalkmasını sağla. Ve bizi şaha kaldırsın her ayetin. Bizi harekete  geçirsin tıpkı kızgın çölde Ömer’i, Hamza’yı, Ali’yi, Osman’ı, Aişe’yi,  Hatice’yi, Sevde’yi, Zeyneb’i, Fatımay’ı ve diğerlerini harekete geçirip şimdi  anarken ‘Hazreti’ ifadesini kullandığımız bu insanları diriltip harekete  geçirdiğin gibi bizi de hareketlendir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Hayatımıza yön veren senin  ahkâmın olsun. Seni bize gönderen yüce Yaratıcımızın emri yeryüzünde hâkim,  beşeriyet seninle mutmain olsun. Biz kalbimizi yitirdik. Peygamberimizin “onlar  senin yüce kitabını terk ettiler, terkedilmiş olarak bıraktılar” buyruğu gibi  bizler seni terk etmek istemiyoruz. Seni yok saymak, senin bir kısmına inanıp  bir kısmını inkâr etmek değil bütününe iman etmek istiyoruz.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Biz senin kulbuna tutunmak  istiyoruz. Rabbimizin sağlam kulp diye bahsettiği kulpa tutunmamız gerektiğini  yine senden öğrendik ve sağlam kulpun ne olduğunu da yine senden  öğrendik.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Cihanşümul mesajınla  âlemlere rahmet olarak gönderilen resulünle, tüm insanlığı kucaklayan metninle,  “Yalnız Sana ibadet eder ve yalnız Senden yardım dileriz, bizi doğru yola ilet,  kendilerine nimet verdiklerinin yoluna gazab ettiklerinin ve sapmışların yoluna  değil” diye geçen duanla yoktan var edene yaklaştır, yakınlaştır  bizi.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Yoktan var edeni senden  öğrendik, ibadeti, yaradana yaklaşmamızı, onun Resulünü, ona nasıl iman etmemiz  gerektiğini, duayı, sevmeyi, salâtı, yaşamaya dair ne varsa hepsini senden  öğrendik.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Adem (a.s.)’ı senden  öğrendik. Sen tanıklık yaptın. Ayna oldun İbrahim (a.s.) Rabbini ararken, Nuh  (a.s.)’a gemisini yaparken, İsmail boğazlanmak üzere yatırılmışken, Yusuf  (a.s.)’ın kuyudan hükümdar olma yolundaki mücadelesinde, Eyüp (a.s.)’ın  sabrında, Ashabı Kehf’in kıssasında, Ad, Semud ve Medyen kavminin  yaşadıklarında, firavunun ve ebu cehilin yaptıkları zulümlerde hep sen ayna  oldun bize. Ve olmaya devam edeceksin bizden sonra geleceklere  de.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kuran!&lt;br /&gt;Af dilemeyi senden öğrendik.  “Duamda olmasa Rabbim beni neylesin” emriyle, dua etmem gerektiğini ve dua  etmeyi, istemeyi, dilemeyi senden öğrendik. Allah’a sığınmayı, tefekkürü,  tezekkürü, akletmeyi, düşünmeyi, mukayese edip doğru yolda yürümeyi hep senden  öğrendik.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Dirilt bizi ey Kur’an!&lt;br /&gt;Her surende cenneti,  cehennemi, Rabbimi okuyorum. Cennet ayetleriyle yüzümde tebessüm beliriyor.  Cehennem ayetleriyle yapacaklarımı hatırlıyorum. Kıssaların yol gösteriyor  bana.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Duam Fatiha,&lt;br /&gt;Efendimizi anıyoruz  Ahzab‘la.&lt;br /&gt;Davamın temellerini atıyorum tüm peygamberlerin hayatlarının  şekillendiği Enbiya ile.&lt;br /&gt;Tevbe diliyoruz çoğu zaman yılmadan,  usanmadan.&lt;br /&gt;Fetih isteğimiz bizi şahlandırıyor.&lt;br /&gt;İnşirah  dileniyoruz bazen kalbimize.&lt;br /&gt;Kıyamet‘i yaşıyoruz kimi  zaman.&lt;br /&gt;Adiyatla tozu dumana katarak koşturmamız gerektiğini  hatırlatıyoruz nefsimize.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Kur’an’la istiyoruz. Kur’an’la diliyoruz. Kur’an’la  şekillendirmek istiyoruz yaşamımızı. Dirilt bizi ey Kur’an, bizi ve  kalbimizi.&lt;br /&gt;Ey Kur’an dirilt bizi, bir daha ölmemek üzere…&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt; &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#008000;"&gt;Mükerrem Bulut&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-5157309874091566521?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/5157309874091566521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/ey-kuran-dirilt-bizi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5157309874091566521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/5157309874091566521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/ey-kuran-dirilt-bizi.html' title='Ey Kur’an Dirilt Bizi!'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-6208865086627239541</id><published>2009-08-11T04:05:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:08:07.423-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='zevk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haram'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cennet'/><title type='text'>Muhammed b. Süleyman</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Bir Anekdottan Alınacak Ders&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Damat Efendi lakabıyla meşhur “Mecmeu’l-Enhür” sahibi Muhammed b. Süleyman, talebelik günlerinden birinde, gece yarısı, mum ışığı altında ders çalışmaktadır. Bir ara kapı çalınır. Açar. Karşısında bir genç kız durmaktadır. Yolunu kaybettiğini ve ortalıkta başkaca da bir ışık görmediği için buraya geldiğini söyler. Molla, onu içeriye alır. Sonra da kendini yine dersine verir.. verir ama, sabaha kadar ara sıra elini, yanan mumun üzerine tutmayı da ihmal etmez. Evet sabaha kadar bunu pek çok defa tekrar eder. Gün ışıdıktan sonra genç kız oradan ayrılır. Evine döner. Burası Osmanlı vezirlerinden birinin sarayıdır. Ve bu genç kız da, o vezirin kerimesidir. Saray halkı, ona geceyi nerede ve nasıl geçirdiğini merakla sorarlar. Çünkü bütün gece onu aramış ama bir türlü bulamamışlardır. Genç kız başından geçenleri ve gördüklerini bir bir anlatır. Vezir, mollayı sarayına davet eder ve niçin sabaha kadar elini yanan mumun üzerinde tuttuğunu ve elinin yanmasına sebep olduğunu sorar. Molla: “Yolunu kaybettiği için kapımı çalan genç kızı dışarda bırakamazdım. Bu sebeple onu odama aldım. Nefsimin desiselerine karşı koyabilmek için de, elimi ara sıra mumun bana cehennemi hatırlatan alevi üzerine koydum. Ve böylece yanlış birşey yapmaktan kurtuldum.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esasen, her haram kapımızı çaldığında, bize âit davranış şekli de işte böyle olmalıdır. Zaten, her haramın zehirli bal olduğu da bilinen gerçeklerden değil mi? İnsan, geçici ve süflî zevkleri ebedî ve ulvî cennet zevkine tercih etmemeli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-6208865086627239541?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/6208865086627239541/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/muhammed-b-suleyman.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/6208865086627239541'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/6208865086627239541'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/muhammed-b-suleyman.html' title='Muhammed b. Süleyman'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-8483797473807940050</id><published>2009-08-11T04:02:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T04:04:26.614-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Modern'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gençlik'/><title type='text'>Fatih'e Mektup</title><content type='html'>çok modern GENÇLİK !!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;object height="381" width="480"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x29wh6_fatihe-mektup_news&amp;amp;related=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x29wh6_fatihe-mektup_news&amp;amp;related=1" type="application/x-shockwave-flash" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" height="381" width="480"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://www.dailymotion.com/video/x29wh6_fatihe-mektup_news"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-8483797473807940050?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/8483797473807940050/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/fatihe-mektup.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8483797473807940050'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/8483797473807940050'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/fatihe-mektup.html' title='Fatih&apos;e Mektup'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-4293652653433516160</id><published>2009-08-11T03:54:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T03:56:37.841-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahzab33'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şeker'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Modern'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nur31'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başörtü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çağdaş'/><title type='text'>Bon Bon Kızlar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;Selamun Aleyküm Konunun Tamamını Okumanızı  Önemle Rica Ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sokaktaki bu şeker kâğıtları da kim? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lolipoplar, bonbonlar, fondanlar, rengârenk  şekerlemeler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Maşallah maşallah deyip, insan nazar etmekten  korkuyor. Hele şu şekerlerin güzelliğine bakın hele… Yeni çıkmış galiba bu  başörtülü şekerler! Ay Allah’ım renklerin caf cafına bakın; çingene pembesi,  fıstık yeşili, portakal turuncusu, pastel mavisi, kızıllar, vişne çürükleri,  firfiriler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın bu şekerlere baktıkça bakası geliyor. Gözümüz  gönlümüz açılsın bee! Çağdaşların halâ göz zevklerini bozuyor mu acaba bu  şekerler? Yok daha neler, hiç olur mu, bu başörtülü şekerler yıllarca az  çekmemişti, neydi o; öcü, örümcek kafalı, eski kafalı, geri kafalı,kara sofu,  takunyalı, tutucu, mürteci sözleriyle az rencide edilmemişti bunlar. Şimdi  geçmişin acısını çıkarıyorlardır. Oh olsun işte, azıcık düşman  çatlatsınlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçi başörtülü hanımlar ne yapsalar bu çağdaşlara  yaranamazlar. Başörtü dışında kızlarımızın kıyafetlerine, kendilerine gıpta  ediyorlardır hani! Ama ah o başlarına sıkı sıkı bağladıkları başörtüsü. Varsa  yoksa saçlarını göstermemekte yatıyor bu gizli sır. Üstlerinde spor kıyafetler,  başlarında rengârenk örtüler. Modernliğin, şıklığın ve zarafetin adresi şu  markada deyip birbirleriyle güzel olma yarışına giren kızlarda yok değil.  Tesettür asıl amacından sapıyor mu ne? Yoksa bana mı öyle geliyor? Bizler demode  mi kaldık yoksa?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’ın ayetlerini unuttular mı? “Mü’min  kadınlara söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar; namus ve iffetlerini  esirgesinler. (Örtüyle kendiliğinden) belli olan yerleri müstesnâ olmak üzere,  ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar)  örtsünler…” (Nur, 31).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allahû Tealâ ziynetlerini teşhir etmesinler  derken, buradan çıkan anlamı hiç düşündüler mi? O cırtlak renklerle Allah’ın  rızasını mı, yoksa başkalarının rızasını mı kazanmaya  çalışıyorlar??????&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amaçları nedir? Yüzlerini, gözlerini boyayıp,  cilalanıp nereye böyle takır tukur… Bizim diğer kadınlardan farkımız olmalıydı.  Moda diye de Allah’ın ayetlerini göz ardı etmemeliydik. “Evlerinizde vakarınızla  oturun. İlk cahiliye (devri kadınları)nın açılıp saçılarak, ziynetlerini  göstererek yürüyüşü gibi yürümeyin. Namazı kılın, zekatı verin, Allah ve  Resûlü’ne itâat edin..” (Ahzab, 33).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“…Gizledikleri süsleri  bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar” (Nur, 31) ayetini okuduğumda her  zaman aklıma topuklu ayakkabılar geliyor. Hani şu tak tuk yapan kadınların  ayaklarını yerden kesen, yüksek ökçeli ayakkabılar… Kur’an-ı Kerim gerçekten bir  hayat kitabı. Onunla hayatımızı şekillendirdiğimiz takdirde ancak o zaman takva  ve izzet sahibi olabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’ın kadınlara koymuş olduğu ölçü  en güzel ölçüdür. Dinimiz toplumda fitne ortamı doğmasın diye kadını her  bakımdan korumuştur. Hiçbir zaman kadınlara uyguladığı kurallar yüzünden  dinimizi yanlış anlamamak gerekiyor. Bu din ancak okuyarak, araştırarak  anlaşılır. Kadın sahabelerin yaşantıları, giyim ve kuşamları bizim için en güzel  ölçüdür. Kur’an-ı Kerim kadınları giyimleri konusunda bir renk belirtmese de,  ölçü belirtmiştir. “Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına, mü’minlerin  kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarıya çıktıklarında) örtülerini üstlerine  almalarını söyle…” (Ahzab, 59).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde müslüman hanımlar  arasında takip edilen bir moda anlayışı var. Stilistler, tasarladıkları  giyimlerle mü’min hanımları kabuklarından çıkarmayı başardılar. Birbirlerinden  görerek, birbirlerine özenerek, birbirlerinden daha çarpıcı ve güzel olabilmek  için tesettür adı altında kuşandıkları giyimlerde bir takva, bir vakar  görebiliyor muyuz acaba? Bir bayan olarak benim gözüme çarpan bu renklerin  cazibesi beni bile bakmaya iterken, erkeklerin bakışları “Bacıma ne güzel  yakışmış” gibisinden mi oluyor? Biliyorum aslında kötü niyetli olan benim değil  mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden adımızı lekeliyorlar? Ne çıksa başörtülülerden çıkıyor,  anlayışıyla bakan insanların ağızlarına dolanan kızlarımızın kıyafetleri bir  kıskançlık anlayışı gibi algılansa da, aslında göze batan cinsten olduğu için  bir ikaz olarak da anlayabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumda fitne ortamı doğmasına  neden olmamalı kadın. Bilakis gerektiğinde kendini, adını ve namusunu  koruyabilmeli. Her zaman yanımızda eşimiz, babamız, abimiz olmayabilir.  Üstümüzdeki kıyafet öyle bir kıyafet olmalı ki, bizi her tehlikeye karşı bir  zırh gibi sarmalı. Üzerimize odaklanan bakışları geri  tepebilmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Elbise süslü püslü olup da bizzat kendisi ziynet  gibi olmayacak. Ayrıca bakışları üzerine toplayabilecek şekilde renkli, desenli,  altın ve gümüş işlemelerden de kaçınılmalıdır. (Bkz. Buhari “edeb’ülmüfred”,  Hâkim “müstedrek”).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amacımız dikkat çekmek, bakışları üstümüze  toplamak olmamalıdır. Kıyafetimiz takva, edeb, ahlâk numunesi olmalı. “Giysi dar  değil, geniş ve bol olmalı, fitneye neden olacak bir yeri belli etmemelidir.  (Bkz. Ebu Dâvud, Sünen).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı kıyafetler vardır ki, tam tedbir  tesettüre uygundur. Fakat farklılığından dolayı dikkat çekici de olabilir.  Resulullah (Sallallahu Aleyhi Vesellem) şöyle buyuyor: “Her kim belli eden bir  elbise giyerse, Allah da ona Kıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. O da ona  ateş olur” (Sahihtir. Ebu Dâvud).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı hanımlar evlerinde  yapmadıkları süsü dışarıya gösteriyorlar. Ter kokusunu, kötü kokuyu bahane edip;  parfümler, deodorantlar kullanıyorlar. Tabii bu ağır kokularla toplumun düzenini  kaçırdıklarının da farkında değiller. Aslında amaçları düzen kaçırmak, dikkat  çekmek, ortalığı altüst etmek değil mi? “Bir kadın koku sürünüp bir kavmin  (topluluğun) yanına uğrar da onlar bunu hissederse; zinâ etmiştir” (Sahihtir.  İmam Ahmed).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir pantolon modasıdır, aldı başını gidiyor. Hiçbir  şeyden geri kalmıyorlar. Sanki dersin açıklarla kıyafet yarışına girmiş bu  hanımlar. Bakın, aslında bizler ne kadar, modern ve çağdaşız, der gibi dar  pantolonları giyip ortalıkta tesettürlüyüz diye geziniyorlar. Allah aşkına  bunlar şimdi tesettürlü mü? Tesettür nedir; Örtünme, saklanma değil mi? Ama  bunlar bir şeyi saklamaktan çok belli etme telaşındalar. Üstelik pantolon  erkeklere benzeme yönünden de kadın için uygun değildir. “Erkeklerden kadınlara,  kadınlardan da erkeklere benzeyene Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesellem lânet  etti.” (Buhari).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı erkeklerle konuşurken dikkat etmemiz  gerekiyor. Onlarla kıkırdayarak, kırıtarak konuşmamalıyız. Takvamızdan ödün  vermeden, kuşkuya yol açmayacak tarzda olmalı sözlerimiz. Hal ve tavırlarımızda  önemli tabii. Normal bir şekilde yani bilinen biçimde olmalı davranışlarımız.  “Ey peygamberin kadınları, siz kadınlardan herhangi biri (gibi) değilsiniz; eğer  sakınıyorsanız, artık sözü çekicilikle söylemeyin ki, sonra kalbinde hastalık  bulunan kimse tamah eder. Sözü maruf bir tarzda söyleyin.”  (Ahzab,32)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler sokakta raks eden bon bon kızlar gibi değiliz.  Bizler şeker kâğıdı gibi de giyinmeyiz. Cahiliye kadınları gibi sokakta  kırıtarak da yürümeyiz. Sevgili mü’mineler! Unutmayın bizler İslam toplumunun  ana çekirdeğini oluşturuyoruz. Hani bir söz vardır, ”bir erkek eğitirseniz, bir  insan eğitmişsinizdir. Bir kadın eğitirseniz, bir toplumu eğitmişsinizdir.”  Geleceğin mücahitleri inşallah bizim ellerimizle  yetişecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Allah’ım! Hak yolunda olduğumuzu sanıp da asıl gayeden  uzaklaştırma bizi. Cahiliye kadınları gibi amaçsız bir hayatın çirkin araçları  yapma bizi. Günaha çağıran vesileler olmaktan, hayatın boş figüranları olmaktan  sana sığınıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilek Dinçer / İslami Dergi&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-4293652653433516160?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/4293652653433516160/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/bon-bon-kzlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4293652653433516160'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/4293652653433516160'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/bon-bon-kzlar.html' title='Bon Bon Kızlar'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-390612293420591042</id><published>2009-08-11T03:52:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T03:53:25.450-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tesettür farzdır'/><title type='text'>Tesettür farzdır</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Sual: Dinimiz, kadının nasıl kapanacağını açıkça  bildirdiğine göre bunun tartışması niçin yapılıyor? Tesettürü inkâr eden dinden  çıkmaz mı?&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;CEVAP&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Kadınların tesettürü kesin olarak açıklanmıştır.  Tesettürle ilgili âyet-i kerimeleri Peygamber efendimiz açıklamış, âlimler de  bizlere bildirmiştir. Bu husustaki tartışmalar kasıtlıdır.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Kur'an-ı kerimde genel olarak her şey, kısa olarak  bildirilmiştir. Bunları Peygamber efendimiz açıklamış, o günden beri  uygulanmıştır.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Kur'an-ı kerimde mealen, &lt;/b&gt;&lt;b&gt;(Sakın ana-babana öf deme)  buyuruluyor. (İsra 23)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Bir kimse, ana-babasına öf demese, fakat sopa ile  dövse, sonra da (Ben öf demediğim için, Kur'anın emrine uydum) dese, bu kimse  Kur'ana uymuş mu oluyor? Âyet-i kerimenin manası&lt;/b&gt;&lt;b&gt;, (Ana-babanızı üzmeyin  hatta onlara öf bile demeyin) demektir. &lt;/b&gt;&lt;b&gt;(Beydavi)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Bunun için  Kur'an-ı kerimdeki bir âyetin hükmünü öğrenmek için Kur'an tercümesine bakmak  çok yanlış olur. Herkes Kur'an-ı kerimden hüküm çıkarabilseydi, hadis-i şerifler  lüzumsuz olurdu.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Hırsızlık suçtur. Bir hakim, kanunları esas almadan,  sırf Anayasaya göre bir hırsıza ceza veremez. Çünkü hırsızlığın cezası açıkça  Anayasada bildirilmemiştir. Birçok hükümler kanunlarla açıklanmıştır.  &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Bunun gibi, dinimizin bir hükmünü öğrenmek için herkes Kur'an-ı kerime  bakıp anlayamaz. Kur'an-ı kerim, hadis-i şeriflerle açıklanmıştır. Hadis-i  şerifleri de anlamak büyük ilim işidir. Bunları da İslam âlimleri açıklamıştır.  Onun için hiç kimseye Kur'an tercümesi okumasını tavsiye etmiyoruz. Bir okuyucu  "Kur'an tercümesi, okuyarak dinsiz oldum" diye acı bir itirafta  bulunmuştu.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Tıp kitabı okuyarak, ilaç yapmak ve hastaya teşhis koymak  yanlıştır. Kur'an tercümesinden hüküm çıkarmak bundan daha büyük yanlıştır.  Çünkü yanlış ilaç kullanan ölebilir. Fakat yanlış hüküm çıkaran imanını  kaybedip, sonsuz azaba düşebilir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu  ki:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;(Kur'anı kendi görüşü ile açıklayan, doğru olsa bile, muhakkak  hata etmiştir.)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;[Nesai]&lt;b&gt;(Kur'anı kendi görüşüne göre tefsir eden  kâfir olur.) [Mekt.Rabbani]&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor  ki:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;(Mümin kadınlara söyle: [Yabancı erkeklere bakmaktan]  &lt;/b&gt;&lt;b&gt;sakınsınlar, ırzlarını korusunlar, [el, yüz gibi] &lt;/b&gt;&lt;b&gt;görünen kısmı  hariç, ziynetlerini [Saç ve gerdan gibi ziynet takılan yerleri]  &lt;/b&gt;&lt;b&gt;göstermesinler, başörtülerini yakalarına kadar [saç, kulak ve  gerdanlarını] &lt;/b&gt;&lt;b&gt;örtsünler!) [Nur 31]&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Bu âyet-i kerimeden  kadınların başörtüsünü sadece yakasına örteceği, baş ve vücudunun diğer  yerlerini örtmenin gerekmediği anlaşılabilir. Gözünü neden sakınacak, ırzını  nasıl koruyacak, ziynetten maksat nedir? Kına, sürme boya mıdır, altın, gümüş  gibi ziynetler midir? Bu hususlar açık değildir, hadis-i şerifle bildirilmiştir.  Bir âyet-i kerime meali de şöyle: &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;(Ey Nebi, hanımlarına, kızlarına ve  müminlerin kadınlarına [dışarı çıkarken] &lt;/b&gt;&lt;b&gt;cilbablarını [dış kıyafetlerini]  &lt;/b&gt;&lt;b&gt;giymelerini söyle! Bu, onların tanınıp, eza görmemelerine daha uygundur.)  [Ahzab 59]&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Bu tercümeye bakıp "Kadın, tanınıp eza edilmemesi için dış  elbise giyer. Tanınıp eza edilmezse, çıplak gezebilir" diyenler çıkmıştır. Bu  âyetleri Resul aleyhisselamın nasıl açıkladığına bakmalıdır. &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Hadis-i  şerifte buyuruldu ki: &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;(Kadının [yüz ve iki elinden başka]  &lt;/b&gt;&lt;b&gt;bütün bedeni avrettir.) [Mecmaul-enhür, El-mugni] &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Bu hadis-i  şerifte kadının tesettürü açıkça bildiriliyor. Kur'an-ı kerimin &lt;/b&gt;&lt;b&gt;17  yerinde Resulullaha &lt;/b&gt;&lt;b&gt;(De ki, bana tâbi olun) buyuruluyor. Allahü teâlânın  Resulüne tâbi olup Onun bildirdiği şekilde tesettüre riayet etmelidir!  &lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Hazret-i Esma, ince elbise ile gelince, Resulullah efendimiz baldızına  bakmadı. Mübarek yüzünü çevirip &lt;/b&gt;&lt;b&gt;(Ya Esma, bir kız, namaz kılacak yaşa  gelince, yüz ve elleri hariç, vücudunu erkeklere gösteremez) buyurdu. (Ebu  Davud)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Hazret-i Âişe validemiz buyurdu ki:&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;(İlk muhacir  kadınlara Allah rahmet etsin! Tesettür âyeti inince, hemen futalarını yırtıp  başlarını örttüler) buyurdu. (Buhari, Nesai)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Kadın avrettir, tesettürü  farzdır. Âyet-i kerimeyi kendi görüşüne göre tefsir edip bu farzı inkâr etmek  küfürdür.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#00ffff;"&gt;&lt;b&gt;Bir kadın açık gezse kâfir olmaz. Fakat kapanmanın lüzumsuz  olduğunu söylerse kâfir olur. Günah ile küfür farklıdır.&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-390612293420591042?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/390612293420591042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/tesettur-farzdr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/390612293420591042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/390612293420591042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/tesettur-farzdr.html' title='Tesettür farzdır'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-248271681365949492.post-2052075606426860017</id><published>2009-08-11T03:48:00.000-07:00</published><updated>2009-08-12T03:51:01.423-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='giyinme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mevsim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tesettür'/><title type='text'>Tesettür mü saç örtüsü mü?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size: 16px; color: rgb(102, 102, 102);font-size:6;color:#ffffff;"  &gt;&lt;b&gt;&lt;b&gt; &lt;p align="left"&gt;Yine bir yaz mevsimi daha bütün güzelliği, canlılığı ve  sıcağıyl&lt;span style="font-size:-0;"&gt;&lt;b&gt;&lt;b&gt;&lt;a href="http://img03.blogcu.com/images/m/u/s/muslumangnc/soru_2_1249122595.jpg" target="_blank"&gt;&lt;img style="border: 1px solid rgb(235, 235, 235); margin: 0px 4px; padding: 4px; float: left; background-color: rgb(255, 255, 255);" src="http://img03.blogcu.com/images/m/u/s/muslumangnc/soru_2_1249122595.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 16px; color: rgb(102, 102, 102);font-size:6;color:#ffffff;"  &gt;&lt;b&gt;&lt;b&gt;&lt;p align="left"&gt;a geldi. Gardroplarımızdaki kışlık  kıyafetlerimizin yerini yazlık kıyafetlerimiz aldı. Sıcak havanın etkisini en  aza indirebilmek için yaza uygun daha ince, daha açık renkli kıyafetler tercih  ederiz. Hava çok sıcak ben bugün giyinmeyeyim diyen akl-ı selim hiç kimse  göremezsiniz. Çünkü giyinme ihtiyacı insani ve fıtri bir durumdur. Hiçbir  hayvanı (sirkler hariç) takım elbiseli, etekli göremezsiniz. Ne kadar açık  giyinmiş olsa dahi bir hanım kıyafetinin bir yeri açılmış olsa gayr-i ihtiyari  orayı hemen eliyle kapatmaya çalışır. Evet, giyinmek insan için fıtridir ama  daha da ötesinde Müslümanlar için dini bir vecibedir deï¿½ Müslüman erkekler  için göbek ve diz kapağı arasının, Müslüman kadınlar için de el, yüz ve  ayaklarının dışında kalan kısımlarının örtülmesi farzdır. Hava ne kadar sıcak  olursa olsun bu kısımların örtülmesi zorunludur. Bununla beraber tesettürü salt  beden örtüsü olarak görmek eksik ve yanlıştır. Tesettürün insanın ruhunu,  kalbini, hal ve tavırlarını kapsayan boyutu da vardır. Ama maalesef modernleşme  birçok değerimizin içini, manasını boşalttığı gibi tesettür anlayışımızın da  içini boşaltmış ve tabiri caizse kuşa çevirmiştir.&lt;/p&gt; &lt;p align="left"&gt;Özellikle yaz aylarında başörtülü bayanların tesettürlerine  gereken hassasiyeti göstermediklerine üzülerek şahit oluyoruz.  Tesettürlü  olmayı sanki sadece başörtülü olmakmış gibi algılamaya başlar olduk. Başımızda  allı pullu eşarplarımız bizi onurlandırırken kısa kollu gömleklerimizi, kısa  hatta uzun yırtmaçlı eteklerimizin renklerini başörtülerimizin renkleriyle  uydursak da özü itibariyle birbirlerine hiç uymadılar. Başörtülerimiz eğreti  durmaya başladı üstümüzde. Başörtülerimizin altında incecik ve daracık  kıyafetlerimizle şık (!) olmaya çalıştıkça dışarıdan bakanlar bizi kendilerine  ne çok benzetmekle gururlandılar. Türk tipi örtünme gibi bir ucube oluşturdular.  Emperyal güçlerin tasallutunda ezilmiş Ortadoğulu, Afrikalı, Arap Müslüman  kadının yanında modern ama dini(!) kıyafeti ile ilginç bir o kadar da akıl almaz  bir örtünme biçimi oluşturuldu.&lt;/p&gt; &lt;p align="left"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="text-decoration: underline;"&gt;TESETTÜRDE SAMİMİYET!&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 16px; color: rgb(102, 102, 102);font-size:6;color:#ffffff;"  &gt;&lt;b&gt;&lt;b&gt;&lt;p align="left"&gt;Her ibadet eksiksiz  yerine getirilmeli. Namazın bir vaktini kılıp bir vaktini bırakamayız. Ramazan  orucunu yirmi gün tutup on gün tutmamazlık yapamayız. Zekatı bir yıl verip bir  yıl vermemezlik yapamayız. Tesettürde de böyle olmalı değil mi... Başımı örteyim  ama kısa kollu giyeyim, diyemeyiz. Başımı örteyim ama full makyaj yapayım,  diyemeyiz. Başımı örteyim ama incecik bir fularla örteyim, diyemeyiz. Başımı  örteyim ama beni zayıf gösterdiği için dar giymek istiyorum, diyemeyiz. Başımı  örteyim ama diz altı kısa etek giyeyim çizme ile çok yakışıyor, diyemeyiz.  Dememeliyizï¿½&lt;/p&gt; &lt;p align="left"&gt;Başımızdaki örtü, tesettürün ruhuna ters düşecek düşüncelerimize,  hal ve tavırlarımıza setre olmalı. Başörtüsünü tesettürden koparıp sadece saç  örtüsü haline getirmemeliyiz. İki bayan düşünün. Birinin başı açık, üzerinde  uzun bir etek ve yine uzun kollu bir gömlek var. Diğer bayanın başı örtülü,  içini belli edecek kadar dar bir bluz, neredeyse diz kapağına kadar kısa bir  etek (veya uzun ama dizine kadar yırtmaçlı bir etek) giymiş, yüzünde de  olabildiğince belirgin bir makyaj var. Bu ikisinden hangisi göze çekici gelir,  gözleri gayri ihtiyaride olsa kendisine çevirir? Saç mı daha çekicidir ten mi?  Sırf başörtüsü var diye bu bayana tesettürlü diyebilmek hangi mantığa sığar?  Kavram karmaşasına boğulmuş dünyamızda gerçek örtülü, iffetli kadın  hangisidir?&lt;/p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 16px; color: rgb(102, 102, 102);font-size:6;color:#ffffff;"  &gt;&lt;b&gt;&lt;b&gt;&lt;p align="left"&gt; &lt;/p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 16px; color: rgb(102, 102, 102);font-size:6;color:#ffffff;"  &gt;&lt;b&gt;&lt;b&gt;&lt;p align="left"&gt;Sözüm ona modanın çekiciliğine değil tam anlamıyla tesettüre  meyletmeliyiz. Müslüman olmanın bedende ve ruhta farkı olmalı değil miï¿½ ï¿½Hiç  ölmeyecekmiş gibi dünya için hemen ölecekmiş gibi ahret için çalışma´  prensibinde kantarın topuzunu biraz dünyaya doğru kaçırmış gibi gözükmüyor  muyuz? Bu yaz mevsimi sanki hiç bitmeyecekmiş sanki hem serin hem de tesettürlü  giyinmek mümkün değilmiş gibi davranmıyor muyuz? Sizce de bir gariplik yok  mu?&lt;/p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 16px; color: rgb(102, 102, 102);font-size:6;color:#ffffff;"  &gt;&lt;b&gt;&lt;b&gt;Emel k. Ağdağ&lt;/b&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/248271681365949492-2052075606426860017?l=gencyaklasim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/feeds/2052075606426860017/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/tesettur-mu-sac-ortusu-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2052075606426860017'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/248271681365949492/posts/default/2052075606426860017'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gencyaklasim.blogspot.com/2009/08/tesettur-mu-sac-ortusu-mu.html' title='Tesettür mü saç örtüsü mü?'/><author><name>zeyd</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02554445385486964748</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
